Dolar (USD)
17.9331
Euro (EUR)
18.4099
Gram Altın
1039.38
BIST 100
2864.25
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE


Unutulan ziyaretlere bir başlangıç olsun Ramazan

Ramazan; unuttuğumuz ziyaretleri de hatırlama, hatırlatma vesilesi olsun. İftar davetleri ile başlayan o neşeli, bereketli akşamlar yeniden çalsın kapımızı.

Akrabalık, dostluk bağları sımsıkı sarsın gövdelerimizi. Gözden geçirelim unuttuğumuz ziyaretleri sevgiyle, umutla…

I-Ev ziyaretleri

Şu dünya hayatında insanın istediği tek şeydir sıcaklık.

Sahip olduğu her şey de bunun huzurunu arar. Sıcacık bir kalp, sıcacık eller. Sıcak yüzler.

Sever o yüzden insan, soba başını, sıcak ekmeği, sıcak yemeği.

Birbirimizi özlemek ne güzeldir, birbirimize içten müsafaha, iltifat, sevgi saygı ne mühim değerlerdi bir arada tutan bizleri.

Sözün güzeliyle, kalbin samimiyeti ile vereceğimiz şeydi sevgi...İçtenlikle buna çok ihtiyacımız var. Birbirimize ‘’hadi çayı koy geliyorum’’ dediğimiz ziyaretler. Çat kapı vardığımızda, Allah ne verdiyse birlikte oturduğumuz sofralar vardı gönülce.

Evdeler mi değiller mi, diye de sorguladığımızı hatırlamıyorum.

Unutamadığımdır, kaşık şıkırtısı bardak sesidir zihnimde. Birlik, beraberlik birbirimizle hemhal olma idi. Kimin ne pişirdiğinin önemi yoktu. Bazen bir pilav bir çorba, bazen çayın yanına bir kek en lüks hallerdi. Sevincimize diyecek yoktu. Çeşit yarışını hiç bilmedik.

Bildiğimiz ise misafirliklerin; hepimizin hayatında dayanışma, sevinç, fikir alışverişi, paylaşma adını taşımasıydı.

II-Doğaya misafir olmak

Uğruyorum yanlarına. İzliyorum.

Sessizce her gün biraz daha açıyor bahçemdeki zambak

Ben açarken susmayı, susarken büyümeyi çiçeklerden öğrendim.

Bir çiğ damlasını nasıl sırtında taşıdığını

Kendine geleni misafir hissiyle bırakmayışını... Ben renklerin sadakatini

Giderken sır vermek gibi fluya dönüşünü

Konuşmadan mis gibi kokuyla fethedişini

Yürümeden edayla salınışını

Öğrendim çiçeklerden... Hürriyeti, ahde vefayı, sevdayı zarafeti

Çiçeklerden öğrendim... Ve kalbim dedi ki "Böceklerin kalbi olsa idi

Çiçeklere konunca dururdu"

...

III-Hayırlı olsun misafirlikleri

Yeni doğmuş her bebeği kucağıma aldığım anda Felak, Nas, Ayetelkürsi’yi okumaya başlarım. Yaradılış hayranlığıma, hayret makamıyla bakarım tane tane dizilen azalarına.

Evlerimizde misafir ağırlamanın ehemmiyeti benim için hep özeldir. Ve bunu yoğunluğu bahane edip es geçmemek gerektiğine inananlardanım.

Karşılıklı gönül bağları en çok gönülden yapılan yemeklerin birlikte yenildiği vakitlerde oluşuyor. Üstüne sıcacık çaylar muhabbeti dostluğu iyice perçinliyor.

Evlilik ziyaretleri, yeni ev ziyaretleri sevinci çoğaltmaktır.

Misafir seven, hizmet eden, hediyeleşen, kitap okuyan, okutan, çay sıcaklığında dostluklara ihtiyacımız var.

Biz bebeğin bereketiyle güzel bir akşamı hediye ettik biz, birbirimize. Hamd etmek düşerdi elbette gönüllere de

IV-Sohbetli misafirlikler

Görev yaptığım kasabalarda genç kızları hanımları çokça misafir etmişimdir. Hafta sonu görüşmeleri, davetler, çocuklarla dışarı çıkmamın zor olduğu dönemlerde kitap tahlilleri, okumaları, sohbetleri kendi evimde yapmışımdır.Gençlik döneminin en verimli halleri idi, salgına kadar da farklı şekillerde yüzyüze sohbetlerimiz hep sürdü.

‘’Evinizin sıcaklığını, pirinç pilav ve patates salatasının tadını hiç unutamam "demişti bir kızımız.Oysa ben unutmuştum onları yaptığımı. "Sevginin temelini sizden aldım ablacım" demesiyle gözlerim buğulandı. Şimdi de sanal ortamdan devam etse de sohbetler kanlı canlı da yeniden bir araya gelmek lazım.

Misafirliklerimiz rabbin kelamıyla, peygamberin hayatından kesitlerle süsleniyordu. Vardığımız her yere neşe, sürur olmak, yük olmadan sevgimizi bırakmak ne büyük erdemdir. Böyle hatırlamak ve hatırlanmak da elbet.

Misafir olduğumuz şu dünya hayatı bize en güzeliyle misafirlikler yaşatsın. Vardığımız kapıların iziyle hayırlı ömürlerimiz olsun inşallah. Vesselam…