15 Ekim 2021

Türkiye'nin mücadelesi

 

Anadolu’yu yurt edindiğimizden beri içerden ve dışardan saldırıya uğruyoruz. Türkiye güçlendikçe de bu saldırıların dozu artıyor. Güçlü bir Türkiye istenmiyor. Çünkü güçlü bir Türkiye’nin neleri başarabileceğini ve neler yapabileceğini biliyorlar.

 

Türkiye görünenden çok daha büyük bir devlettir. Gücünü geçmişinden, değerlerinden, kültürü ve gönül bağı kurduğu coğrafyalardan alıyor. Burada sorulması gereken soru şu, muhalefet neden bu gücü görmek istemiyor ve neden Türkiye muhaliflerinin safında yer tutuyor? Muhalefetin durduğu yer Türkiye’nin yararına değildir.

 

Türkiye’ye engel olmak artık zor.

Türkiye bugün büyük denizlerde dev gemiler gibi yol alıyor. Tabi ki önünü kesmek isteyenler olacaktır bu normal. Normal olmayan, bizden görünenlerin sağımızdan ve solumuzdan, yanımızdan ve ötemizden vurmak isteyerek Türkiye’yi durmak istemeleridir. Toprağa gömülen ne kadar silah varsa çıkarılıp kullanılmaya başlanmıştır. 

 

Geçmişte sağ sol çatışmaları ile kardeş kardeşe kırdırıldı. Darbelerle ülkemizin kolu kanadı kırılmak ve “İrtica ile mücadele” adı altında da dindar halkımız ülkesine küstürülmek istenmişti ki şükür bu olmadı. Bugün de yine PKK, PYD ve diğer terör örgütleri devreye sokularak ülkemiz teslim alınmak isteniyor.

Türkiye’ye hangi çılgın zincir vurabilir ki?

 

Türkiye hedeflerine odaklanıp küçük insanlara, boş laflara kanmadan ve ayaklarına bağ olmak isteyenlere aldırmadan hedeflerine doğru güçlü adımlarla yürüyor. Önüne konan engelleri kaldıra kaldıra yürüyor. Türkiye’nin mücadelesi bir varlık ve yokluk mücadelesidir. Hakk’ın ve hakikatin yanında saf tutanlar kaybetmeyecektir.

 

Bu mücadele sürecindeki kazançlardan birisi de içimizdeki kurtları görmek oldu. Kurdun asıl niyeti dostluğunu ispat değil fırsatını bulduğunda saldırmaktır. Bu net görüldü. Ben, Erdoğan karşıtlarının bir safta bir araya gelmelerini böyle değerlendiriyorum. En sonunda birbirlerini yiyeceklerdir.

 

Türkiye’nin haklı mücadelesinde kafa karıştıranlar, kafası karışıklar, suyu bulandıranlar oluyor. Bunlar dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaklardır. Onlar kimlerindeğirmenine su taşıdıklarını artık gizlemiyorlar. ‘Dostlarıyla’ Türkiye’ninSuriye’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de, Karabağ’daki mücadelesine engel olmaya çalıştılar olamadılar. Türkiye güçlüdür endişelenmeye gerek yoktur.

 

Türkiye iyi şeyler başarıyor. 

Bir çok cephede bizim avantajımız şu; kim kiminle yürüyor açığa çıktı. Kim, kimin kuklası olduğu görüldü. Kim, kimi gazlıyor artık biliniyor. Savaşın su tabancasıyla kazanılacağını zanneden korkaklar başaramazlar. Türkiye kazanacaktır.

 

Bizler, büyük bedeller ödeyerek varolan bir milletin mensuplarıyız. Bizler, din katili ile baba katilinin aynı safta olduğu dönemleri aşa aşa bugünlere kadar geldik. Kimlerin davasında samimi olduğu ve kimlerin olmadığı, kimlerin milli ve dini değerleri istismar ettiği ve kimlerin tarihi kahramanlarımızı kendi çıkarları için kullandığı açığa çıkmıştır.

 

Bular tıynetlerinden, ayak oyunlarından, kurdukları dostluk ve dostlarından tanınıyorlar. Bunlar, “...İpliğini iyice eğirip sağlamlaştırdıktan sonra çözen kadınlar gibidir...” Yaptıkları hiç bir şey dikiş tutmuyor. 

 

Son söz, sanmasınlar ki Türkiye’nin tekerleği tümsekte kalır. Dün en zor şartlarda kalmadığı gibi bugün de kalmayacaktır. Bu milletin tarihinde Çanakkale gibi büyük bir destan var. Ne yaparlarsa yapsınlar boşunadır.

 

“Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir!”

 

Türkiye haklı mücadelesinde mutlaka galip gelecektir.

 

 

 
Advertisement Advertisement Advertisement