Dolar (USD)
15.8166
Euro (EUR)
16.7071
Gram Altın
925.586
BIST 100
2397.03
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

31 Ekim 2020

Mâşuğun doğumu…

Şeref, izzet, haysiyet ve güzelliğe dair her ne varsa hepsinin kemâle erdiği gündür bugün. Sevdanın kendine yamaç bulduğu, sevdanın kendine amaç bulduğu gündür bugün. Aşk denen davanın, gönül denen mabette filiz filiz desenlendiği gündür bugün. Zatı âlâ-i münevverimizin nurani siretinin surette varlık bulduğu gündür bugün. Volkanlara dönüşen yüreklerimizin, semanın sonsuzluğunun, arşın enginliğinin, arzın derinliğinin isminin güzelliğiyle nişanlandığı gündür bugün…Senin doğumun…

 

Sana yüreğimi açmak istiyorum. Dünyayla incinen kalbim, senle dirilsin istiyorum. Kalbimdeki bütün mâbetler, isminin zikriyle yankılansın, yankılansın varoluş, varlığının varlığında varım, varlığımı yoluna nişanlıyorum. Anam babam senin yoluna feda olsun dediğim gün anladım, ben bir tek seni istiyorum, sende bütün varlığı görüyor, varlığının aşkıyla mest olduğumu biliyor, kendimden kendime bildiriyorum…

 

Ya sevgili, içinde bulunduğumuz sürgün, üstü örtülmüş metruk hayatlar, sana kavuşma, sana ulaşma ümidi olmasaydı, bu hâl çekilir hâl değildi. Yalnızlığımız, kendimizi terkedişimiz ne yaman imtihandır. Senden başka her yerin gurbet oluşu en büyük saadetimiz. Seni bilmek, sana meyletmek, senli olmak, sende olmak ne tarifsiz bir ikram…

 

Ya Muhammed Mustafa, seninle mana yüklüyorum faniliğimizin fukaralığına, ayakta kalışımızın mucizesidir senli bir hayatın reçetesi, gündüzü ve gecesi, önsözü ve ilk hecesi sen olan bir yaşamın inkılabına tanıklık etmenin bahtiyarlığı yeşeriyor gönlümün bütün nakaratlarında. Ey hikmetleriyle kalbimize hükmeden hükümet, ey sevdasında toplanan amaç yüklü kalabalıkların kahramanı, ey meşalesinin gölgesinde aydınlandığımız sonsuz parıltı, ey deryalarında saklı müjdelerin baharı, ey ataletimize dokunan mucizevi nur, ey korkularımıza Hamza’lı cüret yükleyen mübarek sancağın aziz kumandanı, ey durmadan kalbimize kan pompalayan hikmetler ummanının sahibinin sevgilisi. Ey susuzluğumuzun iftarı, ey aşkımızın iftiharı, ey cehalat duraklarımıza ilim olan bilgeliğin miracı, ey  sonsuz saadetimizin bereketinin mirası, ey sevgililer sevgilisi Ya Muhammed Mustafa…

 

Ya Muhammed Mustafa, sen kadife bakışlarında neşe topladığımız sevgili, sen aşk denen dergahın tek vekili, esenliğin tarifi senin yollarında, sana meylimiz sonsuzluk bilincinin terazisinde ancak ölçüle. Sensin, yâr sensin, yaramıza yârensin, yaralı yerlerimizin yardımında bir tek diyar sensin. Sensin ya Muhammed Mustafa…

 

Efendim, gözyaşımızın hüznünde sen varsın, hüsnüne muhtacız. Çağ hasta, çağ yaralı, ahlakına muhtacız. İnsan ve insanlık hiç olmadığı kadar yek diğerine yabancı, bu ne yaman acı, sensin varlığın tek ilacı, mutlak ihtiyacı…

 

Ya Resulallah, bir tek seninle şaha kalkacak bir diriliş biliyoruz, bildirdiğindendir. Senli bir devrime gebe olan bir huzur özlüyoruz, gözlettiğindendir. Evren, senin hasretinle kavrulan bir doğum sancısında, doğumun, amelinle amellenişimizdir. Öğrendiklerinden, öğrettiklerinden ibaret bir dünya biliyorum, hüsnünün hatrına halk edilen-yaradılan bir yaratılış biliyorum, her şey yaratandandır, yaratanın senin habiballah kılışındandır…

Ya Muhammed Mustafa… Doğumun, bugün mübarek doğumun…

 

 

 

 

 

 
Advertisement Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement