Dolar (USD)
15.9204
Euro (EUR)
16.8744
Gram Altın
942.797
BIST 100
2393.61
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

22 Aralık 2019

Noel kutlaması evla, bebek mevlidi fena!

İP’li ırkçı bir vekil var, şu Suriyeli göçmen düşmanlığı üzerinden prim elde ederek şöhret kazanma peşindeki zatı muhterem! Bir de başörtülü kadınlar ya da dindar görünümlü erkekleri acımasızca eleştiren bir vekil; evet evet, Lütfü Türkkan’dan bahsediyoruz.

Onu öncelikle bir internet fenomeni başörtülü kadının, sponsor aracılığıyla yaptığı bebek mevlidi fotoğrafının altına yazdığı “Haksız kazançla zenginleşerek lüks içinde yaşayan Protestan Müslüman dediğimiz bir kesim var ki, fikri anlamda Yahudileşmişlerdir bunlar.” Tweetinden hatırlarsınız.

Ya da bireysel intiharları kitlesel yoksulluk intiharı algısı oluşturmaya çalışması bir yana bunun için dindar/muhafazakâr camiayı israfla suçlayan paylaşımlarıyla yakından bilirsiniz.

Yanlış anlaşılmasın, takip ettiğimden falan da değil de sayfama düşen rt ve favlar aracılığıyla söz konusu fecaatleri hakkında bilgi edinmişliğim bulunur. Lütfü Bey’i bu şekilde tanıyor olsam da Dilara Türkan’ın kim olduğu, ne yaptığı hakkında malumatım bulunmazdı. Ta ki, Twitter’da TT olunca neyin nesidir diye merak edip ilgili paylaşımları gözden geçirene kadar!

Meğer Lütfü Bey’in pek bir modern görünümlü, ihtişam sever, eğlenmeden hoşlanır bir kızı varmış da bu vesileyle öğrenmiş olduk. Dilara Hanım bir instagirl müdür bilemem ama sayfasındaki storynin gösterdikleri bir fenomeni aratmayacak eğlence konseptine sahip.

***

Peşinen söyleyeyim. İsraf kavramı kişisel kazanç, ait olunan sosyo-ekonomik yapıya göre farklılık gösterebilir, özel günlerin kutlanmasına karşı değilim, insanların mutluluklarını çevreleriyle paylaşmalarını da eleştirmiyorum. İşte ünlü “ama” sözü işte burada devreye giriyor!

Ama bebek mevlidi yapan bir fenomeni -yine bir ırkçılık örneği sergileyerek- Yahudileşmeyle suçlayarak linç etme girişiminde bulunan, intiharları dindarların lüks yaşamlarına bağlayan bir adamın kızının eğlence anlayışı, tüketim tercihi işte aynı argümanlarla sınanır işte! İşi buraya getiren politik bir şahsiyetin, söyledikleriyle vurulması siyasi arenada beklenen/umulandan başka bir şey değildir!

Eğer Lütfü Bey, bu dillendirmeleri yapmamış olsaydı kimin umrunda olurdu ki kızının Noel kutlaması? Bol varaklı, ihtişamlı -dindar/muhafazakâr camia yaptığında görgüsüzlük/Doğululuk/estetik yoksunluğuyla suçlandığı- konsepti kullanarak yaptığı Noel kutlaması ile kim ilgilenirdi?

Ya da trans dansöz getirerek oynatıp eğlenmesi kimin/kimlerin dikkatini çeker, Twitter’da TT olur ya da güzel sunumlu ikramlıklar sayfalarımızı işgal eder miydi?

***

Neydi şu güzel söz: “Cam evde oturanlar başkasının evine taş atmamalı!” idi değil mi; sanırım bu durumları özetleyen güzel bir vecize!

Yoksa elin zengininin züğürdün çenesini yorması meselesi ne düne aitti ne de sadece bugünün mesesi olacaktı. Kendisine/camiasına her türlü eğlenceyi, harcamayı, lüksü yakıştırıp öteki olan siyasi rakiplere bunun üzerinden saldırmak ancak kötü bir siyaset nesnesi olabilirdi; zararı da diğerlerinden önce bunu bir tarz, üslup olarak kullananlara gelirdi de anlamak biraz zaman alırdı!

 

 

 

 
Advertisement Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement