Dolar (USD)
18.8159
Euro (EUR)
20.4689
Gram Altın
1166.591
BIST 100
5096.29
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

26 Nisan 2015

Sinanoğlu'nda Kemalizmb kuramı

Mümtaz matbuat ve şöhretli yazarları 'Türk Einstein'ı lakaplı' merhum Oktay Sinanoğlu'nun vefatını görmezden geldi. Sebepler arasında CHP'ye, özellikle ve öncelikle de İsmet İnönü'ye laf atması ve Ahmet Davutoğlu'nu methetmesi sayılabilir-mi!
Hayat boyu 'aykırı' olmanın dayanılmaz hazzıyla yaşadım. Kemalist doktrinin(Türkçesi 'öğreti' efendim) dayatmalarını hiç iplemedim. Filvaki hiç tömtömüsü de olamadım!
He, 'tömtömü', o kadar da kolaycı olmayın canım artık. Aa, azcık zahmet edip bakın internetten.
Geçmişini yaşamadık ve fakat seksenlerden sonrasına şahitlik ettiğimiz, 'vara yoğa' Atatürk, başımızı döndürüyordu. Bi noktada 'bööh geliyordu!'
Binaenaleyh, pek başım ağrıdı ve fakat gönlüm rahatdı. Önemli olan da o değil mi, mirim! 'Kalbin temiz, gönlün rahatsa' mesele bitmiştir.
Derken, koca koca adamların, hele de Churchill gibi Katy Perry gibi hatta son zamanlardaki iddialarıyla Einstein'ın, hele hele Che'nin bile methiyesine mashar olmuş birisi için daha derin sorgulamaya gittim.
Ah bu 'batılılar' ah! Hem yüzümüze bu kadar gülüp 'Ulu Önderimizi' övüyorlar hem de 'Oxford Ansiklopedisine' en hafif ifadeyle 'Jakoben', tepeden inmeci yazıyorlar. Üstelik matuf Atatürk'ün kendisi deyip şöyle söylediğini iddia ediyorlar "Ulemanın bağnazlığının müslüman Türk toplumu üzerindeki etkisini kırmak için siyasi despotizmkullandığımız bir metoddur."
Geçen hafta, en 'ateşli' Türk Dili savunucularından biri, Oktay Sinanoğlu vefat etti. Gerçekten rahmet ve minnetle anıyoruz. Zira 'ilim namusunu' koruyan ender şahıslardan biriydi. Ve sadece kendi ideali bile olsa doğru ve ilmi dayanağı olan, Türk dili dayatması değil ama müdaafasını tercih etmişti.
Bu noktada, bazı Kemalistlerin, Osmanlı ve hatta tüm islam dönemini reddederek, öncesini ve Cumhuriyet dönemini geçerli sayıp ilim dili Türkçe olamaz yavelerine, Sinanoğlu'nun deyimiyle Kemal 'Pürüz' gibilerine verdiği cevaplar takdire şayandır.
Maalesef bu hastalık, sadece Kemalistlerle sınırlı değil. Gördüğümüz kadarıyla bazı softa takımında da var. Aslında aynı cehaletle, bu defa Arapça'nın ve Farsça'nın zenginliğinden dem vurup Türkçe'yi yetersiz sanıyorlar. Halbuki her iki cenah da ancak kendi yoz dimağından kaynaklanan Türkçe zaafiyetlerini yansıtıyorlar.
Cahil cesareti öyle bir şeydir. Sadece kendine zarar vermez, karşıda da büyük yanlış infaallere yol açtırır.
Hala köşesinde 23 Nisan münasebetiyle düzdürülen yazılarda 1920'de Meclis açılınca Padişahlığın kaldırıldığını ve 'Demokrasinin' getirildiğini söyleyenler var. İşin acısı, herif buna inanarak söylüyor!
Tabii bu da karşıda bir başkaca refleks, belki de çok tehlikeli piskoza yol açıyor işte!
Peki, tüm bunları nereden nereye bağlıyacağım, değil mi efendim!
Hülasa, toplumu herne şart ve koşulda baskılasanız, dayatsanız da, bir noktada gerçekler döner, sizi köşeye sıkıştırır. Olan ve oluşan tahribatın ceremesini ise maalesef yine o toplum çeker. Yollar ve yöntemler farklı da olsa toplumu düşünen insanların birlikteliğinin önündeki en büyük engel ise işte bu onanmaz acılar oluyor.
Değişik fikir tazyiki altında olsa da aslında aynı davranış olan obsesyonlardan kurtulmak herkesi rahatlatacaktır.
***
Dil gönlün aynasıdır Dostum. Sitemkar sözler umuda döner, ruh kanatlanır mabuda gider.
Yazarımız Yakup Köse'nin yanındayız.