Dolar (USD)
16.7832
Euro (EUR)
17.4971
Gram Altın
976.05
BIST 100
2443.77
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

04 May 2022

Türk' e göre din projesi!

Bir süredir toplumun içinde sayıları hiç de azımsanmayacak bir insan topluluğunun din/İslam telakkisi üzerine çeşitli gözlemlerde bulunuyorum. Ulaştığım sonuçlar pek çok bakımdan hiç de iç açıcı değil.

Gözlemlerime göre şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız: Bir kısım insanlar, İslam’ın kendisiyle,geçmişteki kimi Müslüman toplumların kötü yöndeki tarihsel tecrübelerini özdeşleştirerek toplumu İslam’dan nefret ettirme ve İslam’ı kendi hevâ ve heveslerine uygun şekilde yeniden tanımlayarak dini değersizleştirme eğilimi içerisindeler. İslam’ın içindeymiş gibi gözükerek İslam’ın ana umdelerine saldıran bu nasipsiz topluluk, kendilerini şirin göstermek adına işe Emevîler’den ve Araplardan başlıyorlar. Neymiş efendim “bugün yaşadığımız din Emevî dini” imiş. (Tamam,Emevilerin bazı yanlış uygulamaları vardır ama dinin tamamı mı böyle) Başka? Bu din, (haşa) “1400 sene evvelki Arap toplumuna inmişmiş”, “evrenselliği yokmuş”, “bugünün ihtiyaçlarına cevap vermemekteymiş”. Hatta daha da ileri gidiyorlar ve diyorlar ki “1400 sene önceki kurallarla bugünün toplumu yönetilemezmiş! Daha korkuncu, “Şeriat da neymiş?! “Şeriat enikonu Arapların uydurduğu bir dogma” imiş! “Emevîİslamı” evrensel değerlerden çok bir kabile anlayışına tevafuk etmekteymiş”! Bu dini anlayış ise “Türkleri dilinden örfünden, yaşam biçiminden uzaklaştırmakta imiş!”Bu Emevî dini(!) sâyesinde “Türkler Türklüklerinden olmuşlar, dilleri geri bırakılmış, Arabın dili Türk’ün dilinden daha üstün hale gelmiş!”“Kuran’ın bazı ayetleri hatta bazı sureleri bilimsel değilmiş!” Hatta “Kur’an evrensel bir kitap da değilmiş!” Çok açık söylemiyorlar ama “Hz. Peygamber de bir Arap olduğu için ve Arap toplumunun çeşitli dini ve kültürel anlayışları üzerine din kurduğu için bu durum biz Türkler açısından kabul edilebilir” değilmiş.

Mesela “Peygamberin gönderildiği dönemde insanlar (Araplar) dünyanın düz olduğuna inanıyorlarmış, Peygamber de bu cahil toplumla aynı görüşteymiş!” Şimdi bütün bunları ileri süren bir zihniyetin sizce derdi ne olabilir? Bunlar görünürde İslam dairesi içerisinde olduklarını iddia ediyorlar. Konuşurken, yazarken, kendilerini Müslümanmış gibi gösteriyorlar. Hatta bunların ilahiyatçı kisvesi ile yazıp çizen hocaları bile var!Ama diğer taraftan İslam’ın temel direği olan Kur’an’a, dinin sahibi olan Allah’ın yeryüzüne rahmet olarak gönderdiği Peygamber’e saldırmaktan da geri durmuyorlar! İslam’ın temel umdelerini dinamitleyerek kırpılmış bir din anlayışı üzerinden yeni bir İslam tanımlamaya kalkıyorlar! Adeta İslam’ı bir ırk dini haline getirerek faşizan, ırkçı bir çizgiyle yeni bir din telakkisi üretmeye çalışıyorlar. İşin korkunç tarafı şu an bunların sayıları azımsanmayacak kadar çok. Özellikle Alevilik üzerinden örgütlenerek, Alevi söylemlerini kullanarak hem Sünni hem Alevi topluma operasyon çekiyorlar. Kullandıkları Alevi söylemde ehlibeyt gibi Alevi ve Sünnilerin ortak noktası olan bir değeri istismar etmeyi de ihmal etmiyorlar. Yezid’in ehlibeyte yaptıklarını İslam’ın bizzat kendi hanesine yazıyorlar. İslam adına hareket eden zalimlerin her devirde var olabileceğini görmezlikten gelerek Sünni anlayışa karşıbir düşmanlık yaratmaya çalışıyorlar. Sanki Sünniler Yezid gibi bir zalimi tasvip ediyormuşçasına hava oluşturarak Alevi ve Sünni kesim arasına nifak sokmaya çalışıyorlar. Aslında ne Hz. Ali ne Hz. Peygamber ne de ehlibeyt umurlarında! Umurlarında olan tek şey İslam’ın bizzat kendisiyle hesaplaşmak ve bugünün Müslümanlarını İslam’dan uzaklaştırmak! Bu kesim, özellikle seküler/laik tabaka üzerinde oldukça etkili. Görünüşte Müslüman kalmak ve içinde yaşadıkları toplumun değerleriyle açıktan savaşmamak adına çeşitli kisvelere giriyorlar. Aralarında kendilerini ilahiyatçı olarak tanımlayanlar bile var! Bence bu bir proje ve bu projeyi sahaya sürenler şu gerçeklerin farkındalar, oyunu bu gerçekler üzerinden kuruyorlar: “Din insanlığın vazgeçilmez de bir parçası. Türkler de dinsiz ve hatta İslamsız yapamazlar.

Türk’ü Türk yapan yegâne değer İslam’dır. Bu iki mütemmim cüzü istesek de birbirinden ayıramayız. Türkler İslam’a kâmil manada iman edip sarılırlarsa özlerine dönerler ve yeniden dirilirler. Öyleyse ne yapmalıyız? O zaman biz İslami telakkiyi Türklere göre yeniden tanımlayalım, ayarlayalım, İslam’ı bir ırk dini haline getirelim. Hatta bu yeni dini biz önermeyelim, içlerindeki faşistler, ırkçı Kemalistler topluma dayatsınlar. Biz hiç karışmayalım, uzaktan seyredelim. Nasıl olsa bu yeni projeye sahip çıkacak bir takım çevreler çıkacaktır. Hatta bu süreçte Arap düşmanlığını da körüklersek Türkler iyice İslam’dan nefret eder hale gelirler. Ama tam anlamıyla İslam’dan vazgeçemeyecekleri, içlerinde bir boşluk oluşacağı için nasıl olsa biz bu boşluğu tanımladığımız bu çarpık telakkiyle doldururuz!”Tek dertleri İslam’ın evrensel boyutlarını arka plana iterek dinin bir Arap dini olduğunu yaymak ve topluma enjekte etmek. Yeniden tanımlamaya kalktıkları din ise tamamıyla deizm üzerine kurulu! Bunlara göre, “Haşa Peygambere gerek yok, zaten Peygamber de Araptı, yok saysak da bir şey kaybetmeyiz! Şer-i Şerif’e yani şeriata gerek yok zira elimizdeki laik kanunlar zaten toplumun ihtiyaçlarına yeterince cevap veriyor, bugünkü dini anlayış tamamıyla Emevi anlayışı, ona da gerek yok! Hepsini toptan atalım gitsin, Türklük bize yeter, laiklik yolumuzu aydınlatır, şeriat desen zaten 1400 sene öncesinin kanunları! Bütün bunlara ne gerek var?” anlayışları tamamıyla bu yönde.

Yorumu size bırakıyorum. Bütün bunlara rağmen İslam dairesi içerisinde olup olmadıklarının kararını ise nihai kertede Allah verecektir.

 
TDV sağ
Advertisement Advertisement