Dolar (USD)
15.9068
Euro (EUR)
16.8611
Gram Altın
939.986
BIST 100
2393.61
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

02 Ağustos 2016

Liyakat

Allah Resu00fblü, Mekke'yi fethedince, ilk olarak Kabe'nin kapısında durup:

"Ey insanlar! Kabe'ye ait hizmetler ile zemzem suyunu dağıtma hizmeti dışında kalan Mekke şehriyle ilgili ne kadar makam, kurum varsa, alınan vergiler her neyse, hepsini kaldırıp iptal ettim" buyurdu.

Sikaye adı verilen hacılara zemzem suyunu dağıtma memurluğunu, Abdülmuttalib oğulları yürütüyordu. Mekke fethedildiği sırada da bu görev, Peygamberimizin amcası Hz. Abbas'ın sorumluluğu altındaydı..

Haciplik denilen Kabe anahtarlarını tasu0327ıma ve onarımını yapma hizmetleri ise, Abdüddar kabilesinden Ebu Talha'nın oğulları üzerinde bulunuyordu. Kabe-i Muazzama'nın anahtarı da, bu sülaleye mensup Osman bin Talha bin Ebi Talha'da idi.

Allah Resu00fblü, Osman'dan Kabe'nin anahtarını istedi. O da evinden getirip Allah Resu00fblüne verdi.

Allah Resu00fblü, mübarek anahtarı alıp Kabe'yi bizzat açtı ve içeri girdi. Iu0307çerdeki bütün resimleri, putları kırıp attı. Kabe'nin içini tertemiz hale getirdi.

Hz. Abbas, haciplik hizmetinin zemzem dağıtma hizmetiyle birlesu0327tirilip bu görevin Abdülmuttalip oğullarına verilmesi teklifinde bulundu.

Hz. Ali, haciplik hizmetinin Ehl-i Beyte tahsis edilmesini istedi.

Osman bin Talha ise, atalarına ait, yıllardır liyakatla yürüttüğü bu hizmetin, elinden alınacagu0306ı endişesi içinde, büyük üzüntü çekiyordu.

O sırada Cebrail (a.s.) geldi ve Allah'tan Kabe hizmeti görevini, eskiden olduğu gibi, yine Ebu Talha oğullarına bırakması emrini getirdi.

Allah Resu00fblü, bu emir üzerine Osman bin Talha'yı yanına çağırdı ve Kabe'nin anahtarını kendisine teslim etti.

Efendimizin bu davranışı, İslam'da tecrübeye ve liyakata büyük önem verildiğini gösteriyordu. Ve Efendimize böyle davranmayı, Kur'an emretmişti.

Allah Resu00fblü, Osman bin Talha'ya Kabe anahtarlarını teslim ederken, Osman bin Talha ile aralarında, Osman henüz iman etmeden önce geçen bir konuşmayı hatırlattı.

Hicretten önceydi. Allah Resu00fblü, bir gün Kabe'nin içine girmek istemişti. Ancak Kabe'nin anahtarlarını elinde bulunduran Osman, O'na izin vermemişti. Ayrıca Efendimizi incitecek bazı sözler de sarfetmisu0327ti.

Allah Resu00fblü, Allah'ın ona geleceği göstermesiyle, Osman bin Talha'ya:

"Ey Osman! Bir gün gelecek Kabe'nin bu anahtarları benim elime geçecek ve sen bu anahtarları diledigu0306ime verdigu0306imi göreceksin" buyurmusu0327tu.

Osman bin Talha, o gün küfrün verdigu0306i taassupla, Efendimize:

"O zaman desene Kureysu0327'ten eser kalmaz. Su0327erefini yitirmisu0327, zillete düsu0327müsu0327 olur" dedi. Allah Resu00fblü ona:

"Hayır, asıl o zaman Kureysu0327 gerçek güç ve su0327erefe kavusu0327musu0327 olur" buyurdu.

Allah Resu00fblünün Osman'a haber verdigu0306i gün, isu0327te bu gündü. Kabe'nin anahtarları Allah Resu00fblünün elindeydi. Ve o, bu anahtarları, Allah'ın emriyle, yeniden, bu konuda tecrübeli, liyakatli ve ehliyetli buldugu0306u Osman bin Talha'ya veriyordu.

Osman bin Talha, o gün Allah Resu00fblüne karsu0327ı sergiledigu0306i densizlikten mahcup olarak,

"Evet, bir kere daha su0327ahitlik ederim ki, sen Allah'ın Resu00fblüsün" diyerek Efendimizi tasdik etti.

Osman bin Talha'nın vefatında, Kabe'nin anahtarı, onun amcaogu0306lu olan Su0327eybe bin Osman bin Ebi Talha'ya geçti. Ondan da çocuklarına ve torunlarına kaldı.

 
Advertisement Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement