Dolar (USD)
17.9331
Euro (EUR)
18.4099
Gram Altın
1039.38
BIST 100
2864.25
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

13 Temmuz 2021

Seyyah Sinema Akademisi

Geçen yıl Anadolu’da beş ayrı şehre götürülen sinema atölyesi öğrencilerinden, bu sanata tutunmaya çalışanlar İstanbul’da misafir edildi. Fakat yok öyle kolay kolay kaykılıp boğazı seyretme… Kısa film setlerinde ter döktü misafirler. İstanbul bu defa Anadolu’yu birer kısa film üretme, sanatsal üretim şartıyla ağırladı.

Köpük adlı kısa film için seçilen mekandayız. Terkedilmiş bahçesi içinde müstakil bir ev. Hikaye gereği ateş yakılmaya çalışılıyor. Kurguda olmayan ama kaderde olan yağmur ise gelip söndürüyor. Su ateşle kaza yapıyor. Bu tekrarlanan essah sahne…

Genç yönetmene “Senaryondan bana kısaca bahseder misin?” dediğimde, -hayatın emekçisi ev kadını üzerinden emeğin sayısız kesintiye uğrasa da nasıl bir güçle sürdürüldüğünün hikayesini,- yani yaşadığı, gördüğü hikayeyi yansıtmak istediğini söylüyor. Hepsi heyecanlı. Çünkü bir yıl önce teori, felsefe ve uygulama ile gerçekleşmiş atölye bu defa verdiği söz üzerinde dimdik durmuş, “Hadi! İyi senaryosu olanın filmini çekelim!” diyebilmiş. Hassan b Sabit/HBS Sinema Atölyesi bunu yapan. Arkasında sivil veya resmi kıymetli destekleriyle yepyeni, tertemiz bir sanata, sinemaya doğru sanatçı ruhları samimiyetine ve çabasına çağıran bir oluşum. Öğrencilerinin kısa filmleri festival gezmeye ve ödüllerle dönmeye çoktan başlamış bile… Sadece İstanbul’da değil, yurt sathına da sinema atölyesi götüren ve sanatında, derdinde ciddi olanların peşini sürüp destek olmaya devam eden bir yapı. Öyle her şehre sinema gitmiş olabilir. Sinema atölyesinin gitmiş olması ise bambaşka… Anadolu’nun gençlerine “Siz de sanat üretebilirsiniz” demekle kalmayıp bunu uygulamış olmak başka…

Geçen yıl beş farklı şehirde, bizzat katıldığım, workshoplardan birini üstlendiğim bu sinema atılımında, “İlk Kamera Ağrısı” adlı bir çalışma yapmıştık. Herkes hayalinde yönetmenliğini yaptığı ilk filminin afişi ve temasıyla gelmişti. Öyle heyecanlılardı ki… Vur kaç usulü kısa- kesik felsefi ve onları gönüllü vuracak anlam kurşunlarımın hedefi kalpleriydi… Ne güzel vurulmuşlar, iddialarından. Fakat ben onlara meseleyi kökünden hallettiğimi söylemiştim zaten. “Ben” demiştim, “İddiama vurgunum zaten. Siz de vurulmuşsanız dirliği hakketmişiz demektir.”

Köpük adlı kısa filmin setine misafirim. Yağmuru da çağırmışlar. Çekimlere başlamak hiç kolay olmadı o yüzden. Yaşamak daha kolay yaşamın şartlarını yapay olarak oluşturmak ve yaşıyormuş gibi yapmaktan şeklinde bir cümle kuruyoruz birlikte. Yağmur ısrar ediyor. Ara ara, vakit buldukça HBS Anadolu workshoplarından tanıştığımız gençlerle yaşam yolculuklarındaki özgün güzergahlarını eleştiriyoruz. İçlerinden biri önemli ticari araç gereçlerinden birini satıp kamera aldığını, bu yola düştüğünü söylüyor.

Arkadaşların hepsi HBS Atölyelerinin vat ettiği günlere gelmenin sevinci ve telaşı içinde. Doğrusu önce beş farklı şehre, daha sonra bütün bir Anadolu’ya sinema atölyesi götürme konusunda çığır açmış olmak teşekkürü ve desteği hakkediyor.

Aynı samimiyet, aynı emek önümüzdeki günlerde, yepyeni yedi şehre daha gidiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteklediği projenin İstanbul’da uyguladığı atölye çalışmaları, etkinlikler, workshoplar, film okumaları, kısa film ve belgesel çekim çalışmaları yoğunlaştırılmış bir programla Anadolu şehirlerinde de uygulanacak.

Kimi kesin kimi ihtimalli yeni iller ise şunlar: Gaziantep, Antalya, İzmir, Sakarya, Erzurum, Rize kesin olmakla birlikte, son il; şu üç ilden birisi olacak diyor kuşlar. Ya Van, ya Siirt ve ya Şanlıurfa…