14 Ocak 2022

Reel ekonomi ve algı ekonomisi

Çarşamba sabahı günü birlik görüşmeler için Eskişehir-İnegöl-Bursa’nın yolunu tuttum. Türkiye’de çoğu zaman konuşulan ekonomi ile yaşayan ekonomi farklıdır. Bu farklılıklardan dolayı ekonominin gidişatını kendi yöntemlerimle okurum. Ekranlarda konuşulanlara bakmam.

Bugün bir reel ekonomiden ve bir de psikolojik algı ekonomisinden bahsetmek lazım.

Bu köşede daha önceki yazılarda ifade ettim. Siyasetin gidişatını Çevizlidere’deki Mavi Mandıra’da Abdurrahman üstadımızdan, ekonominin gidişatını sık seyahat ettiğim yollardaki TIR ve kamyon yoğunluğundan ölçerim.

Siyasetin gidişatı konusunda durumun ne olduğunu bilmiyorum. Çünkü bizim Abdurrahman üstatla epey zamandır sohbet edemedim. Ama reel ekonominin gidişatının bütün olumsuzluklara, döviz kurlarının verdiği zarara ve hayat pahalılığının zirvesine rağmen halen aynı tempoda devam ettiğini söylemek mümkün. Çünkü günü birlik Bursa’ya gidiş gelişte yollarda gördüğüm manzara bunu söylüyor. TIR-kamyon yoğunluğu o kadar fazla ki, akaryakıt zamlarının 3 kat artmasına rağmen şaşırdım.

Bu sadece benim gözlememim değil. Yazıya oturmadan önce Antalya-İstanbul hattında yolculuk eden bir dostumda aynı şeyi ifade etti. Özellikle Bilecik-İstanbul hattında yolun karşılıklı iki tarafının TIR ve kamyon yoğunluğu onu çok da şaşırtmış. Hatta ekledi, “Şu siyasiler konuşmasa, bakanlar ağızlarını açmayıp sadece işlerine odaklansa yaşadıklarımız kendiliğinden rayına girecek. İnsanlarımızda bütün yaşananlara rağmen işlerine bakacaklar. Ama boş sözler, gereksiz tartışmalar dikkatlerini dağıtıyor.”dedi.

Aslında farklı konu kaleme alacaktım. O dostun uyarısı ile konuyu değiştirdim.

Bende aynı düşüncedeyim. İktidarı ile muhalefeti ile ‘ya hayır konuşun ya da susun’. Muhalefet iktidara gelince uygulamaya koyacakları projeleri, sorunlara karşı çözüm yollarını konuşsun, iktidar ise ağzını bile açmasın, sadece icraatlarını ortaya koysun. Millet kara cahil değil. Olup biteni olduğu gibi okuyor.

Şimdi yazıyı okuyanlar ekonomide olup biteni görmüyor musun? Diye kızacaklar. Aynen milletin gördüğü gibi görüyorum. Yola çıkmadan aracın deposunu doldurdum. Bundan Altı ay önce 320-350 TL’ye dolan depo 717 TL’ye çıkmış. Hem de en ucuzundan almama rağmen. Araçla gitmemeyi bile düşündüm.

Zaten diğer gözlemim yollardaki TIR ve kamyon yoğunluğunun aksine özel araçların bir o kadar azalmış olmasıdır. Hatta Bursa trafiği o kadar rahatlamış ki inanması imkânsız.

Unutulmasın reel ekonomimiz ne kadar sarsıntı geçirirse geçirsin kısa zamanda kendine gelir. Ama psikolojik ve algı ekonomimiz çok acil krizden kurtulmak zorundadır. Aksı halde reel ekonomimize sıçrarsa işte o zaman yandık. Bunun ise tek ilacı susmaktır. Eskiler işi özetlemiş, ‘Lafla peynir gemisi yürümez’.

Cuma’nın hayrı üzerinize olsun…

  

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement