03 Ekim 2021

Ölümlerin en acısı!

Kısa adı WFP olan Dünya Gıda Programı İcra Direktörü David Beasley söylemiş: Her 5 saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor…

Yani günde 17.280 çocukaçlıktan ölüyor.

Yani haftada 120.960 çocukaç kaldığı için ölüyor.

Yani ayda 518.400 çocuk, yaniaydayarım milyonu aşkın çocuk gıda bulamadığı için ölüyor.

Yani yılda 6.311.520 çocuk (Altı Milyon Üç yüz on bir bin beş yüz yirmi) boğazından yiyecek bir gıda inmediği için ö-lü-yor.

Üstelik;

Açlık çeken insan sayısı her yıl artıyor hem de milyonlarca!

Meselâ, 2019 yılında yani bundan 2 yıl önce açlık çeken kişi sayısı 690 milyondu. 2018 yılında bu sayı 680 milyon iken 10 milyon artış kaydedildi. 2013 yılına kıyaslandığında açlık çeken insan sayısının 60 milyon arttığı görülmektedir. COVİD-19’dan dolayı bu yıl 260 milyon insan daha açlık çekecek.

Yani bir milyar insan açlık çekiyor!

Daha nasıl anlatayım, bilmiyorum!

Bizler, yani çoğu kez haklı olarak hayat pahalılığından şikâyet eden biz dar gelirli milyonlarca aile,

Bu pazar sabahı,

En az 5 çeşit ürün ile kahvaltı yaparken,

Her 5 saniyede 1 çocuk açlıktan öldü.

Biz, yaklaşık 30 dakika süren kahvaltımızı bitirdiğimizde,

Tamı tamına 360 çocuk aç kaldığı için,

Yani yiyecek bir şey bulamadıkları için öl-dü!!!

Evet,

Dünyada,

Her 5 saniyede 1 çocuk açlıktan ölüyor!

Üzüldünüz, çok üzüldünüz!

Kiminiz, bazı ihtiyaçlarını karşılayamadığı halde daha önce hayır işi yapan STK’lara maddi yardımlarda da bulundu. Allah kabul buyursun.

Ama siz, “Benelimden geleni fazlasıyla yaptım, dahane yapabilirim ki?” diyemezsiniz. Bu dünyada hiçbirimiz sorumluluktan kurtulamayız. 

Tabi ki size, aç çocukların öldüğü ülkelere elinizde tencere-tabak ile gidin demiyorum. Size, bu çocukların açlıktan ölmelerine sebep olan emperyalist devletlere karşı savaş açın da demiyorum. 

Ya ne diyorum?

Unutmayın, diyorum.

Unutmayın ki siz bu dünyada Allah’ın halifelerisiniz, yani Allah cc sizi bu dünyada kendisine halife seçti. Halifelik, ikincil olmaktır: 

İlk” Allah

İkincil olan halife, “İlk” olan Allah’ın yolundan yürüyendir. Yani ‘İlk’in yolunu takip edendir,

Yani “İlk” olan Alemlerin Rabbi nasıl merhametli ise nasıl cömert/Cevad ise nasıl Rezzak ise nasıl Kerim ise nasıl Ğaniy ise halifesi de O’na uyup (O’nun kadar değil, çünkü olunmaz, olunamaz) O’nun gibi davranmak zorundadır!

Bununla birlikte kimse size varınızı-yoğunuzu alın açlıkla kıvrananlara gönderin de demiyor, ama keşke kimse size söylemeden bunu yapabilecek yüreğe sahip olsaydınız diyorum. Siz-biz bu yüreğe sahip olmuş olsaydık o çocukların en az yüzde 10’u hayatta olacaktı.

Ama hakkınızı yemiyoruz:

Elhamdülillah!

Türkiye, ekonomik gücü baz alındığında son yıllarda muhtaç ülkelere en çok yardım eden ülke olma şerefini taşıyor. Elbette bu yardım sizin vergilerinizle, bağışlarınızla, fitre, zekât ve sair infaklarınızla oluyor. Hükumetin duyarlılığı sayesinde vergileriniz büyük hayra dönüşüyor.

Demek ki yetmiyor. Yetmiyor ki hâlâ her 5 saniyede 1 çocuk açlıktan telef oluyor.

Mesele, sen-ben meselesi değil,

Mesele, ben çok verdim, siz az verdiniz meselesi de değil.

Bu çocuklar açlıktan ölüyor ve biz: Ne yapalım? Biz üzerimize düşeni yaptık!Elimizden bundan başka ne gelir? diyemeyiz. Bu çocukları bu hale getiren güçler, bu çocukların bu halde kalmasını isteyen devletler, bu çocukların bu haline aldırmayan milletler bizden ırak değiller. 

İnsafsızdırlar, vicdansızdırlar! Kendileri dışında kimseyi düşünmeyecek kadar bencil, hissizdirler.

Olsunlar!

Açlıktan ölen çocukların ülkelerini taşan etmeselerdi nasıl yaşadıkları umurumuzda olmazdı.

Sömürdükleri ülkelerde, 5 saniyede 1 çocuğun açlıktan ölmesine sebep olan devletlerin çocukları tokluktan ölüyorlar. Obezite denilen meret yemekten, çok yemekten, çok çok fazla yemekten meydana gelen bir hastalıktır.

Ama talan ettikleri ülkelerin çocukları açlıktan ölüyor.

Başa dönüyorum:

Dünyada,

Her 5 saniyede,

1 çocuk,

Açlıktan ölüyor!

Siz ne derseniz deyin, ne söylerseniz söyleyin, ne yaparsanız yapın!

Siz de bundan sorulacaksınız!

Bu sabah kahvaltıdaki israfımızdan,

Kalan gıdaları çöpe atmaktan,

Ölçüsüz, hesapsız davranmaktan dolayı hesap vereceğiz! 

Ne kadar?

Nasıl?

Bilemem, lakin hesabın sorulduğu gün asla kayırma olmayacak!

Bundan eminim…

 
Advertisement Advertisement Advertisement