Dolar (USD)
18.8135
Euro (EUR)
20.4868
Gram Altın
1166.187
BIST 100
5096.29
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

03 May 2015

Sheakspeare de S\u00fbfi Çıktı

'Upon such sacrifices, my Cordelia, the gods themselves throw incense'
King Lear to his daughter, Act V, Scene III
İki yüz yıllık batılılaşma azminin doruk noktası Cumhuriyet'in ilk dönemi olduğu yadsınamaz herhalde.
Öyleki, hem batı emperyalizmiyle mücadele edildiği öne çıkarılırken öte yandan batılı gibi olabilmek için kılığından kıyafetine öykünme marifet bellenmiş ve belletilmek istenmiştir.
Hiç kuşkusuz bu edebiyatımızda da kendini göstermiş. Kabuğunu kırıp çıkan sığırcıklar misali şuara ve tayfası 'hem dahi mütetebbiyan' aruzdan kaçış başlığı altında zindandan kurtulmuş edasına bürünmüştür.
Türkiye'de bir yansıması var mı bilemiyorum ancak biz de batının peşine düştük ve Sheakspear hakkında uzun zamandır süre gelen İslam ve ziyadesiyle su00fbfi etkisine kulak verdik.
Sheakspeare İngiliz edebiyatı için ne kadar değerliyse batı medeniyeti anlamında da kıymeti bilenen gerçektir.
Öyle de bir 'pazarı' vardır ki, dünya bilir tanır. Sakın bunu da benim lafım sanmayın ha! Gavur kendi diyor 'Batı Kültüründe tartışmasız Britanya'nın en büyük ihraç malı' diye! He, orjinalini de yazalım da, bizden çıksın.
'Sheakspeare is on western culture arguably Britain's greatest export'
Bizde hala var olan aşağılık kompleksi, bilginin kolay ulaşılabilirliğiyle bir nebze azalsa da maalesef bir çok ortamda kendini göstermeye devam ediyor.
Aslı, 'Bizden bir halt olmaz' teranesiyle nükseden, 'Herifçi oğlunun veledi, ilkokul bebelerinin, zamanın diliyle Sheakspeare anladığına' evrilen tarafı, hakikatte Üniversite düzeyine kadar o çocukların büyümesi gerektiğini bilemez.
Ne ilk yazdığımı, ne de son yazdığımı ki, üstelik bunlar günümüz İngilzcesine çok yakındır, kolay kolay sıradan İngilizce 'konuşanı' anlayamaz!
Martin Lings denen herif bayağı sufizm bilen, tarikatlara hakim biri. Sheakspeare'in 'gelenekle yeniliğin çatışmasını mistik değerlerle açıklarken tıpkı Su00fbfizmde olduğu gibi sıkı sıkıya geleneği ve ruhaniyeti tercih etmiştir' dolayısıyla bir 'araklama' var demeye getirmiş, demiyelim de kibarca iddiasını ortaya atmış!
Bilen biliyordur, bu dönem yani Sheakspeare çağı Avrupa'da dinin köreldiği, modernitenin revaçda ve Ateizmin hızla yayıldığı zamanlardır.
Sheakspeare'ın eserlerinde görülen 'nefisteki değişimlerin ve de giderek nefsi köreltmenin' su00fbfizmde nefis terbiyesindeki aşamalarla birebir aynı olduğu görüşü, işte bu iddialarda anlam buluyor.
Peki 'Kimden ne halt olur tartışması kadar Sheakspeare su00fbfizmi' de anlamlı mıdır sizce!
'We are such stuff as dreams are made on'
Prospero in The Tempest, Act IV, Scene I
***
Herşey O'na malumdur Dostum. Mazlumun ahvalini bilendir, hal bilmezlerin halini de bilendir.
Yazarımız Yakup Köse'nin yanındayız.