Dolar (USD)
17.9504
Euro (EUR)
18.3108
Gram Altın
1030.43
BIST 100
2795.06
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

10 Haziran 2019

Otomotiv gazetecilerinin bültenle imtihanı

İki yıl önce Bodrum’da. Türkiye’nin ihracat liderlerinden olan bir otomotiv şirketinin daveti üzerine, yeni aracının tanıtımında otomotiv gazetecileriyle bir araya geldik.

O zamanlar Bodrum’a yerleşmişti.

Duayen diyebileceğimiz otomotiv gazetecisi abimiz.

Karşı çaprazında da ben oturuyorum.

Sektörle ilgili konuşurken birden:

“Bu böyle gitmez.

Tamamen bültene döndü.

Aylardır sayfa bülten haberleriyle çıkıyor.

Tembelleştirdiler bizi.

Bütün otomotiv sayfaları aynı oldu” dedi.

Duayen otomotiv gazetecisi.

OYDER raporlarında, her hafta pazartesi günleri yayınlanan otomotiv sayfalarını incelediğimde bu gerçek daha da netleşti.

Biz gazeteciyiz.

Öyle bültenlerle, kopyala-yapıştır ile olacak iş değil.

Zaman sonra yine bir tanıtımda,

sektörün eskilerinden diyebileceğimiz biri bombayı patlattı:

“Bu hafta da doğru düzgün ‘bülten’ gelmedi.

Sayfayı nasıl yapacağız.”

“Sadece sustum.”

Evet, durumun vahameti ortada.

Markaların kurumsal iletişimleri ve PR ajansları tarafından elbette bülten mailleri gelecek.

Nihayetinde ben de gelen bültenleri haberleştiriyorum.

Sorun, bu değil.

Sorun; bültenleri detaylandırmak isteyen ya da bültendeki konuyla ilgili markanın yöneticileriyle görüşmek isteyen gazeteciye bilgi verilmemesi.

Markanın yöneticisiyle görüştürülmemesi.

Onun yerine cevap verilmek istenmesi.

Gibi bir çok etken.

Örnek:

Okuyucularımın talebi üzerine,

geçtiğimiz aylarda bir haber yaptım.

Haberi yayınlamadan önce, habere konu olan markanın PR ajansıyla irtibata geçtim.

Sorumu size değil, markanın yöneticisine soruyorum.

Dediğimde, ‘Vereceği cevap belli, benim dediğimden farklı bir söz etmez’ deme cüretinde bulundu.

Daha ne anlatayım, ne diyeyim?

Durumun vahameti ortada.

Bu ve buna benzer bir sürü hadise yaşanıyor.

Evet, bir an önce bu duruma çözüm üretilmesi gerekiyor.

Otomotiv markaları, otomotiv gazetecileri, PR ajansları ve

sektörün çatısını oluşturan Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) bu konuyu, ortak bir platformda buluşup konuşması gerekiyor.

Şimdi taşın altına elini koyma vakti.

Öyle lansmanlarda, toplantılarda 3-5 kişi bir araya gelince konuşmakla olmaz.

‘Bültenlere mahkum edilmekten’ rahatsız olan tüm otomotiv editörü arkadaşlarıma sesleniyorum:

“Bu konuyu köşelerinizde dile getirin.”