Av. Cüneyd Altıparmak
GÜNLÜK hayatta çok duyduğumuz, basından gördüğümüz ve sosyal
medyada polemik konusu olarak “trend” bir konu iyi hal indirimi… Neden ve nasıl
uygulandığını bilmediğimiz ama çoğunlukla “hakim niye böyle bir şey yapar!”
diye içten içe hayıflandığımız bir konu… Tepki uyandıran ve özellikle kadına,
çocuğa, yaşlılara karşı suçlar açısından uygulanınca infial uyandıran bu konu;
bu kez en üst perdeden eleştiriye tabi tutuldu. Bu yazımızda Adalet Bakanının
yeniden ve değişmesi gerektiği vurgusu ile gündeme getirdiği iyi hal konusunu
sizler için beş soru/cevapla özetlemeye çalıştım.
1)İyi hal ne demek, kimleri ilgilendiriyor?
“İyi hal” kelime anlamı olarak, bir kimsenin geçmişinde veya
yaşayışında bir sakıncanın olmadığı anlamına gelir. Ancak hukuken ve özellikle
ceza hukukunda bu kavram mahkemenin değerlendirmesine sonuç bağladığı bir
durumdur. İyi hal, suçu ne olursa olsun bir ceza dosyasında yargılanan herkesle
ilgilidir.
2)Hangi suçlar için geçerli?
Ceza mahkemeleri yargılama yaparken, olayı ve olayın oluş
şeklini ortaya koyar. Sonra eylemin hangi suç kapsamına girdiğini tespit eder.
Sonra cezayı belirler işte cezayı belirlerken sanığın durumuna göre birtakım
değerlendirmeler yapar. Bunlardan biri de “iyi hal” taşıyıp taşımadığıdır. Bu
konu, yaralama, kadına karşı şiddet, memur suçları, insan öldürme, hırsızlık
gibi suçlar ile sınırlı değildir. Basit bir ceza dosyasında ve ağır ceza
davasında yargılanan tüm sanıklar için geçerlidir.
3)Hangi yasada, nasıl düzenlenmiş?
Bu konu TCK 62. maddede düzenlenmiştir: “(1) Fail yararına
cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl
hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadar indirilir. (2)
Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden
sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği
üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri
indirim nedenleri kararda gösterilir.” Buna göre bir kimse yargılanırken hakim,
geçmişte hiç sabıkasının olmamasını, suç işlemeden önceki sosyal durumunu,
toplumdaki konumunu, mahkeme salonundaki tutum ve davranışlarının, hakimlere,
görevlilere karşı yaklaşımını, verilecek aşırı bir cezanın fail üzerinde
bırakabileceği olumsuz etkileri gözeterek “iyi hal” taşıyıp taşımadığına bakar
ver karar verir. İyi halli olduğuna kanaat getirince vicdani kanaatine göre en
fazla 1/6 oranında olmak üzere cezadan indirim yapar. Misal olarak 1 yıl ceza
alan birine iyi hal uygulanırsa ceza 10 aya düşecektir. Ama bir takım suçlara
bu tatbik edilince toplum tarafından eleştirilmektedir. Yine sanığın giyim
kuşamı, heyete hitabı gibi hususların dikkate alınarak iyi hal indirimine karar
verilmesi de zaman zaman tepkiye sebep olmaktadır.
4)Adalet Bakanı ne demek istedi?
Bakanlıkta uzun süredir, kadın ve çocuklara karşı suçlar
nezdinde çalışmalar yapılıyor bu sadece ceza dosyaları için değil hukuk
davaları içinde geçerli. Yeni yeni yetkiler veriliyor ve önleyici tedbirler
desteklenmeye çalışıyor. Bunun bir uzantısı olarak Adalet Bakanı Sayın Bozdağ;
Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Toplantısındaki konuşmasında iki
hususu vurguluyor:
1) Kravata göre, boyun bükmeye göre indirimler üzerinde
durup bu konuda da yeni adım atmak gerektiğine inanıyorum. İyi hal indirimi,
kravattan, elbiseden, bıyıktan, saçtan, sakaldan değil, suçun failinin gerçek
pişmanlığı üzerinden uygulanan bir ceza indirim nedenidir. Eğer yasa
gerektiriyorsa yasayı değiştirerek, eğitim gerekiyorsa eğitim yaparak bu
konunun önüne geçme konusunda kararlı olduğumu ifade etmek isterim. Her işin
üzerine gideceğiz. Yargının üzerine ne düşüyorsa onu da sağlayacağız.”…
2) “15 yerinden bıçak yiyen bir kadının hukukunu koruyup onu
bu hale getiren şiddet bağımlısı bu kişiyi adli kontrolle serbest bırakmaya
bizim hukukumuz izin verir mi? Vermez ama bırakıyor. Bunu tutuklamayacaksın da
kimi tutuklayacaksın? Bundan daha büyük bir şiddet olur mu? Elbette yargının
takdir hakkı var. Ama takdir hakkı somut kurala bağlı bir haktır. 15 tane bıçak
yiyen, ayaklarından ateşli silahla tarayan birisine adli kontrol verildiğinde
benim yüreğim yanıyor, eyvah diyorum. Kadına karşı şiddette ve diğer konularda
bizim merhamete değil, adalete ihtiyacımız vardır. Bu konularda merhamet yerine
adalet neyi emrediyorsa onun üzerine hareket etmek, adaletin gereklerini yapmak
lazım. Adaletin gerektirdiği yerde adaleti yapmazsak başka haksızlıklara kapı
aralamış oluruz”
5)Nasıl bir düzenleme gelecek?
Sayın Bozdağ’ın ifadelerinden çıkan sonuçlar kendi
değerlendirmelerime göre şöyle;
İyi hal indiriminin sınırları belirlenecek. Kadın ve
çocuklara karşı suçlarda iyi hal indiriminin uygulanmaması söz konusu olacak.
Failin gerçekten pişman olması halinde iyi hal indirimi söz
konusu olacak, bunun için özel bir bilgi veya tespit biçimi getirilebilir veya
hakimler bu konuda eğitime tabi tutularak yetiştirilecek.
Kadına ve diğer dezavantajlı gruplara karşı şiddet içeren
suçlarda tutuklama kolaylaşacak, adli kontrol zorlaşacak.
Kadına karşı şiddet konusunda adliye açısından önleyici
tedbirler artacak.
Tüm bunlar gelecek düzenlemenin işaretleri. Umarız ki kadına karşı şiddet bitme noktasına gelir. Ancak bu sadece hukuki düzenlemeler ile olmaz. Bunun için eğitimler ve toplumsal bilgilendirici faaliyetler elzemdir.