Kızılay Web
Dolar (USD)
16.7832
Euro (EUR)
17.4971
Gram Altın
976.05
BIST 100
2443.77
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

05 May 2022

Kendi kıyametini durdur

Eskiden insan; her hanenin çocuğunu, her evin baş köşesindeki ihtiyarı kendi çocuğu ve büyüğü görür, sever ve sayardı. İnsanın ve onun hizmetine amade olan tüm tabiatın sevgiden dolayı yaratıldığını bilir, onların kendisine olan faydasını bizzat yaşar ve ne çiçeği ne de yaprağı gereksiz koparırdı. Bunları yaparken de insanın kendi özünün sevgi olduğunu ve sevgi olmadan sırattan asla geçemeyeceğini bilerek yaşardı.

Bilirdi ki insan sevgiden yaratılmış ve kendi kıyametini durdurmak da felaha ermek de ancak sevgi ile olurdu. Sevmenin ve sevilmenin en muhteşem duygu olmasını, insan, tabiat ve yaratıcı arasındaki bağın tamamen sevgi ile başladığını asla hafifsemezdi. İman etmişleri sevmedikçe güvenilir (mümin) bile olunamayacağını, güvenilir (mümin) olmadıkça da cennet yüzü asla görülemeyeceğini hiç unutmazdı.

Köylerin kente, kentlerin de kocaman kentlere döndüğü bu çağda insan, dertlerini ve sorunlarını çözmek için çevresinden yardım alamaz oldu ve yalnızlaştı. Koca kentlerde selam veren ve verilen her insanın mutlaka birbirine emanet olduğu unutulunca tüm dert ve sıkıntıları kendisinin çözmeye çalışması ile insanları bir arada tutan dayanışma-imece son buldu. Bu birbirine emanet oluş ve dayanışma terk edilince öncesinde hayatın tüm zorluklarını beraber göğüslemiş ve birlik içerisinde olan insanlar, çoğalan kalabalıkların içerisinde bir başına, dert ve sorunlarını çözememiş, bir çaresiz olarak kaldı.

İnsanın dert ve sorunları çözülmedikçe ve insanların birbirine karşı duyarsız kalışları arttıkça sevginin yerini nefret aldı. Nefret, duyguların en acımasız, en yıkıcı olanıdır. Bir yerde cinayet varsa terör varsa tetikleyicisi, mutlaka nefret duygusudur. Yeryüzünde nefret eden insandan daha tehlikelisi daha vahşisi yoktur. Ne vicdan ne din iman ne de merhamet tanır. En canavar hislerle her tür cinayeti işler. Kafasına koyduğu her tür katliamı yapar. Eline aldığı silahla çocuk da öldürür, molotofla otobüs de yakar, üzerindeki bombayı patlatıp insanları da paramparça eder.

Nefret aşırı yıkım yüklü bir duygudur. Terbiye edilmemiş nefslerde yuva kurar. Oralarda yedirilir, içirilir ve büyütülür. Terbiye edilmemiş nefslerin her özelliği gibi kalıcı değil geçicidir. Sonu, bir gün mutlaka gelecektir. Ama sevgi öyle geçici ve sonlu bir duygu değil kalıcı ve daimidir. Daima da faydalıdır.

Dünü ve bugünü cehenneme çeviren, yarını da cehenneme çevirecek olan ve insanlara kıyameti yaşatacak olan nefret yüklü insanlardır. Sevgiden mahrum kalmış ve böylece ahlakını kaybetmiş insanlar, nefret kazanlarının altına odun taşıyıp dünya cehennemini daha hararetli, daha şiddetli yapacaklardır. Kötülerin çok olduğu ve çirkin işlerin bollaştığı böyle bir devirde iblisi bile aratmayan pek çok insan, nefret tohumu ekerek kendi cehennemlerini her yere yayacaklar, başkalarının yeryüzü cennetlerini cehenneme çevireceklerdir.

Dertleri çözümsüz yaratmayan Allah, nefretin de çaresini sevgi olarak yaratmıştır. Bu derdin çözümü sevgidedir, adalettedir. İnsan, her insanı emanet, her sorunu çözülür görüp sevgiden şaşmaz, güzel ahlakı yaşarsa kendi sorunlarını da başkalarının sorunlarını da elbette çözecek ve önce kendi kıyametini durduracaktır. Yeter ki sevgisiyle insanların gönlüne girsin. Yeryüzünün en verimli alanı, yüreklerdir, gönüllerdir. Mümbittir ve daima kazandırır.

Yürekleri kazanamayan, gönüllere giremeyen her insan, her zihniyet, her inanç insanlığın en zararlılarıdır. Yüreklere nefret eken, gönülleri kıran her insan, her zihniyet ve her inanç sadece barış ve selametin yıkıcısıdinamitlerdir. İnsanlık ve dünya ancak sevgi ile sevgi medeniyeti ile bu zararlılardan kurtulur.

 
TDV sağ
Advertisement Advertisement