Dolar (USD)
16.6661
Euro (EUR)
17.5647
Gram Altın
975.65
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

21 Haziran 2021

Yaşamak

Yaşamak, insanlar özellikle biz Müslümanlar için titizlikle ve vazgeçilmez bir önemle sahip çıkılması gereken bir vakıadır. Oysa yaşamak adına ortaya dökülen her şey sahip olunmaya değmeyecek hatta sahip olunursa yaşamayı imkansız kılacak nesneler durumuna getirilmiştir. Hayata sahip çıkmak Müslümanların asli görevidir çünkü onlara Allah'ın ipine sıkıca sarılmaları emredilmiştir. Yani Hayy olanla hayat bulacak insanlar Müslümanlardır.

Çoğu kimse için hayat saadet, ölüm felaket anlamına gelir ama yine de her iki kavram anlamdan mahrumdur. Oysa biz insanlar için hayat ve ölüm biri diğerini anlamlandıran şartların ifadesi olmalı.

Bir toplumun başına gelebilecek en büyük felâket başına ne geldiğini bilmemesidir. Önce kötü yaşadığımıza inandırdılar bizi, yoksul ve aciz... Bu taşralı kesim içindi. Metropoldekiler için oltanın ucuna takılan yem farklıydı. Mizâci farkı göz ardı ederek marjinallik adına sıradanlaştık bu tuzakla. Hür irademizi kullanamaz olduk. Düzen neyi önemli gördüyse o önemli oldu bizim için. Fikirlerimiz başkalarının düşünceleri, eylemlerimiz başkalarının taklidi oldu. Üstelik hür düşünce için yapıyorduk bunları. Oysa insanın özü hür ise ancak özgürlüğünü koruyabilirdi. İhtiyacımız olmayan bir çok şeyi ihtiyaçmış gibi kabul ettik. Seküler bir zihinle düşünür olduk. Bizim adımıza belirlenmiş kriterlerle daha iyi yaşamak için elimizden geleni yaptık. Daha hızlı, daha zengin, daha güçlü olmak için. Hiç sormadık daha iyi hayatı ele geçirince ne olacak. Daha fazla, daha fazla istedik ve sonunda tüketim toplumuna hizmet eden nesneler haline geldik.

Oysa “Dünya hayatı bir oyundan, bir oyalanmadan başka bir şey değildir” (En’âm, 32). Ahiret yurdunu göz önüne alınmaksızın benimsenen hayat anlayışı bizi mutlu edemez.

Yaşamak saçma ve anlamsız değildir elbette. Çünkü yaşamanın her adımı ahirette bir karşılığı olandır. Bu harikulade karşılığı almak için daha zengin, daha otoriter olmak gerekmez. Diri olmak yeter heyecan verici bir tat almak için.

İnsan yaşamının her döneminde belli şartlar altındadır ve bu şartları iyi olarak adlandırdığı dönemler çok azdır. Kötü şartlara odaklanarak yaşamak yerine hayat içindeki durumumuzun ahirette karşılığını bulup ona göre davranmaya çalışmalıyız. Dünya hayatının dünya hayatına kıyasla iyi ya da kötü olması hiç bir anlam ifade etmez. Eğer bir anlam varsa bu anlam yaşadığımız hayatta olmamalı. Esas olan bulunduğumuz şartlarda atacağımız adımdır. Sorumluluğumuzun bilinciyle atılan adımlar...

 
TDV sağ
Advertisement Advertisement