Dolar (USD)
21.5045
Euro (EUR)
23.141
Gram Altın
1356.295
BIST 100
5410.12
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

14 Mart 2023

​Seçimlere dair

Ülkemiz yaşanan büyük felaketten dolayı ciddi bir badireden geçiyor. Bu hengâmede seçim süreci de başladı. Yeni sistemde seçimler CHP lideri Kılıçdaroğlu önderliğinde Millet ittifakıyla, Tayyip Erdoğan önderliğinde Cumhur İttifakı arasında yapılacak.

“Bir şeyi sevmek, desteklemek, savunmak ve onun ardında yürümek veya nefret edip onunla mücadele etmek için sizi harekete geçiren temel saik nedir?

Müslümanlar olarak bizim için en başta ve belirleyici ölçü inancımız İslam’dır.

Allah ve Resülü’nün güzel dediği güzel, iyi dediği iyi, doğru dediği doğrudur. Sevme kriterimizi de, nefret etme kriterimizi de inancımızın çerçevesini çizdiği ölçüler manzumesine göre belirler, O’nun sevdiklerini sever, düşmanlarından nefret ederiz. Öncelikle, sorunun kaynağının sistem olduğunu en başa koymalıyız. İnandığımız ölçüler, inancımıza uygun sistem inşa etmemizi emrediyor.

Mevcut durumda ise bizim için belirleyici kriter ekonomik seviye olmadı hiçbir zaman. Ekonomik olarak müreffeh bir hayat olsun da ne olursa olsun mantığı insanı da ülkeleri de köle yapar. Kim parayı bastırırsa efendisi o olur. Emperyalist ülkelerle mücadelenin en ön safında duran Türkiye, Batı politikalarına râm olsa, ekonomik olarak kısa süreliğine de olsa iyi olur. Sonra yine kölelere ne düşüyorsa o düşecek bahtımıza. Ama bu süreci kendi inanç ve kültürümüze göre bir sistem inşa etme hedefi ile adım atarak sürdürebilirsek, siyasi, askeri ve ekonomik olarak zaten güçlü oluruz.”

Biz inancımızı merkeze alarak değerlendiriyoruz bazıları ekonomiden, bazıları milliyetçilikten, bazıları adaletten bazıları liyakatten bazıları da kadrolaşmak, ahlak ve özgürlükten bahsediyor. Bu saydığımız her maddeyi tek tek ele alsak, Tayyip Erdoğan’ın karşısındaki aday ve grubun hiç bir madde için alternatif olma yeterliliği yok. Bunu yaptıklarından zaten anlayabilirsiniz.

Mesela muhalefet geçmişte ve bugün elinde olan belediyelerde, kendi partisinde yahut etkisinin çok fazla olduğu çeşitli meslek odalarında bu saydığımız kriterlerin hangisini uyguluyor da insanların yüzü muhalefete dönsün?

İslam düşmanlığından vaz mı geçtiler? Seçim arefesinde Cuma namazı çıkışı poz vermekle olmuyor o işler. Adalet diyorsunuz da, yıllarca adalet kılıcıyla bu milletin anasını ağlatan CHP zihniyeti değil miydi? Kendi partisi de dahil etkin olduğu meslek odalarında, medyada veyahut STK’da inançlı insanlara ve kendileriyle aynı düşünmeyenlere nasıl adaletli davrandıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Liyakat diyorsunuz da, liyakatli olduğu halde işinden edilen ama alakasız kişileri kadrolara dolduran CHP belediyelerinden haberiniz yok galiba. Nerede liyakat? Milliyetçilikten dem vuranların ülkemizi bölmek isteyen PKK ile ortaklık kurma garabeti bir yana, ülkemizin dünya devletleri arasındaki etkin gücünün farkında olmadıklarını mı sanıyorsunuz? Ülkemizin çıkarlarını koruduğu için darbeyle indirilmek istenen bir lidere milliyetçilik taslanması komik bile değil. Gayet iyi biliyorlar Türkiye’nin geldiği noktayı ama işlerine gelmiyor. Ahlaktan bahseden ve üstelik iktidarı bu noktadan eleştirip LBGT’yi eleştirmeyi nefret suçu sayacağını söyleyen CHP ile birlik olan Saadet türevlerine ise ne desek boş. İnanç olmadan ahlak olmaz. İslam’a karşı olanın ahlak anlayışı bize uymaz. Özgürlük dedikleri İslam’a sövmek ve milletin değerlerini aşağılamak olan zihniyetin özgürlük naralarına kanacağımızı düşünmesin kimse. Her meselede Müslümanları aşağılayıp İslami değerlere saldıran üstelik sadece yalan algı üzerinden yapan zihniyetle bizim özgürlük anlayışımız aynı değil çünkü.

Yıllardır ülkemizde Batıcı, İslâm düşmanı ve emperyalist egemen sisteme boyun eğmiş rejim ve unsurlarıyla mücadele ederken geldiğimiz nokta çok kıymetli. Evet dengesiz bir içyapı, zeminine oturmamış fikri bakış açısı, hâlâ küresel sistemin kurallarıyla yürünüyor olması ve maalesef mücadelenin büyüklüğünü idrak edemeyip sadece makam ve maddiyat peşinde giden bazı kadroların zafiyetini de görmüyor değiliz.

Buna rağmen, emperyalizmin çarkına çomak sokan, sömürgeci devletlere kafa tutan ve ezilen ve sömürülen milletlere ümit haline gelmiş bir Türkiye var ortada.

Neredeyse son on yıldır Türkiye’de, iç politikada yaşanan her hâdise dış politikanın yansımasıdır. İç politikayı belirleyen şey dış politikadır.

Bu seçim sadece Türkiye için değil dünya için önemli ve kritik bir seçim. Batının ve Batıcı güruhun tek ve son hamlesi bu kaldı. Bunun farkında oldukları için o kadar yoğun şekilde algı operasyonu çekiyorlar ki yalanlarla baş etmekte zorlanıyor insan. Ellerindeki tek şey yalan ve algılara oynamak zaten. Gerçek umurlarında değil. Bu yüzden söylenilenden çok yapılanlara dikkat etmeli. Ortada işiyle eseriyle çabasıyla duranlar varken oturduğu yerden millete efendilik yapmaya kalkanlara karşı uyanık olmak gerek.

 
Advertisement Advertisement Advertisement