21 Ekim 2021

​Teslim olunacak düzen

İnsanlar hayatın içerisinde her ne varsa öğrenerek tecrübe ederler. Mühendis de hekim de diğerleri de böyle öğrenir. Doğruyu ve yanlışı öğrenerek bilirler. Adaleti, zulmü, Kapitalizm ve Adil bir Düzeni de öğrenerek tecrübe ederler. İnsanların öğrenme yollarından en pahalı olanı ve birincisi yaşayarak öğrenmektir. Bu yolun sonu, bazen ölüm, bazen sakat kalmakla sonuçlanabilir. Bu sonuç; toplumlar, kurumlar ve devletler için de aynen bu şekildedir.

Hekimler, bugün sayıları binleri bulan hastalığı kendilerine mikrop, virüs bulaştırıp deneyerek bilgi sahibi olmuyorlar. Mühendisler de hangi tür bina yıkılabilir diye binlerce bina yıkmıyorlar. Başka hekim ve mühendislerin tecrübelerini görüp, okuyup anlayarak hekim ve mühendis oluyorlar. Diğerleri için de en ucuz, en makul öğrenme yolu bu şekilde bilgi takibidir. Bugün insan, toplum, kurum ve devletler de er ya da geç bu yolu kullanmak zorundalar.

Kapitalizm, on yıllardır hem toplumları hem de ülkeleri mahvediyor. Ya borçla, ya faizle ya da paylaşımda adaletsizlikle mutsuz çoğunluklar oluşturuyor. Hem de insanların fıtraten en güzel ahlaklarını bozarak yapıyorlar. Bu acı çözüm ve tecrübeleri bizzat devletler yaşatıyor. Bu düzen, nerede bir sorun varsa hem bitmesini istemiyor hem de artmasını istiyor. Bu çağda insanlar ve devletler nedense Kapitalist düzenden asla vazgeçemiyor.

Bugün dünyada; açlıktan, susuzluktan ölen insanlar azalmıyor, birileri yağ bal yiyor, birileri de seyrediyorsa Kapitalizmin doğru çözümleri yok gibidir. Bu manada kötü sonuç veren denenmiş, terkedilip iyi çözümleri olan denenmiş de bizzat hayatın merkezinde olması icap ediyor.

Dünya gelirinin yarısını, Kapitalizm eliyle sadece birkaç yüz ailenin, diğer yarısını da tüm dünyanın alması hiç mi zalim, hiç mi adaletsiz kabul edilmiyor? Kapitalizm, hem yaratılışa hem de akla uygun değilse ki zaten değil, bu vahşi sistemin yerine insanlar, Haktan, hakikatten ve adaletten yana olan bir düzeni, hemen hak etmiyor mu?İnsanlara, münevverlere, ilim ehline ve siyasetçilere ne oldu ki Adil bir Düzeni konuşmaz oldu? 

Mesleği, becerisi ne olursa olsun insanlar bu soruları sormalı, üzerine bol tefekkür edip gayretin de hakkını vermeli. Özellikle siyasiler böyle yapmalı. Bu makalenin yazıldığı yıllarda siyasiler, nesli tüketen düzen Kapitalizmin zail olması için çözüm önerilerinden çok kısır tartışmalar yaşıyorlardı. İktidar; muhalefeti, muhalefet; iktidarı doğru yapmamakla eleştiriyordu. En yapılması gereken “bu işin doğrusu böyle olmalı, bu işin çözüm yolları budur” yolu neredeyse hiç yoktu. Siyasetin doğasına uygun “projeler, kurumsal çözümler” yerine “onu dedin de demeseydin, onu yaptın da yapmasaydın” siyaseti güdüyorlardı.

Oysa siyasiler, siyasi görüşleri, partileri hangisi olursa olsun siyasette rahmet üretmeli, adalet üretmeli, adaleti yaşayıp yaşatmalıdır. Adil bir Düzen getirip Kapitalizmin yok olması için haktan ve halktan yana bir gayret göstermelidir.

Geçmişe bakınca toplumların, kurumların ve devletlerin doğruları-yanlışları yaşayanlar için birer ibrettir. Bunlardan mutlaka ibret alalım. Hangisi rahmet ve adalet üretmişse onlardan yana olalım. İnsanlar siyasette gerçek bir rahmeti, iktisatta gerçek bir adaleti görüp yaşadıklarında; ne partiler ne de particilik kalacaktır. İnsanlar, geçmişini bile isteye terk edip kendini rahmetin kucağına, adaletin huzur dolu kollarına atıp bu düzene gönülden teslim olacaklardır.

Bu ülkeyi siyasette rahmet yurduna dönüştürürseniz er ya da geç dünyayı da rahmet yurduna dönüştürürsünüz. İktisatta Kapitalizmden kurtarıp adalet yurduna dönüştürürseniz yani gerçek kimliğine dönüştürürseniz dünyayı da adalet yurduna dönüştürürsünüz. Vahşi Kapitalizmden geriye sadece Adil bir Düzen çatısı altında kısır çekişmelerden kurtulmuş, huzurlu ve mutlu insanların birbirine sımsıkı sarıldığı güzel yüksek bir ahlak yurdu kalacaktır.

*** “Sen, ben, Erbakan Hoca..bir de Fuat Uğur… Kısmetse cennette buluşmak üzere Özdemir abi…”İbrahim Türk

Gayretkeş ve çilekeş bir davaadamı olan, Milli S/İHA teknolojisinin fikir gücü Özdemir Bayraktar abiye, Yüce Mevlâ rahmet etsin. Bizleri, hem hazreti Peygambere hem sana cennet komşusu eylesin.

 

 
Advertisement Advertisement Advertisement