Milat Web

09 Haziran 2017

Katar katar silahlar!

En sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim ki yazının 'ana fikri' anlaşılsın. ABD ve silah endüstrisinin diğer büyük oyuncularına hep "savaş" lazımdır. Çünkü sattıkları bu kadar silah, eğer bir savaş olmazsa paslanır, çürür. Ve yarın yenisini satamazlar.

Katar'a yönelik belki de tarihin en girift, en kaotik ve en alçak çökertme planını duyduğumuz anda hepimizin aklına ABD'nin Suudi Arabistan'a 350 milyar doların üzerinde silah satışını öngören anlaşması geldi. Doğru ya Körfez'i silah deposu haline getiren savaş baronları bu silahlar için "test alanları" da açmak zorundaydıu2026

***

-Saçma diyorum çünkü daha düne kadar İran'ın emrinde hareket eden Bahreyn ve BEA gibi ülkeler "İrancı" diye Katar'a çemkiriyor.

-Saçma çünkü PKK-PYD'yi silaha boğanlar tarih boyunca şiddeti reddeden Müslüman Kardeşler'e "terörist" diyor.

Organizasyonu yapan isim de açıkça zikrediliyor: Senelerce yanında durduğu Yaser Arafat'ı zehirleyen ve bütün Filistinlilerin "MOSSAD Ajanı" dediği, şu anda Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi Şeyhi Zayed'in danışmanlığını yapan Muhammed Dahlan!

Dahlan'ın Mursi'ye karşı gerçekleştirilen darbenin mimarı olduğu, Sisi'yi iktidara getirdiği biliniyor. Sadece o da değil "Körfezin karanlık prensi" denilen Dahlan, İsrail'le çok sıkı fıkı ve Arap dünyasındaki birçok kirli operasyonu yöneten biri.

Geçen hafta BAE'nin Washington Büyükelçisi'nin mail adresi hacklenmişti. Oradaki yazışmalarda Türkiye'deki FETÖ'cü alçakların 15 Temmuz darbe girişimine de Dahlan ve BAE'nin uluslararası destek verdiği ve bundan da "şeref" duydukları konuşmalar var. Aynı yazışmalarda bir türlü indirilemeyen Erdoğan'ı desteklediği için hedefe koydukları bir diğer isim de Katar Şeyhi Temim.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi Katar Şeyhi Temim de ülkelerinde ABD üssü olmasına rağmen ümmetçilik yapmaktan vaz geçmeyen, İslam ülkelerine karşı dış operasyonlar yapılmasını kabullenmeyen, çıkartılmak istenen Şii-Sünni savaşına karşı müthiş denge politikaları güden iki politikacı. Ve ikisi de istenmiyor.

Türkiye sistemin içinde kalarak, yani Suud bloku ile ipleri koparmadan ve Katar'ı yedirmeden çok ince bir diplomatik denge politikası yürütüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk andan itibaren inisiyatif alarak Rusya'dan Suudi Arabistan'a, Çin'den, İran'a, Libya'ya, Yemen'e, Kuveyt'te kadar liderlerle telefonda mekik diplomasisi kurmaya çalışıyor.

Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan da, "Burada farklı bir oyun oynanıyor ama bu oyunun arkasında kimler var henüz tespit etmiş değiliz" şeklinde konuştu.

***

Katar krizini düşünürken aklıma 1999 yılında Sırplar Kosova'ya saldırdığında iki aylık bir süre için orada olduğum günlerde yaşadığım bir hatıra geldi.

Kosova, Arnavutluk, Makedonya üçgeninde benim gazeteci olarak tek odaklandığım şey savaş muhabirliği değil mültecilerin durumu idi.

Yüksek dağlardan günlerce yürüyerek akın akın Kosova'dan, Arnavutluk ve Makedonya'ya göç etmeye çalışan Müslüman Arnavutların dramını takip ediyordum.

Sırplara karşı mücadele veren Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK, Arnavutluk-Kosova arasındaki dağlarda kurduğu bir kamp alanına gittik. UÇK'lı komutanlardan biri gazeteci olduğumu öğrenince bana bir broşür verdi.

Broşürün, gayet profesyonel bir reklam ajansı tarafından hazırlandığı belli oluyordu. Çarpıcı görseller ve reklam spotları ile tasarlanmış broşürde, askeri jiplerden, RPG roketatarlarına, Kaleşnikoflardan, makineli silahlara kadar vardı. Broşür ayrıca, tanksavar, uçaksavar, envai türde silah, mermi, el bombası, çelik yelek ve neye yaradığını bilmediğim yüzlerce askeri mühimmata dair görseller ve bilgilerle doluydu.

Tanıtımı yapılan her silahın altında ise Türkiye'de o sırada yeni yeni hayatımıza giren "www" ile başlayan internet sitelerinin adresleri ve uydu cep telefonlarına ait numaralar bulunuyordu.

***

Bunun ne anlama geldiğini ve nasıl böyle rahatlıkla broşür bastırıp dağıttıklarını sorduğum bir UÇK komutanı bana şöyle demişti:

-Bu broşürü küresel savaş mafyası dağıtıyor. Sırplara 1 Mark'a (O zamanki Almanya para birimi) sattıkları Müslümanlara 5 Mark'a satıyorlar. Çünkü mafya Hıristiyan. Nerede savaş varsa oraya gelip tezgah açarlar. Ha savaş yoksa da etkili oldukları silah üreticisi ülkeleri savaş çıkarmaya zorlarlar. Bakın Bosna savaşı sona erince Sırpları bizim üzerimize saldırttılaru2026

Dolayısıyla, Katar'a yönelik çökertme planında bu kadar bilinmeyenli denklemin bir arada olmasının arka planındaki "Savaş mafyası"nı ve en büyük "mafya"nın da şimdi dünyanın en büyük devletinin başında bulunduğunu unutmayalımu2026

Son bir not olarak, savaş mafyasının her emrini yerine getirmek için teşne olan "bizimkilere", yani Müslüman ülkelerin 'sözde' liderlerine seslenerek bitirelim yazıyı: Yahu bu kadar salak olmayın!

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement