02 Aralık 2021

Salgının adı korku hedefi ekonomik sıfırlamadır

Medya, “kâbusun adı; omicron”, “bilim dünyası şokta”, şimdi yandık, bittik türünden haberlerle duyurdu yeni varyantı.

DSÖ ise hep aynı. Önce, “Omicronun, virüsün diğer mutasyonlarından daha bulaşıcı olduğunu gösteren bir veri yok” dedi. Bir gün sonra da; “Küresel çapta yayılma ihtimalinin ve varyantla ilgili küresel riskin çok yüksek olduğunu” duyurdu.

Afrika'daki aşılama oranı % 6 civarında olmasına rağmen, DSÖ, aylardır haftalık pandemi raporlarında Afrika'yı "dünyanın en az etkilenen bölgelerinden biri" olarak tanımlıyordu.

Tahmin ettiğiniz gibi Omicron da oradan çıktı/çıkarıldı.

Botsvana hükümetinin kamuoyuna yaptığı açıklamaya bakılacak olursa; yeni mutasyon Omicron ilk olarak Covid-19 aşısının her iki dozunu da almış olan dört kişide görüldü.

Güney Afrika Doktorlar Birliği'nin başkanı Dr. Angelique Coetzee ise, yayılan bu paniği "bir bardak suda kopartılan fırtına” olarak nitelendiriyor.

Aşılama oranının yüksek olduğu Avrupa’da vakalar artarken, aşılama oranının düşük olduğu Afrika’da vaka sayılarının normal düzeyde olması bu varyantın Afrika’dan çıkmasının nedenlerinden biri olarak gösterilebilir.

Varyant önce İsrail’de simüle edildi;

İşin ilginç tarafı, Jeruselam Post’ta çıkan bir habere göre yeni varyanttan bir iki hafta önce ülkenin bir sonraki pandemi dalgasına hazırlığını ölçmek için Covid-19 savaş tatbikatı geçekleştirildi.

Başbakan Benet, tatbikatın başında, "Burada eşi görülmemiş bir olay başlatıyoruz, sadece İsrail ölçeğinde değil, küresel düzeyde… Henüz var olmayan yeni bir varyanta hazırlanmak için bir savaş tatbikatı yapıyoruz” demişti.

İsrail, bu simülasyonda, okulların kapanması dahil kısıtlamaları da öngördü. Anlayacağınız yaşananlar algısı, kurgusu, senaryosu önceden hazırlanmış bir film gibi toplumlara izlettiriliyor.

Afrika'da çıkan "yeni varyantın" açıklanmasından bir gün sonra Big Pharma "ölümcül yeni varyant"la savaşmak için yeni ilaçlar ve yeni aşılar bulma konusunda acele ettiklerinin sözünü veriyor.

Covid-19 bilindiği gibi aynı zamanda dev bir sektör oluşturdu. İlaç şirketlerinin kıyasıya rekabet ettiği ve toplumları denek olarak kullandığı bu acımasız sürecin nihai hedefi; kuşkusuz “büyük sıfırlamadır.”

Tesniye 7:15’de şöyle bir ayet geçer; “Rab sizi her hastalıktan uzak tutacaktır. Mısır'da bildiğin o korkunç hastalıkları sana yaşatmayacak, senden nefret edenlerin hepsine bulaştıracak.”

Demek ki büyük patronlara bir şey olmayacak. Bakınız Alman gazetesi Handelsblatt, “Büyük Sıfırlama gerçekleşirse 2030 yılına gelindiğinde elitlerin, koyunlarını koruyan çobanlar gibi kitleleri yönlendirdiği yeni bir dünya kurulacağını” söylüyor.

Bu ne demek biliyor musunuz? Pandeminin başından beri birbiriyle çelişen sözüm ona bilimsel açıklamaların, alınan despot kararların ve oluşturulan korku imparatorluğunun arka planında büyük bir ekonomik planlama yatmaktadır.

Prof. Dr. Elif Nuroğlu, Anadolu Ajansı’na yazdığı bir makalede bunu açıkça ifade ediyor.

2014 yılında IMF Başkanı Christine Lagarde, Dünya Ekonomi Forumu’nda ekonomik sistemin sıfırlaması konusunu gündeme getirmişti. Klaus Schwab da “Covid-19: Büyük Sıfırlama” isimli kitabını pandeminin ilk altı ayında piyasaya sürdü.

Öyle ki bugün sıkça dillendirilen “daha adil, daha yeşil ve daha eşitlikçi” bir dünya tasavvuru koyuyorlar önümüze. Oysa bu tatlı cümleler kriz sonrası dünyayı yeniden şekillendirmek için ortaya atılıyor.

Elif Nuroğlu, Klaus Schwab’ın “Covid-19: Büyük Sıfırlama” isimli kitabının sonunda anlatılan bir hikâyeye yer veriyor.

Hikâyede bütün bir köy yaklaşan bir felaketi öngörüyor ama köylülerin hiçbiri bunu önlemek için uğraşmıyor ve sonunda hep beraber yok oluyorlar. Bu hikâyenin verdiği mesaja göre Büyük Sıfırlama sadece bir öneri değil mutlak bir ihtiyaç. Covid-19 salgını ise bizlere daha iyi bir dünyanın kapısını aralayan bir fırsat penceresi.

Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucu Başkanı olan ve elli yılı aşkın süredir başkanlığını yapan Klaus Schwab, bugüne kadar savunduğu neoliberalizmden komünist bir süper dadı devlete geçiş yapıyor.

Bu devlet düzeninde yurttaşlar tamamen şeffaf bir şekilde bilgilerini devlet ile paylaşacak ve Çin modeli bir biyometrik-teknokrat bir gözetim devleti kurulacaktır. Covid-19 işte bunun için var ve siz korktuğunuz sürece bunlar bir bir gerçekleşecek!

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement