Dolar (USD)
17.9524
Euro (EUR)
18.2775
Gram Altın
1023.76
BIST 100
2913.3
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

15 Mart 2022

Mehmet Akif Ersoy'un kişiliği

Zamana kazınmış İstiklal Marşı’nın yazarı merhum Mehmet Akif Ersoy’u biraz daha yakından tanıyalım.

İslam’ın has yapısı Mehmet Akif Ersoy’un ruhunu kaplamıştı. Bu yüzden İslam onun bütün hareketlerinin ve yaşayışının temeli olmuştu. Taklidi sevmez, doğru bildiğini sadece söyleyen değil, aynı zamanda yapmaya çalışan, özüyle sözü biri olan cemiyet adamıydı.

Bir kere bir şeye azmetti mi artık onu yapmak onun için mesele değildi. Gösterişi hiç sevmezdi. Sırası gelmeyince ilmini bile belli etmezdi. Dostluğuna hakkıyla güvenilirdi. O’na göre vefasızlık en büyük namertlik idi. Yalnız insanlara karşı değil, Allah’ına, Peygamberine, milletine, vatanına da vefalı idi.

Ümitsizlik, korku nedir bilmezdi. Her zaman soğukkanlılığını muhafaza ederdi. Hayatı boyunca kimseye karşı alçaklık göstermedi. Şeref ve haysiyetini rencide edecek bir söze, bir muameleye, hatta bir bakışa bile tahammül edemezdi. Şeref ve haysiyetine hayatı boyunca hiçbir toz kondurmamıştır.

Mert olduğu gibi acze düşmüş birinden intikam almayı mertliğe aykırı görürdü. Bütün insanların maddi ve manevi iyiliğini ister, arkadaşlarını iyi bir halde görmekten zevk alırdı. Verdiği sözü kesinlikle yerine getirir, ölüm yahut ona yakın bir mazeret ona engel olabilirdi. Sözünü tutmayanlara insan nazarıyla bakmazdı.

Hiç kimse ömründe onun bir kere yalan söylediğine şahit olmamıştır. Yalan söyleyenlere de çok kızardı. Ona fazilet ve kudretinden bahsettiğinizde kızarır, yüzünü başka yöne çevirirdi. Hayatın ıstıraplarına gülümserdi. Minnet yükünün en ağır yük olduğuna inanırdı. Fenalığa karşılık iyilikle muamele ederdi.

Nüfuzlulara haksız yere boyun eğmez, haksızlığa tahammül etmezdi. Kızınca yüzü korkunç bir heybet alırdı. Gerek istibdad devrinde gerek meşrutiyet senelerinde açlığa rıza gösterdi, kimseye eyvallah etmedi. Millet sıkıntı içinde iken zevk ve safahat içindekilere müthiş hasım kesilirdi.

Dostluklara pahalı bir mal gibi kıymet biçer, kaybetmemek için üstüne titrerdi. Dostu için canını verirdi. Sevdiğini tam severdi. Ruhunun ısınmadığı adamlara hiç alaka göstermezdi. Sohbeti doyumsuz ve candandı.

Yalnız kalıp düşünmeyi severdi. Şehrin şaşaasından sıkılır, daima uzak durmaya çalışırdı. Dergâh gibi yerleri tercih ederdi. Tabiatla baş başa kalmayı severdi.

Fıkra ile cevap vermeyi sever, sevdiği meclislerde neşeli olur, kalabalıkta sessizliği tercih eder, çatmaları müdafaa vaziyetinde idi.

Derslerine önem verirdi. Bildiğini iyi bilir, bilmediğinde ısrar etmezdi. Hafızası kuvvetli idi. Ezberlediği şiirler on bin beyitten aşağı değildi.

İşinin ehli olan kabiliyetlileri ve fazileti candan severdi. Kudret ve kabiliyet gördüklerini millete hizmet yolunda çalışmaya teşvik ederdi. Eskiye kayıtsız ve şartsız bağlı değil, yeniye de körü körüne taraftar olmazdı.

Cehlin düşmanı hem şair hem alimdi. Gençliğe ve istikbale önem verirdi. Sapık şuara, üdeba ve muharrirlere düşman idi.

Sadece din konusunda müsamahakâr değildi. Ney üflerdi. Birçok şarkı, beste ve ilahiler ezberinde idi.

Mevlidi çok severdi. Güzel sese hayrandı. Kimsenin hususiyetine karışmaz, kendi olmayanlara kızar, ikiyüzlülere garezdi. Vitrin adam değildi. Sadece şiiriyle değil, kişiliğiyle de gönlümüzde yer etti.

Mekânı cennet olsun.