21 Ekim 2021

Sinsi plan

Geçenlerde Biden’in skandal çıkışı, bir anda gündem oldu. “Türkiye’nin Suriye’ye yönelik askeri taarruzları, ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikasına karşı tehdit oluşturuyor” sözleri, dişlerimizi gıcırdattı adeta.Gerçi bu tarz açıklamalar, sürpriz de sayılmaz. Zira bu filmi defalarca izlediğimizi kim inkâr edebilir ki? Sonuçta onca uyarılarımıza rağmen YPG’ye silah göndermeye devam etmeleri, teröristleri Washington’da ağırlamaları,bütçelerinden ayırdıkları milyonlarca dolar hibenin ve sahada beraber verdikleri sevindirik fotoğrafların, artık KABAK TADI verdiği muhakkak.Ancak Biden’ın bu çıkışının akabinde, YPG’nin güvenlik güçlerimize ve Karkamış iline başlattığı hain saldırılar, terör örgütüne kimlerin YÜREK YEDİRDİĞİNİ de bir kes daha ispatladı. TıpkıSİNSİ BİR PLANIN,işaretlerinibarındırdığı gibi… Nasıl mı? Anlatayım…

Türkiye ile Yunanistan arasında gerilimin azaldığı bir dönemde, D. Akdeniz’deki askeri hareketlilik de bir süreliğine durdu malumunuz üzere. Ama bu zamanzarfındaYunanistan’ın, Fransa ve ABD gibi ülkelerle yaptığı anlaşmalarla,donanmasını güçlendirmeye devam ettiğine hepimiz şahitlik ettik.Fakat geçen ay Fransa’yla imzaladıkları Stratejik Ortaklık Anlaşmasında; “taraflardan birinin, silahlı saldırıya uğraması halinde, diğer tarafın yardım etmesi” maddesi,İŞİN RENGİNİ biranda değiştirmeye yetti. Çünkü bunu Dedeağaç’a yığılan Amerikan askerleri iledibimizdeYunanistan-Fransa ve Yunanistan-ABD tatbikatlarını birlikte düşündüğümüzde,garip şeyler olduğunu anlamamak imkânsız. Öyle ki ABD’nin savaş uçaklarını, tatbikat adı altında Yunanistan'a sevk etmesine, Yunan ordusunun; “BU UÇAKLAR TATBİKATTAN DAHA FAZLASI İÇİN ÜLKEDELER” açıklaması, buna tuz biber ektiği kesinlikle tartışılmaz.

Ancak sınırlarımızın batısında bunlar olup biterken, eşanlı olarak başka yerlerde de benzer bir hareketlilik söz konusu oldu.Kaldı kiG.Kafkaslar’ın jeopolitik haritasını değiştiren Karabağ Savaşı, ANADOLU-ORTA ASYA KAPISINI açması hasebiyle büyük aktörlerin hedefi haline gelmişti. Kısacası İran’ın bölgeden by-pass edilmesi, Tahran yönetimi kadar Afganistan- İran-Akdeniz hattını kullanmayı düşünen aktörlerin de,en son isteyecekleri şeydi. O nedenle yaptırımların kaldırılmasının konuşulduğu bir demde, Avrupa’nın kadim ve de derin ilişkiler kurduğu İran’ınsahaya sürülmesi, bir tesadüf değildi. Bu minvalde geçen hafta ”Azerbaycan sınırlarında İsrail’in konuşlandığını” öne süren İran’ın, sınırın sıfır noktasında KRİZİ TIRMANDIRMASI işin ciddiyetini daha da ön plana çıkarttı. İran’ın;PKK ve HaşdiŞabiortaklığını, Irak ve Suriye’de desteklemeyi sürdürmesi de cabası…

Anlayacağınız Çin sınırından, Doğu Akdeniz’e uzanan güzergâhın, başlıbaşına bir inşa alanı olduğu ve buranın Akdeniz’den Batıya uzanan hat ile AYNI KADERİ paylaştığı, stratejik bir vakıa. Yani mesele her ne kadar politik ve stratejik olsa da, bir tarafının “TAMAMEN DUYGUSAL” seyrettiği ayan beyan ortada... İşte bu açıdan bir Türkiye-İranve Türkiye-Yunanistan krizinin, Kafkasya ve Akdeniz itibarıyla hem Rusya’ya, hem AB’ye hem de ABD’ye yaracağı aşikâr. Ama Rusya-ABD-Fransa siyasetlerinde Siyonist lobinin etkisini de hesaba katarsak, bundan en büyük fayda sağlayacak ülkeyi sanırım söylemeye bile gerek yok. O yüzden Türkiye’nin Doğudan İran, Batıdan da Yunanistan-Mısır-İsrail-Fransa ile baskıya uğramasına, şimdilerde güneyden (Suriye,Irak)sıkıştırılması da eklendiğinde, DENKLEMİN PEKİŞMESİNİ arzuladıklarını söylemek pek ala mümkün.

Ancak Sn. Cumhurbaşkanımızın“TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI” ile başlayarak "SURİYE'DE EN KISA SÜREDE GEREKEN ADIMLARI ATACAĞIZ" cümleleri, yeni bir dönemin habercisi konumunda. Hatta bu YENİ DÖNEMDE Türkiye’nin Ortadoğu’da, Afrika’da, Orta Asya’da kurduğu ilişkive ortaklıkların,ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜĞÜNE de şahit olursanız kesinlikle şaşırmamak gerekir. Sorun tamda, orası değil mi zaten?Nitekim“Türkiye’nin kendi çıkarı gereği ÖZGÜRCE ilerlemesini, ulusal güvenlik problemi” olarak görmeleri, Biden’ın yazımın başında belirttiğim ifadeleriyle eş değer seyrettiği açık. Elbette bunu aşmak için,her şeyi deneceklerdir şüphesiz. Bunun içerisinde Türkiye’ye yönelik dışardan bir çevreleme de var, içeriden ekonomik baskı,algısal operasyon ve siyasi denklemi değiştirmek de…LakinTürkiye, Anadolu, Selçuklu/Osmanlı SİYASİ GENETİĞİNEdönerken, ne yaparlarsa yapsınlar nafile.ZiraSn. Erdoğan’ın: “YENİ BİR ULUSLARARASI SİSTEM OLUŞUYOR. BATI HEGEMONYASI BİTMİŞTİR” ifadelerinin üzerine, daha ne söylenebilir ki…Yani önümüzdeki günlerde,ilginç gelişmelere hazırlıklı olmakta yarar var kanaatimce…

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement