Geçtiğimiz gün insanlık adına utanç verici açıklamalara şahit olduk. Soykırımcı bir katil ve aklı gidip gelen emlak tüccarı, 2 milyondan fazla insanı yaşadığı topraklarından, ata yurtlarından çıkarmanın gerekli olduğu açıklamasını yaptılar. ABD Başkanı Trump, Gazze Şeridi'ni ele geçirme, Filistinlileri komşu ülkelere sürme ve bölgeyi özel ve gizemli amaçları için yeniden imar etme niyetini açıkça ortaya koydu.

Trump“ABD'nin Gazze Şeridi'ne geleceğini, gerekirse asker çıkaracağını, tüm Filistinliler başka bir yere taşındıktan sonra bölgenin uzun vadeli bir ABD mülkiyeti altında olmasını öngördüğünü” belirtti. Trump daha önce de Ürdün, Mısır ve diğer Arap ülkelerine Filistinlileri kabul etmeleri çağrısında bulunmuştu.

Lüks bir tatil köyü için arazi araştırması yapıyormuş gibi Gazze'nin konumundan ve havasından övgüyle bahseden kapitalist ruhsuz tüccar, şehit kanlarıyla sulanmış İslam beldemiz olan Gazze’yi, zevk ve sefa turizmine açarak adeta yeni bir Kazablanka, LasVegas ve Hong Kong yapma imasında bulunuyor.

Trump'ın projesi, kurduğu yeni yönetiminde Siyonist grupların ne kadar güçlü ve etkili olduğunu da gösteriyor. Örneğin İsrail Büyükelçisi olarak atadığı Mike Huckabee, Filistinlilerin var olmadığını iddia eden ırkçı bir kişi…

Trump, bu bölgedeki insanların yıllardır ne için savaştıklarını, nasıl fedakârlıklar yaptıklarını, sevdiklerinden kurbanlar verdiklerini, yaşadıkları zor ve ağır koşullara rağmen topraklarından vazgeçmediklerini hiç anlayamamış. Topraklarını terk etmeyi kutsal davaya ihanet olarak gören, kadınıyla, çocuğuyla, genciyle yaşlısıyla gerek Gazze’de, gerek tüm Filistin topraklarında gerekse sürgünde yaşadıkları şehirlerde özgür Filistin’e dönebilmenin umudunu yüreklerinde taşıyan bu halkın sevdası, derdi hissedilmemiş… Hayatı sadece banknotlardan ibaret gören, akıl süzgeçleri çalışmadığından bir yönetici sorumluluğuyla hareket edemeyen Trump’ın dünyayı bir şirket, kendisini patron, insanları da çalışanları olarak algılayan yaklaşımı büyük bir tehdit olarak karşımızda duruyor.

1948 yılındaSiyonist Yahudilerce ellerinden alınan şehirlerine ve topraklarına geri dönmeyi talep eden bir halkın sadece Allah’ın kulları olduklarını, kula kulluğu reddettiklerini birinin Trump’a hatırlatması gerekiyor. Gerekiyor ki dünya Râbliğine, efendiliğine soyunmasın… Yine birilerinin Trump’a, Gazze’nin satılık olmadığını, Gazzelilerin de oradan oraya sürülecek göçebe köleler olmadıklarını da anlatması gerekiyor.

15 ayı aşkındır uğradıkları zulme, başlarından yağmur gibi yağan bombalara, yürek ve beden yaralarına, verdikleri kayıplara rağmen topraklarını terk etmeyen Gazze halkı sağlanan ateşkes sonucunda yerlerinden edildikleri bölgelere geri dönmeye karar vermiş 700 binden fazla Filistinli Güney’den Kuzey’e evlerine, topraklarına büyük geçişi gerçekleştirmiştir. Filistin halkının topraklarında kalmaya ve orayı terk etmemeye ne kadar kararlı olduğunu gösteren bu büyük geri dönüş fotoğrafları iyi okunmalı, Gazzelilerin iradesine saygı gösterilmeli, onlar adına karar verme hakkını kimse kendinde görmemelidir.

Yüzbinlerce insanın gerek yaya, gerekse at ve eşek arabalarıyla gerçekleştirdiği bu anlamlı yürüyüş tarihe insanlık adına utanç olarak kaydedilse de, bu çelikleşmiş iradenin sahipleri için onur beratı olmuştur.

Filistinliler bu yürüyüşleriyle sadece İsraillilere değil, aynı zamanda Gazze'den Filistinlilerin çıkartılmasından bahseden Trump'a da bir mesaj vermişlerdir: “Gazze'deki Filistinliler topraklarını, evlerini asla terk etmeyecektir. İnşallah ileride gidebilecekleri tek bir yer vardır. O da, 1948'de Filistin'den çıkarıldıkları ata toprakları olacaktır. Ne Ürdün’e, ne Mısır’a ne de başka bir yere gitmeleri asla mümkün değildir.”

Amerika yerlerinden ettiği ve katlettiği Kızılderili yerlileri için Virginia’yı, Philadelphia’yı boşaltabilir. Eğer çok seviyorsa, sadece yüz yıl önce Filistin topraklarına yerleştirdikleri Siyonist Yahudiler için ülkesinde bir toprak parçası da ayarlayabilir. Ama Gazze'den Filistinlilerin etnik temizliğinden bahsedemez, bahsetmemelidir. Bu bir insanlık suçudur ve buna izin verilmemelidir. 

ABD’nin Gazze Şeridi’ni işgal etme ve halkını yerinden etme çağrısına yönelik açıklamaları en güçlü ifadelerle reddedilmeli, bu tür açıklamaların Gazze halkına ve Filistin davasına karşı düşmanca bir yaklaşım olduğu görülmelidir.

Mübarek toprakların işgalden kurtarılması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulması için nehirler dolusu kan dökmüş olan Filistin halkının üzerinde hiç bir devletin vesayet kurmasına izin verilmemelidir.