Dolar (USD)
17.9365
Euro (EUR)
18.2739
Gram Altın
1023.82
BIST 100
2913.3
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

30 May 2022

Karbon ticaret/kölelik sistemi

Halklar yani bizler, yani sıradan insanlar iki yıldır karantina uygulamasıyla ve yasaklarla boğuşurken Davos’ta söz alan Oxfam Direktörü Gabriela Bucher, Moderna’nın patronu Stephane Bancel'in huzurunda “Corona şimdiye kadarki en karlı ürünlerden biri” deyiverdi.

Bizim ekran doktorları maske, mesafe diyerek hayatı eve sığdırmaya çalışırken meğer korona bir “ürün” olarak hayli kazanç getirmiş.

Öyle ki, pandemi sürecinde her 30 saatte yeni bir milyarder doğmuş. Bunların önemli bir kısmı gıda, enerji, ilaç ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler.

Oxfam’a göre bu yıl pandemi öncesine göre tahminen 263 milyondan dahafazla insan aşırı yoksulluk içinde yaşayacak. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, bu sektörlerdeki milyarderlerin servetine günde 600 milyon dolar ekliyor.

Bu da her 33 saatte bir, bir kişinin aşırı yoksulluğa düşmesi anlamına geliyor.

Milyarderlerin toplam servetleri 12,7 trilyon doları buldu ve bu küresel GSYH’nin yüzde 14’üne denk geliyor.

Dünyanın en zengin 40 insanı, tüm insanlığın en yoksul yüzde 40’lık kesiminin toplam servetine sahip oldu.

Yapılan tartışmalarla milleti korkudan deliye döndüren uzmanlar ve onların önünü açan medya bu servetten payına düşeni aldı mı bilinmez ancak ortada büyük bir rant paylaşımının olduğu muhakkak.

Şimdi size koronavirüsten daha karlı bir ticaret modelini tanıtacağım. Zira asıl vurgunu buradan yapacaklar. Üstelik sıradan insanları da köleleştirecekler. Elbette gezegenimizin bekası için!

Dünyanın elitleri jetleriyle ve lüks otomobilleriyle gelerek Davos’ta sürdürülebilir(bu kelimeyi hiç sevmiyorum) bir çevre için karbon ayak izini tanıttılar.

Örneğin Alibaba Group Başkanı, bundan böyle tüketicilerin karbon ayak izlerini ölçeceklerini söyledi. Yani ne satın aldığınızı, ne yediğinizi, nereye ve nasıl seyahat ettiğinizi izleyecekler.

Sonrasında belli ki insanlar küresel bir dijital kimliğe bağlanacak ve karbon ayak izini belirleyecek özelleştirilmiş bir izleme sistemi geliştirilecek.

Çünkü karbonun vergilendirmesi herhangi bir borsa veya bankacılık sisteminden daha karlı bir seçenek gibi duruyor!

Düşünsenize yemek, seyahat, konut, ulaşım araçları hatta satın alabileceğiniz giysiler gibi toplum hayatını yakından ilgilendiren hemen her alanda karbon ayak izi sürülecek ve bu da kredilendirilecek.

Bu aynı zamanda bugüne kadar insanı kontrol etmenin en etkili yöntemlerinden biri olarak görülebilir. Şeytanın bile aklına gelmez derler ya!

Neticede küresel elitler biz insanları yeryüzünde bir parazit olarak görüyorlar. Bu yüzden de öncelikle varoluşumuzun bedelini ödetmek niyetindeler.

Bu bakımdan insanların gezegenimizde aşağılayıcı bir şekilde karbon ayak izlerini takip edecekler. Şayet karbon kredilerini ödeyemezlerse yeni dünya nimetlerinden asla yararlanamayacaklar.

Karbon ayak izi 2015 yılından beri BM Sürdürülebilir(!) Kalkınma Hedefleri arasında var. Sıradan insanların dünyaya verdiği zarar hesaplanarak kişiye kredi notu vermeye yönelik bir düzenleme bu.

Örneğin kişi besin zincirini belirledikleri ölçüde kullanmazsa hükümetlerin sağlık sisteminden yararlanamayabilir. Epeydir sanal alışveriş siteleriyle zaten hemen herkesin bir besin haritası oluştu.

Biz bunun bir kolaylık olduğunu düşünüyoruz ancak onlar bu sayede ne tüketip tüketmediğimizi bundan dünyanın ne kadar zarar görüp görmediğini belirleyecekler.

Kıtlık senaryosunun da bununla yakından alakası var. İleride tahmin ettikleri gibi oluşabilecek göçleri kontrol altında tutmak için insanın özeline müdahale etme hakkını bile kendilerinde görebiliyorlar.

Kısacası dijital kimliğiniz bireysel davranışınıza bağlanacak ve bu sayede karbon ayak izlerinizi izleme süreci kolaylaşacak. Anlayacağınız asıl tiranlık burada başlayacak.

Hangi onurlu ve şerefli insan buna razı olur ki?