Dolar (USD)
17.9673
Euro (EUR)
18.2688
Gram Altın
1024.52
BIST 100
2944.87
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

06 Ağustos 2022

İsteyin isteyebildiğiniz kadar

ABD ile Çin arasındaki rekabeti kızıştıran ve bir çatışmaya dönüşmesi ihtimaline rağmen sorumsuzca Tayvan’a giden ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin ziyaretinde görünenden çok daha fazlası var.

Pelosi’nin uçağı yaklaşmadan önce tatbikatlar yapıp havadan ve karadan askeri hareketlilikle baskı kuran Çin’e stres testi yapıldı.

Hong Kong’taki olaylarda boyunun ölçüsünü alan Çin, ekonomisine ciddi katkı sunan Hong Kong’a sessiz kaldığı gibi ekonomisi büyük ölçüde bağımsız olan Tayvan’a da sessiz kalır mı?

Bu soruya cevap arandı ve de bulundu.

ABD’nin bu taktiği Soğuk Savaş döneminde Rusların Küba’ya nükleer başlıklı füze yerleştirdiği o baskıya dayanıyor.

Bu taktiğini içinde birçok nüfus, toprak, güç ve siyasetin yer aldığı dengeler bütününe bağlıyor.

Rusya’nın geniş topraklara sahip olması ve İkinci Dünya Savaşı’nda Japon İmparatoru’nun Hiroşima ve Nagazaki’ye bomba atılmasını dahi umursamayacak kadar nüfusunu dikkate almadığını bir kenara yazarak diktatoryal rejimlerin vatandaşlarını sahiplenmesi tekrar test edildi.

Rusya Ana için nüfusunu kırmaktan çekinmeyen Sovyetlerin sadece Hitler’e karşı silah zoruyla cepheye sürdüğü vatandaşlarının 26 milyonunun ölmesini hiç mi hiç umursamadığı bir denklem bu...

Çin’in diğer devletlerden geri kalan bir yanı var mıydı peki?..

Nüfus desen Çin’de sürüsüne bereket...

Hatta o kadar çok ki, ne yapacaklarını bilemedikleri nüfusu önce asker yaptılar...

Bu şekilde bir şeyleri değiştiremeyeceklerini gördükten sonra da işçi yaptılar.

Nüfus gücü yanında son yıllarda yükselen ekonomik, teknolojik ve askeri gücüne rağmen Çin'in sınırlarını belirleyen birçok “Acaba” ile başlayan soruya net cevaplar bulundu.

Çin, mevcut iktidarı korumak için tavizler vermeye hazır!

Amerika ise farklı...

Demokrasi gerçekten de yönetimlerin ve devletlerin kaderini belirliyor.

ABD’deki demokrasi, direkt nüfusunun tehdit edildiği durumlarda Amerikan yönetimlerinin elinin kolunun birbirine dolaşmasına neden oluyor.

Buna karşın ABD’nin başka ülkelerin vatandaşlarının hayatlarını hiçe sayacak politikaları umursamadan uygulaması ise yine kendi ülkelerindeki nüfusun susturulması için hiçbir değerin tanınmayacağını gösteriyor.

Bu yönüyle adeta bir sokak kabadayısı...

Hani şu oruç tutmayıp da mahalleden geçenlerin oruçlarını sorgulayan tipler vardı ya...

Hah, işte öyle...

Pelosi’nin Biden’ı "kafakola almak" adına çıktığı Asya turunun en tehlikeli durağıydı Tayvan...

Türkiye’nin haklılığını tescil eden ABD Başkanlarının aksine Kongre'yi geçmenin Başkan’dan daha önemli olduğunu bildiğimiz gerçekliğini Tayvanlıların da çok iyi bildiklerini Pelosi'yi Cumhurbaşkanı düzeyinde karşılayarak gösterdiler.

Bu nedenle Pelosi, Biden kadar etkili bir ziyaret gerçekleştirdi.

Pelosi, iç politikada elini güçlendirecek bir adım attı.

Biden’ı Çin’i çevrelemeye zorlamak istiyor.

Bunu başarıp başaramayacağı belli değil. Fakat bu sırada ABD’nin Çin’e karşı ne kadar cüretkâr olabileceği ile Çin’in “düzen yürüsün” diye ne kadar pasif kaldığını gördük.

Ukrayna’yı bataklığa çeviren ABD’nin Tayvan ve ötesini umursadığı yok.

Tayvan halkının zorlu bir coğrafyada yaptığı mücadele ancak Türkiye gibi devletlerin sunacağı katkı ile anlamlı bir hâle gelebilir.

Aksi taktirde sadece havanda su dövülür.

Tayvan’ın Türkiye’yi oyuna sokması için daha çok çalışması gerekiyor.

BİR RÜZGÂRDI GELDİ GEÇTİ ETHEM SANCAK

Düzenlenen basın toplantısıyla “ilk köyüm” diye tabir ettiği Vatan Partisi’ne kayıt olan Ethem Sancak’ın AK Parti’ye tepki gösterip AK Parti’ye büyük ölçüde destek veren bir partiye gitmesi epey garip oldu.

Yalnız burada şunu sorgulamak gerekiyor:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptıklarının büyük çoğunu doğru kabul eden ve destekleyen Doğu Perinçek, Erdoğan’ın ayrılmasını istediği Ethem Sancak’ta hangi doğruyu gördü?

KPSS MESELESİ HESAP DEĞİŞTİRİR

Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sorularının bazılarının özel bir yayınevinin daha önce hazırladığı sorularla aynı olması ile başlayan süreç haftasını tamamlamadan Devlet Denetleme Kurulu (DDK)'nun devreye girmesi ardından ÖSYM Başkanı’nın görevden alınması süreci sonunda sınav iptali ile nihayete erdi.

DDK'nın talebiyle savcılık soruşturma başlattı.

Tahkikat devam ediyor. Yayınevine kayyum atanacağı söylentileri dolaşıyor.

ÖSYM’de yapılan hızlı değişiklik, soru havuzuna soru seçen kişilerin bu havuza attığı soruları nasıl hazırladığıyla ilgili aslında...

Şu an yürütülen soruşturmanın bam telini burası oluşturuyor.

Genç nüfusun oy gücü ile bir anda değişiklik yapılması gerçekten yaklaşan seçimlerin sesinin iyice yakından duyulmasını sağladı.

Yaklaşan seçim ile reflekslerin hızlandığı bir zamana girdik.

Ey vatandaş! Haklı davalarınızda bir araya gelin ve isteyin isteyebildiğiniz kadar!..

Şimdi tam zamanıdır.