Dolar (USD)
17.9532
Euro (EUR)
18.3136
Gram Altın
1030.73
BIST 100
2795.06
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

03 Mart 2021

Libya'da sabit zemin

Zemin kaydı kayacak diye panik yaratmaya çalışanlara söylemek lazım.

Hangi zemin ne zaman kayacak Libya’da?

Yoksa kaymasını isteyenler mi var aramızda?

Libya’nın başkenti Trablus’un Cenzur bölgesinde konvoyuyla ilerlerken suikast girişimine uğrayan Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa’ olayı Türkiye’de farklı yankılandı.

Başağa’ya bir şey olursa Libya’da artık tutunamayız diye düşünenler var.

Libya’da Başağa ve Devlet Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac merkezli ilişki, Türkiye karşıtı cephenin işine geliyor.

Onlar, es-Serac ve Başağa olmazsa Türkiye Libya’dan pılını pırtısını toplayıp çıkıp gidecek havasını estirmeye çalışıyorlar hep.

Bunda da nispeten başarılı olduklarını söylersek yanılmış olmayız.

Peki, işin aslı öyle midir?

Es-Sarac Libya siyaset sahnesinden çekiliyor ve Fethi Başağa Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılan son seçimlerinde Libya’da doğu bölgesinin en güçlü figürlerinden Akile Salih ile ittifak yapmasına rağmen seçimi kaybetti.

Fethi Başağa’yı destekleyen Adalet ve İnşa partisi Libya’nın en geniş tabanlı partisi değil.

Başağa’nın arkasında duran Mısrata Tugayları da Libya’nın meşru hükümetini savunan silahlı guruplardan sadece birisidir.

Oysa ülkenin en geniş tabanlı siyasi hareketi, 50’yi aşkın siyasi oluşumu, yüzlerce sivil toplum kuruluşunu ve halkın farklı kesimlerinden gelen yaklaşık 300 bağımsız figürü içinde barındıran Libya Ulusal Güçler İttifakıdır

İç savaş sonrasında ilk demokratik seçim tecrübesi Libya’da sahaya kimlerin hâkim olduğu konusunda çok açık fikir vermiştir.

2012 Libya Genel Ulusal Kongresi seçimlerinde anayasayı ve hükûmeti kuracak kurucu meclis için yapılan seçimlerde 3,5 milyon seçmen oy kullandı ve seçimi %48 ile Muhammet Cibril başkanlığındaki Libya Ulusal Güçler ittifakı kazandı.

Ulusal ittifak 200 sandalyeli kurucu mecliste, siyasi partilere ayrılan 80 sandalyelik kontenjanın 39'unun sahibi oldu.

Türkiye’nin Libya’daki referansı olarak sunulmak istenen ve Fethi Başağa’yı destekleyen Hürriyet ve İnşa Partisi ise seçimlerde yüzde 10.27 oy alarak ancak ikinci parti oldu ve 80 sandalyeden sadece 17’sini alabildi.

Adalet ve İnşa Partisi, Libya demokrasi arenasında hep yer alacaktır fakat en büyük parti olma şansı çok azdır.

Cenevre’deki seçimlerde yıldızı parlayan yeni siyasi aktörler de var ki, bunların kararlaştırılan 24 Aralık 2021 genel seçimlerinde ağırlıklarını göstermeleri kuvvetle muhtemeldir.

Cenevre seçimlerinde sunduğu liste üçüncü sırada çıkan sürpriz bir ismi vardı.

Muhammet el Muntasar.

İlk elemede ikinci sırada çıkan Abdulhamit Dibeybe lehine çekildiği söylendi.

Bir anlamda Dibeybe’yi iktidara taşıyan isim oldu.

Kurallar gereği Dibeybe genel seçimlere katılamayacak.

Bu da şu demektir.

O da genel seçimlerde Muhammet el Muntasar’ı destekleyecek.

Mevcutları ve sürprizleriyle Libya’da Türkiye’nin önünde geniş bir yelpaze var.

Askeri açıdan bakıldığında da durum daha farklı değil.

Libya’nın tanınan meşru hükümeti UMH’ye bağlı Libya Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri yanın da bir de; Sıprata Başkanlık Muhafızları, Devrimci Tugayları, Petrol Tesisleri Muhafızları, Trablus Koruma Gücü ve Misrata Üçüncü Gücü gibi guruplar var ki Başağa’ya bağlı grup bunların yanında devede kulak gibidir.

Libya’da sadece es-Sarac ve Fethi Başağa ikilemi içine sıkışıp kalmak Libya’da Türkiye’yi aşamalı olarak denklem dışına iter, zemini kayganlaştırır.

Başağa’yı Libya’da Türkiye ile özdeşleştirmek, Türkiye’nin olmazsa olmazı gibi sunmak Türkiye’nin Libya’da en büyük handikabı olur.

Bu havayı estirenlere fırsat vermemek Türkiye’nin Libya’daki ana kuralı olmalıdır.

Türkiye askeri desteğini Libyalıların tümüne sundu, Trablus’u işgale gelen Hafter’in kara kıskacından sadece bir kısmını değil, Libya’nın tüm kesimlerini kurtardı.

Libya’nın her kesiminden Ankara’ya heyetlerin geldiğini, yakın diyalogların olduğunu, Libya ile ilgili yetkililerin bu konuda çok yoğun mesailer harcadığını biliyoruz.

Cenevre’de seçilmiş Başbakan Abulhamit Dibeybe hükümet listesini oluşturmaya çalışıyor.

Libya’dan gelen haberlere göre Dışişleri, İçişleri ve Savunma Bakanlığına atanacak isimler üzerinde derin anlaşmazlıklar var.

Fethi Başağa ismi İçişleri bakanlığına önerilen isimler arasında en şanslısı.

Düzenlenen suikast girişimi, Türkiye’ye yakın isimleri önlemeye çalışanların perde arkasında bir işler çevirdiğini gösteriyor.

Anlaşılan o ki Libya mesaisinde daha geniş ilişkilere, daha uzman ekiplere ihtiyacımız var.