22 Ekim 2021

​İlkleri başarmak...

   Değerli okurlarım, geçtiğimiz çarşamba günü, Dumlupınar Üniversitesi'nde, "Engelleri aşabilmek Hayata olumlu bakmakla olur" başlıklı vir konferans verdi.

   Rektör beyinde dinleyiciler arasında yer aldığı konferansta, hayatımdan kısa örnekler anlattım. İmkan buldukça da, bu konferanslara devam etmeyi düşünüyorum.

   Efendim, dinleyenlere ısrarla şunları söyledim: -"Bu dünyada imtihan için yer alıyoruz. Hepimizin sınav soruları da farklı farklı...

   Yani, kimimiz varlıkla imtihan edilirken, kimimiz ise yoklukla imtihan ediliyor.

   Kimimiz sağlıklı iken, kimimizin vazı uzuvları çalışmıyor.

   Yalnız, dünya imtihanı noktasında, biz Engelliler çok şanslıyız... Çünkü, en zor sorulardan biri bizlere soruluyor. İnşallah bu imtihanı geçtiğimizde, mükafatı da büyük olacak...

   Allah aşkına söyleyin, ilkokul öğrencisine sorulan sorularla, yüksek lisans öğrencisine sorulan sorular bir olur mu?

   Peki sorular doğru cevaplandırıldığında, kazanımları aynı olacak mıdır? Elbette hayır..."

   Değerli okurlar, bizi yaradan çok merhametlidir... Eğer kulundan bir alırsa, karşılığında o kuluna iki veriyor. Hatta bunun üçlere dörtlere çıktığı durumlarda oluyor.

   Ara ara, salondakilere dedim ki, sizden para karşılığı, bir hafta süreyle gözleriniz kapalı durmanızı istesem, benden ne kadar istersiniz?

   İnanın, salondaki dinleyicilerin çoğu, bırakın parayı, hiçbir şey karşılığında bunu kabul etmeyiz dediler.

   Onlar kabul etmediler... Ancak, şu anda  ömürlerini gözleri kapalı şekilde geçirenler var. Bu kardeşlerimizin, durumlarına en ufak bir isyanları da yok...

   Dedim ya, bizi yaratan çok merhametli...

   Konferansın başlığında olduğu gibi, dinleyenlerden şartlar ne olursa olsun, olumlu düşünmelerini istedim. Birde, ısrarcı olmalarını...

   Aslına bakarsanız, bugün bir radyo, iki tv kanalında program yapıyorsam, Milat gibi ulusal bir gazetede kalem oynatıyorsam, bu başarının altında yukarıda bahsettiğim iki kelime var. Israr ve olumlu düşünmek...

   Ne kadar bilinmese de, 2014 yılında, ben burada kalem oynatmaya başladığımda, Türkiye'nin ulusal gazetede yazan tek köşe yazarıydım.

   Şimdi de, bu kadar medya kuruluşunda emek harcayan tek görme engelli gazeteciyim.

   Dualarınızı bekliyorum...

   Efendim, bugünlerde, medya alanında Türkiye'nin yine bir ilki olmak için çaba gösteriyorum.

   Şöyle, TRT'de ne şimdi, ne de geçmişinde görme engelli bir tv programcısı yok... Doğruyu söylenek gerekirse, bu ABS duyarlılığı olan bir İktidar döneminde büyük eksiklilikti.

   İşte o eksiklilği giderme adına aylardır büyük çaba gösteriyorum. TRT 2 Kanal Kordinatörü Mehmet Emin Öztürk'le bugün yapacağım görüşmeden olumlu bir sonuç çıkarsa, o eksiklilik giderilmiş olacak...

 
Advertisement Advertisement Advertisement