Dolar (USD)
15.9501
Euro (EUR)
17.0597
Gram Altın
949.987
BIST 100
2380.9
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE
Şok web masthead

09 Ocak 2022

Osmanlı'da esnaflar

Esnaf, toplumun orta sınıfının temel unsurlarından biridir. Şehirlerde yaşamlarını sürdüren üretip sattığı ürüne göre uzmanlaşmış refah sahibi bir sınıftır. Osmanlı esnafları ahi ahlakı ve kültürü üzere yetişirdi.

Ecdadımız hem üreticiyi ve hem de tüketiciyi koruyup gözetirdi. Halkın mağdur olmaması için esnafı Loncalar ile denetlerdi. Her esnaf bir Lonca ‘ya üye olmak zorundaydı. Loncalar rekabete karşı koymayı da amaç edinirdi. Bu esnaf sistemi kalite kontrolü ve fiyat istikrarını sağlayan, haksız rekabeti önleyen, aşırı üretim ve işsizliğin oluşmasını engelleyen bir anlayışa sahipti.

Osmanlı Devleti’nde üretici ürettiği ürünün kalitesine dikkat edecekti. Aksi halde birtakım yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını iyi bilmekteydi. Günümüzde kullanılagelen sözlerden biri de Pabucunu dama atmak tabiridir. Bu aslında üretimde kaliteyi esas tutmayan ayakkabıcı esnafına verilen cezadır.  Müşteri Ayakkabıcıdan alışveriş yapar ve bir ayakkabı alır. Kısa süre sonra ayakkabı açılmaya veya yırtılmaya başlar. Ayakkabıyı alan kişi ayakkabı dükkanının önüne gelir ve ayakkabıyı yani pabucu ayakkabıcının damına atardı. Bu, senin ürettiğin ürün kalitesiz çıktı artık seninle hiçbir alışveriş yapmayacağım anlamına gelirdi. Pabucu dama atılan esnaf kurallar gereği o pabucu damdan alamazdı. Bir başka müşteri alışveriş yapmaya geldiğinde bakardı ki bu adamın pabucu dama atılmış. Bunu gören yeni müşteri de oradan alışveriş yapmazdı. Bu o esnaf için adeta bir sabıka idi. Yani Osmanlıda esnaf kaliteli üretim yapmak zorundaydı. Devlet, esnafları sıkı denetime tabi tutardı. Hem üreticinin hem de tüketicinin menfaatine çeşitli kurallar koyardı. Misal bir yerleşim yerine 5 kasap yetiyorsa 6. açılmasına müsaade edilmezdi. Bir yerleşim yerine ne kadar dükkân gerekirse o kadar esnafın dükkân açmasına izin verilirdi. Kasaplık esnafı üzerine de kurallar bulunmaktaydı. Osmanlı’da kasaplar altı ay çalışırdı diğer altı ayda ise bahçıvanlık işi ile uğraşmak zorundaydılar. Bu kuralın sebebi kasapların insani duygularının körelmemesiydi. Bununla birlikte esnaflar satışlarında da belli kurallara tabii idi. Narh sistemi ile devlet ürünlerin fiyatlarında bir üst limit belirler esnaf bu limitin üzerine çıkamazdı. Osmanlı Devleti’nde ihtikar yapmak yani karaborsacılık, istifçilik yapmak yasaktı. Karaborsacılık yapanlar hakkında caydırıcı cezalar bulunmaktaydı.

Osmanlı’nın payitahtı yani başşehri İstanbul’da kapanlar vardı. İstanbul’da bir semte adını veren Unkapanı (Un Toptancısı) Yağ Kapanı (Yağ Toptancısı) Şeker Kapanı (Şeker Toptancısı) vb. Bununla birlikte günümüze tarihten gelen tabirlerden biri de kapanın elinde kalmak tabiridir. Buradaki kapandan kasıt toptancıydı. İstanbul’a üretimi yapılan gıda maddeleri bu kapanlara gelir. Esnaf satışını yapacağı malları bu kapanlar vasıtasıyla temin ederdi.

17. Yy da İstanbul’da 1100 çeşit esnaf mevcuttur. Robert Mantran’ın tablolarına göre İstanbul esnafı içerisinde üretim, alım satım yapan bazı esnaf grupları şunlardır; pabuççular 3400, terziler 3000, eyerciler 1084, çizmeciler 1000, meyhaneciler 1435, kokucular 2000, fırıncılar 999, kereste ve doğramacılar 1000’in üzerinde dükkanları bulunmaktadır. İstanbul esnafının çalışan kişi sayısı olarak en çok fırıncı esnafını görmekteyiz. Fırıncılar 10 bin, değirmenciler 9800, pabuççular 8000, meyhaneci şarapçı 6080, doğramacılar gemi inşaatçıları 6000, kandilciler 5500, eyerciler 5000, marangozlar 4000, koku satanlar 3000 çalışandan oluşmaktadır.

Günümüzde stokçuluk, temel tüketim maddelerine yapılan fahiş zamlar milletin büyük tepkisine yol açmakta. Bugün birçok problemde olduğu gibi bu konu üzerinde de Osmanlı arşivlerinden, tarihten yardım alınsa iyi olmaz mı? Cihanşümul Osmanlı Devleti’nin esnaf fiyat uygulamaları günümüze uyarlanamaz mı? Belki bu sayede çözüm yolu bulunmuş olur. Tarih ilmi geçmişte kalmaz bugüne ve geleceğe de yol göstericidir. Yeter ki tarihimizi iyi okuyalım, araştıralım, hakkıyla bilelim ve doğru şekilde anlatalım...

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement