Kurban Nasuh Baba, Mimar Sinan’ın yardımcılarından birisi olduğu rivayet edilir. Kurban Nasuh Baba Camii ve Tekkesi’nin inşasında sorumlu olduğu inşaatın yapımında kendisine verilen ölçüden fazla malzeme kullandığı gerekçesi idam edilir.

 Caminin bulunduğu bölge 2008 yılındaki düzenlemeler yapılmıştır. Caminin banisi Kurban Nasuh Babanın kabri caminin bahçesinde türbesinde bulunmaktadır.

Üsküdar’ın en önemli caddelerinden biri olan Dr. Fahri Atabey Caddesi üzerinde Zeynep Kâmil Hastanesi’ne Doğru giden yol üzerinde bulunuyor Kurban Nasuh Baba Camii. Vay efendim sen cami yaptırdın diye biri idam edilir mi, bilmiyoruz gerçeği ama bize anlatılanlar ve kaynaklardan cami yaptırdı diye idam edildiğini söylüyor.

NASUH BABA KİMDİR?

Nasuh Baba Camii ve tekkesinin banisi olarak bilinen kurban Nasuh, Mimar Sinan’ın yardımcılarından birisi olduğu rivayet edilmektedir. Yine rivayetlere göre Sultan III. Murat’ın annesi Afife Nur-Banu Valide Sultan’ın Mimar Sinan tarafından inşa ettirilen külliyesinde Mimar Sinan’ın yanında yardımcı Mimar olarak çalışmış ve devam eden süreçte de caminin minaresinin yapımından sorumlu olduğu biliniyor.

ARTAN MALZEMELERLE MESCİD YAPTIRDI

Mimar Sinan’ın yardımcısı olarak çalışan Nasuh baba, 1579 yılı ile birlikte Valide Atik külliyesinin tamamlanmasından sonra yine Üsküdar’da, külliyeye yakın bir bölgede bir mescit inşa etmek ister. Bu isteğin sebebi yapılan külliyeden artan malzemelerin zayi olmamasıdır. Konu ile ilgili Nur Banu Valide Nurbanu Sultan’dan izin alan Nasuh Baba, 1586 yılında inşasına başlanan mescit 587 yılında ilk namaz kılınarak cemaatine kavuşur.

NEDEN ‘KURBAN’ NASUH BABA?

Fakat Nasuh Baba bu cemaati göremeyecektir. Çünkü mescit inşa edildiği sırada külliyeden kendisine izin verilen ölçüden daha fazla malzeme kullandığı yönünde iddialarla karşı karşıya kalır, bu iddiaların gerekli mercilerde haklı bulunması üzerine ne yazık ki idamına karar verilir. İdamından sonra kendisine yönelik iddiaların asılsız olduğunun ortaya çıkması ile birlikte kendisi ‘kurban’ Nasuh Baba anılmaya başlanmıştır. Rivayet odur ki, idamından sonra inşaatın hemen önünde kesilmiş başı ile bulunan Kurban Nasuh Babayı gören cemaat, bu zatın hikmet sahibi bir kişi olduğunu düşünmüş ve inşaatı tamamlayıp Kurban Nasuh Babanın kabrini de caminin bahçesine yapmışlardır.

KERAMET EHLİ OLDUĞU SÖYLENİYOR

Anlatılanlara göre, Kurban Nasuh Baba, hayvanlarla konuşabilme ve hastalıkları iyileştirme gibi kerametlere sahipmiş. Bir hikâyede, caminin inşası sırasında taşların kendiliğinden yerine oturduğu anlatılır. Nasuh Baba’nın duasıyla işçilerin yükü hafiflemiş. Başka bir anlatıda, kıtlık zamanında caminin avlusundaki bir kuyunun suyunun hiç bitmediği söylenir. Ayrıca Cami Avlusundaki Ağacın Gizemi ile ilgili de söylentiler bulunuyor. Avluda bulunan tarihî bir çınar veya servi ağacının, Nasuh Baba’nın diktiği söylenir. Bu ağacın yapraklarını toplayanların bereket bulduğuna inanılır. Kimi esnaf, yaprakları dükkânlarına asarmış.

CAMİ YENİDEN CEMAATİNE KAVUŞTU

1970’li yıllar ile birlikte bölgede yapılan imar çalışmaları ve kentleşme faaliyetleri ile birlikte zamanın Mimar ve müteahhitleri tekkeyi istimlak etmek, arsası üzerinde yeni yapılaşma niyeti ile tekeye fiziksel zararlarda verildiği biliniyor. 1974 yılında yenileme faaliyetleri neticesinde cami yeniden cemaate kavuşmuştur.