25 Kasım 2021

Takva

Kuran'ı Kerim'de, Allah katında insanların en üstünün takva sahipleri olduğu belirtilmiştir.

Takva; kulun, azametinden korkarak ve rahmetini ümit ederek Rabbine karşı olan görevlerini yerine getirmesi, O’nıun emirlerini tutup yasakladıklarından kaçınmasıdır.

Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz: “Ey iman edenler! Takva sahibi olun. Her biriniz yarına ne hazırladığına baksın!” (Haşr, 18) buyurmaktadır. Başka bir yerde: “Ey iman edenler! Takva sahibi olun ve doğru söz söyleyin” (Ahzâb, 70) der. Başka bir yerde “Ey iman edenler! Hakkıyla (olması gerektiği gibi) takvayı kuşanın ve sakın ha Müslüman olmadan ölmeyin!” (Âl-i İmrân, 102) buyurur. Başka bir yerde “Ey İman edenler! Takva sahibi olun faizden arta kalanı bırakın eğer müminseniz” (Bakara, 278) buyurur. Devamında da “Bırakmazsanız Allah'a ve Resulüne savaş ilan etmiş olduğunuzu bilin.” (Bakara, 279) buyurmaktadır. Bunlar gibi pek çok ayet-i kerimede Rabbimiz takvayı emrediyor. Takvaya davet ediyor. Daha da ötesi; “cennetin takva sahipleri için hazırlandığını” ifade ediyor. “Muttakiler için büyük bir kurtuluş vardır.” (Nebe, 31) diyor.

Pek çok ayet-i kerimede Rabbimiz cennetin muttakilere vaat edildiğini, muttakiler için hazırlandığını haber veriyor. Muttakilere vaat edilen cennet; içinde sudan ırmaklar, sütten ırmaklar, süzme baldan ırmaklar, sarhoşluk değil de lezzet veren şaraplardan ırmaklar, her türlü meyve, insanın canının çektiği her türlü nimetin olduğu mutluluk yurdudur. Bir ayet-i kerimede Rabbimiz: “Koşun Rabbinizin mağfiret ve cennetine” (Âl-i İmrân, 133) Cennetin genişliğini anlattıktan sonra ayetin sonunda “Bu cennet, muttaki olanlar için hazırlanmıştır” buyuruyor.

Takvayı bir âlimimiz, bir büyüğümüz tarif ediyor ve diyor ki: “Takva ayağınızda ayakkabı ve çorap olmadan, yalın ayakla, dikenli bir yolda yürümektir.”

Nasıl yani? Yani ayağınızda ayakkabı, çorap olmaksızın, dikenlerle, pıtraklarla dolu bir yolda yürümeye çalışırken, ne kadar büyük bir titizlik ve özen gösterirsiniz, dikkat edersiniz; dikene basıp da canımız yanmasın, acımasın diye. Ne kadar büyük bir titizlik ve gayret gösterir insan. İşte bu titizliğin, bu gayretin bir benzerini de hayat yolculuğunda göstermektir “takva” diyor.

Takva; yürürken, konuşurken; “aman ha dilimden çıkan bir kelime ile bir cümle ile incinmesin kimse, inciten ben olmayayım” diye gayret göstermektir.

Takva, gözün ölçüsüne dikkat etmektir; “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır.” (Nûr, 30) buyuruyor Rabbimiz (c.c.). Takva; gözün ölçüsünün olduğunu bilmek, gözün ölçüsüne riayet edip gözü haramdan sakındırmaktır.

Takva; ağzı, kursağı haram lokmadan sakındırmaktır. “Aman ha! Kursağımdan aşağıya bir zerresi geçmesin haksız yerden kazanılan bir kazancın, faizin zerresi geçmesin. Kul hakkının zerresi geçmesin. Devlet hakkının zerresi geçmesin. Alkollü içeceklerin bir yudumu geçmesin. Haram lokmanın bir zerresi bile boğazımdan aşağıya geçmesin” diye dikkat göstermektir.

Takva; “Rabbimize sora sora yaşamaktır.”

Takva; “Hz. Peygamber (a.s.)’a sora sora yaşamaktır.” Hayatımızı, Rabbimizin emirleri ve yasakları; Hz Peygamber (a.s.)’ın sünneti çerçevesinde şekillendirmeye çaba göstermektir.

Takva; iyi insan olmaktır.

Takva; çalışkan olmaktır.

Takva; dikkatli olmaktır.

Takva; elinden ve dilinden hiç kimsenin zarar görmediği bir kişi olmaktır.

Takva; Allah-u Ekber nidasına ,”haydi namaza, haydi kurtuluşa” çağrısına icabet etmektir. Beni çağırıyorlar diye kıbleye yönelmektir.

Takva; Rabbimizin ayetlerine gönlümüzü açmaktır.

Takva; çocuklarımızı güzel terbiye etmektir.

Takva; haramı terk etmek, şüpheli şeylerden sakınmaktır. Allah Resûlü (s.a.): “Helâl belli, haram da bellidir. Fakat bu ikisinin arasında şüpheli şeyler vardır.” diye başlayan bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Nasıl bir çoban, koruluğun kenarında koyun otlattığında, koyunlarının her an koruluğa girme ihtimali varsa, şüpheli şeylerden korunmayanın da harama düşme ihtimali öylece vardır.” (Buhari, İman, 39)

Takva; komşuluk ilişkilerine fevkalâde dikkat etmek, sakınarak yaşamayı, incitmekten, kırmaktan hak yemekten korkarak yaşamayı başarmaktır. Muttakiler için vaat edilen şu sonuca ulaşmaktır: “Mutttaki olanlar, takva sahibi olanlar gruplar halinde cennete sevk edilecek. Nihayet oraya vardıklarında cennetin kapıları açılmış olacak; bekçileri onlara, “Selâm size! Hoş geldiniz! Ebedî olarak kalmak üzere buyurun girin cennete!” diyecek.” (Zümer, 73)

Takva; Rabbimizin rızasına uygun yaşamak, Rabbimizin razı olduğu kulları arasına katılmak, Rabbimizin razı ettiği kullarından biri olarak cennetinde misafir olmak, Cemaline muhatap olmaktır.

Rabbim cümlemizi takva sahibi kullarından eylesin…

 
Advertisement Advertisement Advertisement