13 Ekim 2021

Macron konuştukça Fransa daha da batıyor

Fransa Devlet Başkanı Macron’un, 2 Ekim’de Fransız medyasında yer alan Cezayir’e yönelik aşağılayıcı ifadeleri infiale yol açtı. Macron, Cezayir’in resmi tarihinin gerçeklere dayanmadan yeniden yazıldığını iddia ederek, bu resmi tarihin Fransa’ya düşmanlık üzerine inşa edildiğini  öne sürmüştü.

 

Macron, Fransa’nın Cezayir’de yaklaşık 5 milyon insan katlettiğini bilmiyor mu? 1960’larda Fransa, Cezayir’in Sahra Çölü’nde 17 atom bombası denemeleri yapmış ve bunun sonucunda bölgede yaşayan on binlerce Cezayirli çeşitli hastalıklara yakalanmış, çocuklar özürlü doğmuştu.

 

Fransa hükümeti hâlâ nükleer denemelerini tam olarak nerelerde yaptığını gösteren haritaları Cezayir hükümetine teslim etmiş değildir. Aynı şekilde Cezayir’in doğu sınırı boyunca döşediği mayınların haritasını da resmen paylaşmadı.

 

Macron ’un bizzat kendisi 2017’de Fransa Cumhurbaşkanlığı kampanyası sırasında Cezayir’e gitmişti. O sırada verdiği bir mülakatta: ‘’Sömürgecilik insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur’’ itirafında bulunmuştu.

 

Ancak aradan daha bir yıl geçmeden bu defa Fransa Cumhurbaşkanı olarak Cezayir’e gidip, koruma ekibi eşliğinde sokaklarda poz verirken bir genç kendisine, “Fransa sömürgeci geçmişiyle hesaplaşmak zorunda” demişti. Macron, daha bir kaç ay önce kendi açıklamasına aykırı olarak, “Siz sömürgeciliği yaşamadınız ki!” karşılığını vermişti.

 

Cezayir halkına bütün bu acıları yaşatmış bir ülkenin Devlet Başkanı Macron bu defa: ‘’Fransa’nın sömürgesi olmadan önce Cezayir ulusu var mıydı?’’ dedi. Bu ifadeyle hem Cezayir’i sömürgeleştirdiğini itiraf etmiş oldu hem de onurlu Cezayir halkını yok sayarak haddini aştı.

 

Nitekim Cezayir Cumhurbaşkanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, Macron’un ifadelerini, “Fransız sömürgeciliğine karşı direnen 5 milyondan fazla ŞEHİDİN anısına yönelik kabul edilemez bir hakarettir” diyerek kınamıştı.

 

Dikkat! Naziler’in katlettiği Yahudi sayısı 6 milyondu. Cezayir halkının her bir ferdi, Fransızların işlediği vahşette ya doğrudan muhatap olmuş ya da bir bağı olmuştur. Bu bağın yarattığı ortak duygu, Fransızlar tarafından zulme uğramış olma duygusudur.

 

Bu duygu düşman olarak gördüğü sömürgecilere karşı kendine özgü bir öfke taşır. Sömürgeciler sert ya da yumuşak, itici ya da sempatik, radikal ya da ılımlı davranabilir. Ancak bu davranışların ardında değişmeyen bir art niyet, açık ya da sinsi bir plân hep olmuştur. Ancak sömürgecilerin gözden kaçırdıkları bir husus var: İnsanlığa karşı işlenen suçlar sadece tarih kitaplarının sayfalarında kalmıyor.

 

Fransa, Afrika kıtasında hâlâ bir güvenlik, ekonomik ve kültürel liderlik hayali kuran eski sömürgeci bir ülkedir. Cezayir halkının geçmişini yok sayan Macron, bölgede bir gelecek kurabilir mi? Fransız ihtilalinden sonra tarihinde bu kadar çapsız başka bir Devlet Başkanları oldu mu? Gerçekten bilmiyorum.

 

Hiçbir millete karşı bir ön yargımız kesinlikle yoktur ama Fransa, tarih boyunca hep ihanet etmiştir. Örneğin İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sı Fransa’yı işgal edince Fransa Cezayirlilere: “Gençlerinizi Avrupa’ya savaşmaya gönderirseniz bunun karşılığında Cezayir’e bağımsızlık vereceğiz” demişti. Cezayir halkı Fransa’nın Nazi işgalinden kurtulmasıyla kendilerinin de özgürlüğüne kavuşacağına inanmıştı.

 

Almanya yenilince Avrupa’da olduğu gibi Cezayir’de de sevinçle karşılanmıştı. Cezayirliler Fransa’nın kendilerine verdiği sözü hatırlatmak için yürüyüşler düzenlemiş ama Fransızlar bir hafta içinde 45 bin Cezayirliyi şehit ederek insanlık tarihinin en ağır ihanetlerinden birine imza atmıştı.

 

Macron, konuştukça, Fransa’nın işlemiş olduğu bütün bu cinayetler tekrar hatırlanıyor. Ancak iş sadece hatırlanmakla kalmıyor: Macron konuştukça Fransa Batıyor.

 

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement