Dolar (USD)
17.9331
Euro (EUR)
18.4099
Gram Altın
1039.38
BIST 100
2864.25
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

07 Temmuz 2021

Ömrünü kitaplarına adayan bilge: Ali Emîrî Efendi

Her sohbete müreccah olur sohbet-i kitâb

Yâr u habîbim oldu benim hazret-i kitâb

Alî Emîrî Efendi, 20. asrın başlarında adı kitapla birlikte anılan Osmanlı münevverlerinden birisidir. O, kendisini ve bütün olarak kâinâtı “'kitapların dünyası” üzerinden anlamış ve anlamlandırmıştır. Anlam, düşünce ve duygu dünyası arasındaki geçişler, hep kitap ve şiir aracılığıyla gerçekleşmiştir. Alî Emîrî Efendi’de şiir/kitap okuma merakı, 9 yaşlarında amcası Şâ’ban Kâmî Efendi’nin kendisine hediye ettiği Mısır basması nadir bir eserle başlamış, ilerleyen yıllarda bu merak bir tutkuya dönüşmüştür. Özellikle geçmişte Diyarbakır’da 1 milyon 40 bin ciltlik bir kütüphanenin varlığından haberdar olduktan sonra, kendisi de zengin bir kütüphane kurmanın hayali ile ömrünü kitap toplama ve “nevâdiru’l-âsâr” adını verdiği pek çok kıymetli eseri neşretmeyle geçirmiştir.

Ömrünü kitaplarına, kitaplarını da milletine adayan Alî Emîrî Efendi, belki de bugün adından çok zikredilmesini, hayatını adamış olduğu bu kitaplarına ve sahip olduğu binlerce ciltlik kütüphanesine borçludur. Şair, Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lügâti’t-Türk adlı eserini keşfetmesi ile bu ünü ikiye katlanmıştır.

Muhtar Tevfikoğlu, Alî Emîrî Efendinin kitap sevgisini şu şekilde dile getirmektedir: “Alî Emîrî Efendi için hayat, kitaptan başka bir şey değildi. Gâyet sâde yaşar, kitap almak için nafakasını bile kesmekten zevkyâb olurdu. Onun için aşk, saâdet, hayat kitaplarıydı. Hayatını ekseriya vakfettiği Millet Kütüphânesinde geçirir, dâimâ ulemâ ve fuzelâ ile ünsiyet eder, etrafına toplanan genç dimağların ülfet ve mesâisinden, kendisine gösterdikleri hürmetten son derece zevk alırdı. Yüzyılları dolduran bir büyük maceranın safhalarını kitap sayfalarında yaşadı. Üzüntülerini, kederlerini, kırgınlıklarını eski kitapların yıpranmış ciltlerinde, sararmış yapraklarında unuttu. Bir kısmı el yazması binlerce eski eser kendi gözünden bile sakınarak muhafaza ettiği sevgilileriydi. Dünyasının ufukları onlarla ağarıyor, onlarla kararıyordu. Kendisi de “Şayet bir meslek sahibi olmayı düşünseydim, şüphesiz kitapçı olurdum” Gerçekten de Alî Emîrî Efendi, nazlı bir sevgili gibi kitaba yaklaşmakta, kendisinden ödünç kitap isteyenlere karşı da temkinli davranmaktadır. Ezhârı Hakîkat adlı eserinde “Bir kitab meraklısından, nâdir bir kitabını istemek onu büyük bir felâkete uğratmaktır” der.

Alî Emîrî Efendi’nin dîvânında kitaplara olan aşkını anlatan gazellerin yanı sıra kitap ile ilgili diğer beyitler tetkik edildiğinde kitabı genel olarak şu sıfatlarla vasıflandırdığı görülmektedir: 1) Her sohbete tercih edilen 2) Koruyucu bir muska 3) Nazlı bir sevgili / yâr 4) Yeryüzü ve gökyüzü 5) Sine-i şevkinde sığınılacak yer 6) Mâzîyi keşfetme için bir dürbün 7) Büyük âlimlerin bıraktığı bir yâdigâr 8) Ömrün güzel geçmesine sebep olan yüce bir nesne 9) Nereye gidilirse gidilsin yanında bulundurulması gereken bir arkadaş 10) Feyze vesile olan bir kaynak 11) Manaları açılmamış güllerin bulunduğu bir gül bahçesi 12) Hüzünlü vicdân için bir sevinç yeri 13) Gezip dolaşma yeri / seyrangâh 14) Çeşit çeşit yazıları âdeta sümbüle benzeyen bir bahçe 15) Tükenmeyen bir servet 16) Hoş kokulu bir inci 17) Geceyi aydınlatan bir mücevher 18) Varlığı ile gurur duyulan ve kendisine ilticâ edilen bir rehber 19) Aşık olunacak en güzel sevgili 20) Birlik sırlarının saklı olduğu eser 21) Din ve dünya sermayesi

Kitap aşığı Ali Emîrî Efendi vefat etmeden önce dağınık olarak bulunan şiirlerini bir külliyat halinde neşretme arzusu içerisindeydi. Onun adeta bir vasiyet niteliğinde olan bu arzusu hacimli bir biyografi ile birlikte Türkiye Yazma Eserler Başkanlığımız tarafından neşredildi. 5 yılı aşkın bir zamandır Prof. Dr. Sadık Yazar Hocamızla titiz bir çalışmanın mahsulü olan “Ali Emîrî Dîvânı”nın editörlüğünü ise Günay Kut hocamız üstlendi. Böylece klasik Türk şiirinin son demlerini yaşadığı bir dönemde, klasik kültürü soluyarak yetişen kitap aşığı Ali Emîrî’nin şiirlerini tenkitli neşir usullerine de uyarak ortaya koymaya gayret ettik. Hayırlara vesile olsun. Ali Emîrî Efendi’nin ruhu şad olsun.