Dolar (USD)
17.9331
Euro (EUR)
18.4099
Gram Altın
1039.38
BIST 100
2864.25
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

30 Ağustos 2020

Pandemi sonrası için ümit.

Dünyaımızı kasıp kavuran küresel imtihandan sonra olacaklara dair onlarca olumlu-olumsuz görüş mevcuttur. Hepsi de gerçekleşebilir, bir kısmı da gerçekleşebilir ya da hiçbir görüş de hayatla vücut bulamayabilir. Hiçkimsenin kestiremeyeceği durumlar da meydana gelebilir. Şu bir hakikat ki yeni bir gelecek ve yeni bir düzen kendini gösterecektir. Küresel ölçekte bambaşka bir düzen olacak ve insanlık düzeyinde de şahsi ve ailevi olarak da yeni bir sürece hepimizin hazırlıklı olması gerekmektedir.

Pandemi yeni başladığında ‘Kainat tazeleniyor’ diye bir yazı kaleme almıştım.

Pandemi sonrası yeni süreç ve yeni hayata dair ben şu kanaatteyim: evet hiç birşey eskisi gibi olmayacak. Olumlu ve olumsuz durum ve duruşların içinde negatif düşüncelere dair kanaatim pak azdır. Yeni düzende oluşabilecek yeni dünya düzeninin daha olumlu olacağını, daha yaşanılır olabileceğini düşünüyorum. Evet kainat kendini tazeleme yeteneğine haizdir. Doğa durmadan yeni imkan ve beceri alanları sunarken özellikle son bir asırdır insan, dünyayı olabildiğinden fazla yordu. Kainatın otomatik reaksiyon düzlemi vardır. Bu pandemi vesilesiyle kendini resetleyen doğa, insana yeniden yeni bir yaşam alanı sunmakla kalmayacak, doğa, insana mentel düzlemde de bir bilinç sunacaktır. İnsanın genel hatlarıyla daha çok düşünceli olacağına dair kanaatim vardır. Doğru olmayan, hoş karşılayamayacağım istisnalar olsa da her anlamda insanın bir düşünme becerisi içinde olduğunu, kendini kısmi olsa da sorgulama ve çek etme zorunluluğu içinde gördüğünü görüyorum. Pandemiden sonra insan doğaya daha az çöp atacak, daha çok fidan dikecek, evinde kendisiyle başbaşa kalan insan daha çok kitap okuyacaktır. Arkadaş ortamının hasretinde olanlar arkadaşlık ortamlarında sanal alemden bıkmış bir şekilde arkadaşlık sevgisi ve muhabbeti içinde daha fazla sohbet ederek zamanını daha da değerli değerlendirecektir. Tam anlamıyla insanın pandemi sonrası beklenti bilinci bu olmasa da, doğa insana bunu defaatle öğretecektir. İnsanın fıtratına nakşedilen fizik içinde metafizik güçle, insana öz keyfiyeti yeniden tattıracaktır.

Pandemiden sonraki durumumuz, yağmurdan sonraki anın veyahut yağmurdan sonraki günün ışıl ışıl parıldaması ve mis gibi kokmasıyla eşdeğer olacaktır. Yağmurdan sonraki gökkuşağı, insanın ruhuna nasıl bir memnuniyet ve huzur veriyorsa bu salgından sonra eminim dünya manen daha da kıymetli bir bilince ulaşacaktır.

Öğrencilerin okul hasretiyle, arkadaşlık ortamıyla nasıl –adeta- kavrulduğunu hepimiz görebiliyoruz. Öğretmenler öğrencilerini, kardelenlerini hiç bu kadar özlememişti. İbadethaneler ve ibadet edenler birbirine kavuşma acısının, sancısının özleminde. Çiçekçilerin tek beklentisi eskisi gibi sadece çiçeklerini satmak, berberler maske olmadan müşterilerinin simasında parıltı oluşturmak isterken, muhabbetin dibine vurmak istemekte. Fırından ekmek alırkan virüsten korkarak değil, daha fırındayken mis gibi ekmekten bir parça koparıp yemeyi ve etrafımızdakilere o ekmeği ikram etmeyi özlemeyen var mı, paylaşmanın erdemiyle inşallah daha güzel bir geleceğin uzak olmadığını görüyorum.

Yaşlılarımızın mekanı ve meskeni olan parklardaki ağaçların gölgeleri yaşlılarımızın yokluğunda yasta.

Herkes eskisinden kat be kat daha çok doğayla başbaşa kalmak istemektedir; çünkü doğa insana diyar, insan insana yar. Dört duvar içindeki zorunlu inziva bizi gönüllü bir tefekküre sefk ederken çocuklarımızla birlikte bambaşka bir geleceğin lezzetine kavuşmamak için engel göremiyorum. Bütün bu güzel manzaranın tekrar gerçekleşebilmesi için evvela herkesin ‘korunma kriterlerine’ azami dikkat etmesi gerekmektedir. Eski güzel günlerin çok yakın olduğunu görüyorum; çünkü biz bize ve bizim olana sahip çıkmasak da bizi biz yapan bizi sahipsiz bırakmayacaktır.

Bize düşen daha güzel bir dünyanın hayali ve gayreti içinde olmak.