Dolar (USD)
17.9274
Euro (EUR)
18.2632
Gram Altın
1023.093
BIST 100
2913.3
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

16 Aralık 2016

Mesele çok ciddi!

Yaptığı özel haberlerle okurlarımızın da yakından tanıdığı Haber Merkezimizden İsmail Zelvi, Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Bölgeden anlık haberler alınca da hemen benimle paylaşıyor. Geçen hafta de heyecanla yanıma gelerek "Esed rejimi Palmira'yı, içinde bir sürü silah ve mühimmatla tekrar DEAŞ'a verip geri çekilmiş" dedi.

Açıkçası şaşırdım. Acaba yanlış bilgi mi diye aklımdan bile geçirdim.

Çünkü bu haber üzerine iki yıl öncesini hatırladım. Bilindiği gibi DEAŞ 2015'te, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde olan Palmira (Tedmur) şehrini ele geçirerek kentteki tüm tarihi eserleri balyozlarla parçalamış ve bu görüntüler dünyaya servis edilmişti.

Rusya'nın Suriye'de sahaya inmesiyle birlikte de Palmira, yine dünya gündemine girdi fakat bu kez bir Rusya-Esed PR çalışması olarak.

Suriye ordusu şehrin tamamen ellerinde olduğunu açıkladı. Sonra da tüm dünya medyasına Palmira'da antik sütunlar arasında Rus Flarmoni Orkestrası'nın konser görüntüleri verildi.

Tam bir imaj çalışması. DEAŞ'lı barbarların yok ettiği tarihi mekanda, 'sanatsever' Ruslar ve Esed rejimi tarafından eşsiz bir müzik ziyafeti veriliyordu(!)

***

TEHLİKE 1!

Peki Suriye rejimi Palmira'yı (Tedmur) DEAŞ'a ne şekilde ve niçin terk etti? Suriyeli muhalifler, kentin tamamen bilinçli şekilde DEAŞ'a içindeki 'sürprizlerle' hediye edildiğini söylüyor.

Esed'in tek kurşun atmadan DEAŞ'a terk ettiği Palmira'da unuttuğu(!) sürpriz hediyeler ise şunlar; Anti tank roketleri, uçaksavarlar ve roketatarlar! Yani, Esed rejimi, imha etmeden, bozmadan bu silahları DEAŞ'a bırakarak resmen DEAŞ'ı ağır silahlarla donatıyor. Acaba kime karşı?

Unutmayalım! Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Türk ordusu El Bab'a kadar ilerlemiş ve halen orada operasyon yürütüyor. Sahadaki Özgür Suriye Ordusu güçlerine, askerden daha çok tank ve uçaklarla havadan ve karadan destek veriyoruz. DEAŞ'a verilen ne? Anti tank ve uçaksavar silahları!

***

TEHLİKE 2!

İkinci tehlike ise Ukrayna ve Suriye bataklarını hazırlayan, Suriye'de yüzbinlerce insanın katledilmesini sağlayan ABD Başkanı Obama'nın giderayak yaptıkları. Ani bir kararla, Suriye PKK'sına daha yüksek miktarda silahlar veren kararnameyi yürürlüğe koydu.

ABD ordusu, önceki gün de sınırımızdaki Aynel Arab'taki PKK-PYD güçlerine tonlarca silah indirdi. Neredeki PKK teröristlerine? Cevap: SINIRIMIZDAKİ!

Anlayacağınız, DEAŞ'ın ardından PKK da TSK'nın tank ve uçaklarına karşı silahlandırıldı.

***

TEHLİKE 3!

Bundan tam on yıl önceye gidelim. 2006 yılı aralık ayında ABD'de Hudson Enstitüsü'nde Program Direktörü olan Zeyno Baran, Newsweek Dergisi'nde bir yazı yazdı. Baran yazısında, Türkiye'de askeri darbe yapılması şansının "yüzde 50-50" olduğunu söyledi. Dikkat edin, "Şansının!"

Bundan birkaç ay sonra da İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin Türkçe servisi ilginç bir haber yayımladı. Buna göre, Washington'da faaliyet gösteren Hudson Enstitüsü, 13 Haziran 2007'de Türk subaylarının da katıldığı bir toplantı ile Türkiye üzerine bir "Felaket senaryosu"nu masaya yatırdı.

Türkiye üzerine yapılan senaryoya göre, Anayasa Mahkemesi Başkanı'na suikast düzenleniyor ve öldürülüyor. Daha sonra İstanbul Beyoğlu'nda çok büyük bir patlama oluyor ve saldırıda 50 kişi ölüyor. Olayın sorumluluğunu da PKK üstleniyor. Bunun üzerine 50 bin kişilik Türk birliği, Kuzey Irak'a giriyor.

Sanki senaryo, adım adım işliyor değil mi?

***

Zeyno Baran'ın yüzde 50 şans(!) verdiği darbe girişimi, 15 Temmuz'da FETÖ'cü hainler eliyle gerçekleştirildi. Ancak darbe hamdolsun, milletin çelik iradesiyle püskürtüldü.

Senaryodaki suikastlar ve toplumsal olayları, HDP ve PKK'nın Kobani bahaneli 6-7 Ekim olayları, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın DHKP-C'li teröristlerce şehit edilmesi ve PKK'nın çukur eylemleri olarak okuyabiliriz.

Senaryodaki "Beyoğlu'nda 50 kişinin öldürüldüğü ve PKK'nın üstlendiği saldırıyı" ise neredeyse birebir yaşadık.

Geçen hafta Beyoğlu'nun hemen yanı başında Beşiktaş'ta 44 canımızı şehit eden saldırıyı PKK üstlendi.

Türk askeri de şu anda Irak Başika'da bulunuyor ve Suriye'de Fırat Kalkanı Harekatı'nı yürütüyor.

***

Çok çok çok ciddi olmamız, birliğimiz ve kardeşliğimizi yükseltmemiz, senaryoların yeni kademelerine göre hazır olmamız gerekiyor. En çok da toplumsal birlikteliğe ihtiyacımız var.

Cumhurbaşkanı ve Başkomutan Erdoğan'ın "Milli seferberlik ilan ediyorum" sözlerini yabana atmayalımu2026