20 Ekim 2021

​İsmet Uçma'nın Ardından

İsmet abi ile tanışmamız 2000’li yılların başlarına tevafuk eder. Kendisiyle yolumuz ilk kitaplarımı yayınlatmak umuduyla harekete geçtiğim günlerde kesişti. O zamanlar İşaret Yayınları ve yazıhanesi İnkılap kitabevinin üstündeki handa bulunuyordu. İsmet abi İşaret-Şehir yayınları markasıyla dini ilimlerden siyasete, kültür tarihinden edebiyata kadar pek çok sahada eserin yayın hayatımıza kazandırılması için canhıraş mücadele veriyordu.

İsmet abinin muhafazakâr-İslami kesimde, dönemin tanınan bütün simaları ile dostluğu ya da arkadaşlığı vardı. Davut Dursun, Bilal Eryılmaz, Yalçın Akdoğan, Kenan Çamurcu, Ahmet Ertürk gibi isimlerin kitapları İsmet Abi’nin gayretleriyle yayın hayatına girmiştir. Rahmetli Ahmet Kekeç, şimdi Yalova Üniversitesinde akademisyen olan Yasin Beyaz gibi isimler İsmet Abinin yayınevinden yetişmiş, kamuoyuna mal olmuş isimlerdir.

İşaret Yayınlarının bir diğer önemli hizmeti ise büyük bir Kur’an kitaplığı oluşturmuş bulunmasıdır. Örneğin Muhammed Esed’i Türkiye’ye merhum İsmet Uçma tanıtmıştır. Yine Mukâtil Bin Süleyman’ın tefsirini de İsmet abi yayınlayarak inanç ve kültür dünyamıza değerli katkılar sunmuştur. 90’lı yıllarda Üsküdar’da çeşitli mahfillerde tefsir dersleri veren İsmet Abi, Kur’an’a hizmet etmiş bir şahsiyetti. Her ne kadar o yıllarda yakından tanışma fırsatımız olmadıysa da daha sonraki bir araya gelişlerimizde kendisinden ilmi, kültürel ve insani anlamda istifade ettiğimiz bir hakikattir.

İsmet abi kibar, görgülü, nezaket sahibi bir insandı. Anlatmaktan çok dinlemeyi seven bir entelektüeldi. İşaret Yayınlarındaki odasında kendisiyle pek çok konuda istişare etme imkânı bulmuştuk. Ayrıca haftanın muayyen günlerinde yayınevinin ağır toplarından Ertuğrul Özalp beyle ve diğer dostlarla yayınevinde yapılan sohbetler İşaret Yayınlarına bir sivil okul hüviyeti kazandırmıştır. Diğer taraftan Sabahaddin Zaim hocanın külliyatını, Süheyl Ünver’in çalışmalarını da yayınlayarak İsmet Abi kültür dünyamıza çok şey kazandırmıştır. Bence Türkiye’de Süheyl Ünver, İsmet Uçma sayesinde daha tanınır ve bilinir hale gelmiştir.

Ankara’da görev yaptığım dönemde TBMM’ye çok rahat girip çıkabilen birisiydim. İsmet Abi ise AK Parti İstanbul milletvekili olarak TBMM çatısı altında siyasi çalışmalarını yürütüyordu. Çeşitli komisyonlarda da görevleri vardı. O yıllarda ara sıra TBMM’deki ofisine uğrayıp ara sıra da olsa sohbet etmişliğimiz vardır. Ayrıca TBMM genel kurulunun olduğu günlerde iktidar kulisinin arkasında bulunan bahçede, sigara içilebilen bir kapalı kamelya vardır. Çoğu zaman İsmet abiyle orada da selamlaşır, etrafına toplamış olduğu insanlarla yaptığı sohbetlere iştirak ederdim. Orada gördüm ki İsmet Abinin AK Parti içinde bir özgül ağırlığı vardı. Sözü dinlenen bir siyasetçiydi.

Üsküdar Yalı Kıraathanesinin bahçesine uğradığı zamanlarda ise muhakkak selamlaşır, kısa da olsa sohbet ederdik. Yalı Kıraathanesi pek çok farklı görüşten ve meşrepten insanın uğradığı, çay ve kahve eşliğinde günün yorgunluğunu attığı, pek çok insanın birbiriyle tanışıp kaynaşmasına vesile olmuş bir mekandır. İsmet Abi de ara ara oraya uğrar birkaç bardak çayını içer, sigarasını tüttürür dostlarıyla sohbet eder ve vakti gelince mekândan ayrılırdı. Orada zaman zaman İsmet Abinin hoşgörü sınırlarını zorlayan ve kendisine sert eleştiriler getiren kimselere dahi kırıcı olmadığını, bu eleştirileri büyük bir nezaketle dinlediğine şahit olmuşumdur. Bence İsmet Abinin en büyük vasfı nezaketi, beyefendiliği ve dinlemeyi/dertleşmeyi bilen tutumuydu. Evet kimilerine göre milletvekili olduğu dönemde kendisinden istirham edilen bazı konularda yardımcı olmadığı ya da olamadığı yönünde eleştiriler de almıştır. Ancak ne olursa olsun ölülerinizi hayırla yad ediniz emrince biz yine de kaybettiğimiz dostlarımız hakkında hayırlı şehadetlerde bulunmak, onların hayırlı ve iyi yönlerini konuşmak durumundayız. Cemiyet hayatı içerisinde önemli mevkiler kazanmış insanlardan çok şey beklenir, herkes birtakım taleplerde bulunur. Ancak bu taleplerin yerine getirilmesi bazen mümkün olmayabilir. Sanırım bu durumu da anlayışla karşılamak gerekir. Kendi adıma İsmet Abiye müteşekkir olduğum husus genç yaşlarda kaleme aldığım üç çalışmamın yayın hayatına kazandırılmasıdır. Bu anlamda kendisinin desteğini gördüm ve Şehir Yayınları’ndan çıkan kitaplarım dünyanın farklı ülkelerindeki üniversite ve kamu kütüphanelerine ulaştı. Pek çok akademisyen ve yazar çalışmalarımızı referans göstererek ilim dünyasına değerli katkılar sundular. Bu vesileyle Allah İsmet Abiye rahmet eylesin. Çocuklarına, ailesine ve yakın çalışma arkadaşlarına sabr-ı cemil niyâz ediyorum. Allah seyyiatını hasenata tebdil eyleyerek rahmetini esirgemesin. Yaptığı değerli işler sâlih amel olarak ahirette yüzünü güldürsün. İnşallah bizler de öteki aleme irtihal ettiğimizde arkamızdan hayırla yad edecek dostlar biriktirmeye muvaffak oluruz. Hayırla yad edelim, hayırla yad edilelim.

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement