17 Ekim 2020

Jüristokrasinin demokrasiye ikazı

Ülkemiz ne zaman kendine ait bir yol çizse ve çizdiği bu yol ile belirli bir ivme kazanmaya başlasa hemen birileri düğmeye basıyor. Bu yakın tarihimizde alışa geldiğimiz bir olay. Dün rahatsız olup askeri vesayet ile darbe girişiminde bulunanlar bugün ise yargı vesayeti ile aynı girişimde bulunmaya çalışıyor.

Türkiye Cumhuriyeti bir yargıç devleti midir? Hayır.  Türkiye Cumhuriyeti, yargı bağımsızlığına inanan ve bunu ön planda tutan bir hukuk devlettir. Yargı bağımsızlığı, kendi sınırları ve görev alanı dâhilindedir. Bağımsız bir yargı teşkilatı ise kanunla belirtilen bağımsızlık çerçevesinde kalmalıdır.

Anayasa mahkemesi ise bir üst mahkemedir. Bu mahkemenin üyelerinden olan Engin Yıldırım’ın sosyal medya hesabında paylaştığı talihsiz twit, aklı başında her bir bireyin rahatlıkla okuyabileceği bir “siyasi mesajdır.” Sonrasında her ne kadar bu paylaşım kaldırılıp Engin Yıldırım tarafından özür de dilense, bu mesaj siyasi hafıza da yüz kızartıcı bir paylaşım olarak kalacaktır.

Bu mesaj Jüristokrasinin siyasete bir ikazıdır. Jüristokrasi; yargıçların, hukukun üstünlüğünü kendine kalkan yaparak bu argüman üzerinden siyaseti belirleme çabasıdır. Elbette anayasa mahkemesinin tüm üyelerini zan altında bırakamayız. Ama yapılan bu durumu da anlayışla karşılamamız mümkün değildir. 

 Engin Yıldırım, siyaset yapmak istiyorsa bunun koşulları da bellidir. Anayasa mahkemesinin tüzel kişiliğinin arkasına sığınarak siyaset mekanizmasına ayar vermek bir yargıcın görev alanı değildir.  Kendi görev alanını çiğneyen bir yargıcın yapması gereken en onurlu davranış ise bir an önce istifa ederek Türk Kamuoyundan özür dilemesidir…

 

 

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement