Siyaset 21 yıl önce bitti
Siyaset 21 yıl önce bitmiş, vatan davası, memleket meselesi başlamıştır. 21 yıl önce bütün partilerin aynı olduğu, aynı elden kukla gibi oynatıldığı görülmüş oldu... 21 yıl önce siyasetin bittiğini en belirgin şekilde şundan anlayabiliriz: 21 yıl önce, istisna olacak birkaç sivri ve gemileri yakmış sanatçı hariç, şarkıcısı, oyuncusu vs. rengini belli etmez, topu ustaca çevirir, herkesin; yoksa bizim görüşten mi avuntu yaşamasına sebep olacak cümlelerle geçiştirirdiler... Hatta tuttukları takımı bile söylemezlerdi. Böyle bir durumda, siyasi ve dünya görüşleri ne olduğu anlaşılmadan, sanatlarını icra ederdiler... Kısaca; o zamanlar, siyaset yapıldığı için, siyasi davranıyor, herkese mavi boncuk dağıtıyordular… Ya şimdi?
Erdoğan,
memleketi yönetme düşüncesiyle meydana çıktığından beri herkisin gerçek rengi
ortaya çıktı. Neden mi? Erdoğan siyaset maksadıyla
meydana çıkmadı; memlekete hizmet ve her alanda kalkınma hamleleri yapmak için
çıktı. Elbette bu memleketin bağımsızlığını istemeyen, silah ve güç sahibi
olmasını istemeyenler, siyaseti bir kenara bırakıp, pençeleri çıkarıp: “ Hoppp!
Tamam, parti kurdun, siyaset yapmak istiyorsun bir şey demedik. Sen neci oluyorsun ki; bu ülkenin üzerinden
ölü toprağını kaldıracaksın, cumhuriyetin yapmadığı yolları, köprüleri,
tünelleri yapacaksın hatta önceki yapılan barajların bile ağızlarını açıkta
bırakacak şekilde barajlar yapacaksın, gerçekten vatanı demir ağlarla öreceksin...
O kadar da değil! çok ileri gittin! Diyerek, sırtına saplamaya çalıştılar ve
çalışıyorlar… O zavallı ve kripto kesim, Türkiye’nin eski halde devam etmesini
istiyordu ki vatan çok daha kolay parçalansın, bir kısmı da isteklerine göre
Siyonist İsrail’e pay edilsin, rüyaları gerçekleşsin. Bu vesileyle, Anadolu’da ezanlar ebediyen susturulmuş ve şerefli Al Bayrak
indirilmiş olacaktı. Anadolu’nun sağlam ve parçalanmadan ayakta durması
demek: Kalbin bütün uzuvlara kan pompalanması demek ve o uzuvların; İslam
ülkelerinin, kalbin etrafında birlik olup, birlikte hareket etmesi demekti.
İşte bunun için, onların düşüncesine göre: Yolsuz, kolsuz, köprüsüz, silahsız,
barajsız, İHA’sız, SİHA’sız, enerjisiz, sağlığı umursanmayan Türkiye canından
bezmiş ve vatan umurlarında olmayacaktı; işleri kolaylaşıp, bu toprakları
rahatça dilim dilim edecektiler... Bu
netice elde edilmesi içinde asla ama asla millete hizmet etme ve sakın üretme
ve de vatandaşın sırtını okşayıp, yüzünü güldürme!... Ahhh! Erdoğan ah!
Geldin bütün hesapların içine tükürdün, Osmanlı çocuklarının yüzünü güldürdün
ah! Ah ki ah!..
Türkiye’nin
kendi ayakları üzerinde durmaya başlamasına rahatsız olan siyasetçi, sanatçı,
oyuncu, iş adamı, gazeteci vs. kudurmaya ve saldırganlaşmaya başladı...
Kıçı kırık komedyen, şarkıcı gözünü açar açmaz, iman tazeler gibi, ülkenin
menfaatleri aleyhine, emperyalistlerin lehine sosyal medyada paylaşım yapıyor,
vatanseverleri kışkırtmaya çalışıyor. Bir çırpıda Kız Kulesini ve yapılan
hizmetleri yalanlarla yok edip, iftira çığı büyütüyorlar… Eskinin sanatçısı,
şarkıcısı, oyuncusu gibi kapalı kutu olmayıp, açık açık Haçlı teçhizatı ile
donanıp, kulağına ezan okunmuş, damarında al bayrak dolaşanlara saldırıyor,
ısırıp, kanatıyorlar ve utanmadan destek görüp, alkış alıyor ve o şehvetle
iyice dişlerini bileyip, bir ısırıkta iman dolu yürekleri söküp, yerinden almaya
çalışıyorlar... İsmi bizden, bizim
toprağımızda yaşayıp, bizden fazla keyif sürüp kazananlar, açıktan açığa
taarruza geçmiş saldırıyor ve saldırarak salyalarını üzerimize akıtıyorlar…
Evet, şimdi siyaset yok, siyaset eski siyasilerle
öldü şimdi beka ve varoluş mücadelesi var… Bir tarafta Alparslanların torunları,
diğer tarafta haçlı torunları... Bir tarafta, kucağında HDP ve vereceği
bakanlıkları düşünen CHP, diğer tarafta, kan dursun diye attığı çözüm adımından
haklı olarak vazgeçip, PKK’yı
yeryüzünden kazımaya çalışan Ak Parti. Bir tarafta şehir hastanelerini
kapatacağım, barajları tünelleri yıkacağım, yerli silahı ve yerli teknolojiyi
yerin dibine sokup, yine sizi maaş ve ilaç kuyruklarında ecelin eline teslim
edeceğim diyen zillet ittifakı, diğer yanda, Teknofest ile, yüzde 80’lere varan
yerlilik oranıyla silah, SİHA, Akıncı destanları yazan, milli yazılımı
şahlandıran, Türk Milletinin göğsünü kabartan, iman ve şuur sahibi Cumhur
İttifakı... Saflar çok belirgin. Saflar
görmüyor ise saflıklarında boğulsunlar…
İman ve küfür mücadelesinde, varoluş ve yeniden
tarihe şerefli levhalar kazandırma uğruna sonuna kadar siyasetten uzağız ve Cumhurun
yanında, var olma mücadelesinde, ön saflardayız. Siyaseti öldürenlerle siyaset
yapılmaz; mertçe vatan davasında ölümüne ileri atılırız ve Erdoğan gibi dava
adamları için yılmadan mücadele verilir… Üstelik tamamen beklentisiz, çünkü hiçbir bedel ve makam ezan ve bayrak
meselesinden önemli değildir! Allah, cumhurun yardımcısı olsun, Haçlı ve
emperyalist çocuklarına fırsat vermesin.
Son söz: Bu vatanı böldürmeyeceğiz! Etrafımıza üsler
kuran büyük şeytan Amerika’dan tırsmayacağız! Küffar âlemine daha büyük bir
şahlanış göstereceğiz. Yeter ki yazılan senaryolara figüran olmayalım ve
uydurulan yalanları safça sakız edip, çiğnemeyelim… Siyaset bitti, vatan
savunması var! Allah’a emanet olun…