20 Ekim 2021

Sayın Fahrettin Koca

 Sayın Fahrettin Koca Beyefendi. Öncelikle zât-ı âlinize selam ediyor, hürmetlerimi sunuyorum. Salgın sürecinde gösterdiğiniz üstün fedakârlığı, feragati, sabrı görüyoruz. Düzenli açıklamalarınızdan dolayı şükran borçluyuz. Böyle mesuliyet hissi taşıyan devlet adamlarına sahip olduğumuz için Rabbime şükrediyorum. İyi ki bu zor dönemde Sağlık Bakanımızsınız ve herkese doğruları gösteriyorsunuz. İnsanlarımız size güven duyuyor. Bugün salgındaki başarıda en büyük pay sizin. Peşin hükümlü kişilerin tesirinde kalan bazı vatandaşlar da inşallah uyanır ve talimatlarınıza uyar; Kovid-19’dan kurtuluruz.

Bildiğiniz gibi yaşayan edebiyatçılarımız arasında üstat Sezai Karakoç’un müstesna bir yeri vardır. O hepimizin ağabeyi ve üstadıdır. Ömrünü ülkemize, İslam âlemine hatta insanlığa adamış ahlak ve fazilet numunesi bir abide şahsiyettir. Mümtaz eserlerini okuduğunuzu biliyorum. Üstün değerini bilirsiniz. Üstadı 45 yıldır okuyorum. Ne şiirine doyabildim, ne de nesrine. Dünya ahvalinde tereddüde düştüğümde muhkem fikirlerine sığındım. O ak pak düşünceler, her vakit bana sağlam çizgiyi ve şaşmaz istikameti gösterdi.

Geçen yıl yaptığınız açıklamada, halkımıza Mustafa Kutlu’yu okumasını tavsiye ettiniz. Bu o kadar önemli bir hizmetti ki tarifi mümkün değil. Kutlu, zaten okunan bir yazardı. Ama açıklamanızdan sonra Türkiye’nin en çok okunan yazarları arasında yer aldı. Mustafa abi bunu ziyadesiyle hak ediyordu. Ben de bugünlerde onun yeni çıkan Topkapı’dan Topkapı’ya adlı kitabını okuyorum.

Malumdur ki salgın, ne yazık ki devam ediyor. Geçen yıl yaptığınız o açıklama benim gibi hem edebiyatçı hem de gazeteci olanları çok sevindirmişti. Şimdi zât-ı âlinizden bir kültür hizmeti daha bekliyoruz. Yeni bir açıklama yaparak aziz milletimize Sezai Karakoç’u 2021 ve 2022 yıllarında okumalarını tavsiye ederseniz hepimizi mutlu kılarsınız. Esasen üstadın böyle bir açıklamaya asla ihtiyacı yoktur. Zira keyfiyet itibariyle seçkin bir zümre, zaten onu okuyor, takip ediyor. Yaptığı her açıklama birçok yerde yayımlanıyor. Gençler arasında da çok seviliyor. Üstadımız dünya hayatında lâyık olduğu alakayı, şükürler olsun ki görüyor. Manevi mükâfata da inşallah nail olacaktır. Zira bütün hayırlı ömrünü milletimizin, ümmetimizin hatta insanlığın iyiliğine hasretmiş bir dava, ideal ve tefekkür adamıdır. Daima İslam’ın ve Müslümanların derdiyle hemderttir. Benim gibi on binlerce meraklı kişi, herhangi bir konuda tereddüde düştüğünde hemen onun muhteşem külliyatına sığınır ve Diriliş Yayınları’ndan çıkan eserlerini okur. “Acaba üstat bu konuda ne düşünüyor?” deriz. Akl-ı selim ve kalb-i selim sahibi olan çınarımız, bize doğruyu, hakkı, hakikati ve aydınlık yolu gösterir. Sırat-ı müstakimi onun işaretlerinden buluruz. Birlik, muhabbet, kanaat, adalet ile diğer bütün ezelî ve ebedî kavramları eserlerinden öğrendiğimiz üstada hepimiz çok şey borçluyuz.

Sayın Bakanım, iki senedir virüslerle aşılarla meşgulsünüz. Üstün gayretinizi gören milletimiz sizi yürekten alkışlıyor. Çabanız olağanüstü. Salgına karşı toplumu sürekli olarak ve şefkatle uyarıyorsunuz. İnanın üstat Karakoç’un külliyatı da, dünyayı saran inançsızlık virüsüne karşı en güzel aşı ve insanlık için etkili ilaçtır. Keşke aşı olmaya gelen her gencimize üstadın bir eseri hediye edilebilse. İnanıyorum ki böyle bir uygulama, kitabı ve okumayı seven sevgili gençlerimizin de çok hoşuna gidecektir.

Bilge Sezai Karakoç İslam’ın mustarip evladı, Türkiye’nin mütefekkir şairi, çağımızın vicdanı, İslam âleminin münevveri ve Türk dünyasının aksakalıdır. Onun ödüle, ilgiye ihtiyacı yok ama darbelerle sarsılan, salgınlarla örselenen insanlarımızın mükemmel eserlerine çok ihtiyacı var. Ruhlarımız bu külliyatın denizinde yıkansın, kurumuş dudaklarımız Diriliş çeşmesinden akan berrak suyla ıslansın. “Diriliş eri” ve serdarı olan büyüğümüzün eserleri, dünya dillerine de çevrilmelidir. Zira sadece Müslümanların değil yoldan sapmış insanlığın da, gerçek manada dirilebilmesi ve iyileşebilmesi için, bu ruh tedavisine, edibimizin ilaç mesabesindeki fikirlerine ve eserlerine ihtiyacı vardır.

Bu mühim tavsiyeniz sayesinde, çeşitli çevreler tarafından kuşatılan kıymetli gençlerimiz, yaşayan bir efsaneyi sayenizde tanımış ve keşfetmiş olacak, eserlerini okuyarak medeniyetimizin farkına varacaklardır. “Z Grubu” diye kasten pompalanan kuşakların “Diriliş Nesli”ne dönüşmesi, bu köklü okumalar sayesinde mümkün olabilecektir. Böyle hayırlı bir hizmete vesile olduğunuzda, gençlerimizle birlikte bütün anne babalar, zât-ı âlinize ömür boyu minnettar kalacak, teşekkür ve dua edeceklerdir. Naçizane bu teklifimi, değer bilen siz muhterem büyüğüme hürmetlerimle arz ediyorum efendim.

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement