Dolar (USD)
18.8164
Euro (EUR)
20.509
Gram Altın
1165.312
BIST 100
5128.37
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

08 Aralık 2022

Herkese dokunan bir kitap vardır

Üstad Nuri Pakdil'in “Kitap okumadan meydan okuyamazsınız.” sözüne istinaden bizler kitap okuyarak dünyaya ve dünyevi sistemlere kafa tutuyoruz. Kitap okuyanlar, hangi fikirde olursa olsun, temelinde insanı ve dünyayı kurtarma gayretindedir. Rabbim, bütün samimi eylemleri nihayetinde hak yola tevdi edecektir kanaatindeyim. Bu ilke ve değer bilinciyle Türkiye’nin en büyük kitap fuarı olan İstanbul Tüyap Kitap Fuarının 39. Etkinliğine katılmak üzere yola koyulduk. “Kitap şehre geri döndü!” mottosuyla gerçekleştirilen Fuar 3 Aralık’ta kapılarını kitapseverlere açtı ve 11 Aralık Pazar gününe kadar devam edecektir.

Peki, neler koyduk heybemize?

Bazılarıyla var olan dostluğumuza binaen, bazılarıyla sosyal medyadan tanış olmamız hasebiyle, bazılarıysa tanımadığım halde yüreğindeki derinlikleri yüzüne ve kitaplarına yansıyan birbirinden değerli ve kıymetli birçok yazarımızın bizzat imzaladığı kitaplarını evvela heybemize doldurduk. Bu kıymetli yazarların başında da Milat Gazetesinden kalemdaşım Ali Bal, ‘Aristo Nineme Niye Kıydın’ ismiyle müstesna romanın yazarı Şener Öktem, mizah ve eleştiri tonunda birbirinden kıymetli eserleri bulunan Hikmet Kızıl, ‘Aydınlanma Yolunda’ ve ‘Tanrının Temsilcileri’ kitaplarının yazarı Kutsal Topaloğlu, son kitabı ‘Bana Bunu Öğretmediniz’in yazarı Hüseyin Akın, otuz yıla yakın bir zamandır dostluğundan bahtiyar olduğum Abdulaziz Tantik ve sevgili dostum Adnan Kalkan gelmektedir.

Değerli kalemlerin yanında onlarca yayınevinden iki yüzü aşkın kitabı heybemize doldurarak mutlu ve huzurlu bir halde şehrime dönüyorum. Fuara gidecekler için kesinlikle uğramalarını tavsiye edeceğim stantların başında Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu stantları olacaktır. Zaten fiyatı uygun olan eserleri ek bir indirim yaparak bütçenize en uygun hale getirmişler. Diğer stantlara da doğal olarak ayaklarınız gidiyor. Çünkü fuarın tertip ve düzeni amacına uygun şekilde dizayn edilmiş.

Cumartesi ve pazar günü bütün stantları gezmeye çalışsam da bazılarına uğrayamadığım da oldu. Ayaklarımın yorgunluğunu kitapların huzuruyla unutarak söyleşi ve imza etkinliklerine katılarak kısmen de olsa dinlendirmiş oldum.

Bingöl'den kitabını imzalamaya gelen ve bana göre dönemin aruz vezninde şiir yazan nadide şairlerinden biri olan Faik mahlaslı Enes Demir kardeşimin hoş sohbeti için kendisine teşekkür ediyorum.

Ali Bal Hocamın, “Sosyal medyada uzaktan tanış olduğumuz dostlarla fuarlar vesilesiyle yüz yüze, ruhen ve cismen tanışmak da ayrı bir güzelliktir.” sözü bu fuarların en önemli amaçlarından birini de ortaya koyuyor. Bu vesileyle Ali Bal, Hikmet Kızıl ve Şener Öktem ile yeniden tanış olarak geçmiş ve gelecek arasında günümüzü değerlendirirken aynı dertlerden muzdarip olup, ortak kaygılarda buluşup, çözümünde hemfikir olduğumuz konularla ilgili fikir ve bilgi paylaşımları şahsım adına fuara damga vurdu. Gelecek adına güzel oluşumların da bir bakıma temelini atmış olduk. Rabbim niyetlerimizi ve amellerimizi hayreylesin.

Okumak ve geleceğimizi inşa etmek adına bu tür etkinliklerin daha da artarak bilhassa gençlerimizin istifadesine sunulmasını önemsiyorum. Kitapları anlamlı kılan okurudur. Hele bu okur kitlesi, gençlerden oluşuyorsa yazar ve kitap daha fazla amacına ulaşmış demektir.

Hafta sonu olmasına rağmen fuara katılanların çoğunluğunun gençlerden oluşması gelecek adına beni biraz daha umutlandırdı. Hafta sonu tatilinde bir yerlerde gezip, eğlenmek yerine vaktini kitaplarla geçiren gençlerimize ve bu güzelliğe vesile olan büyüklerine gönülden teşekkür ediyorum. İmza etkinliklerindeki uzun kuyruklar gelecek adına umutlu olmamızın en güzel vesilelerinden biri diye düşünüyorum.

Velhasıl, ısrarla ve yeniden “Okumak lazım Azizim, okumak. Çünkü çok sonraları vuracaklar bizi, okumadıklarımızla!” diyor ve hepinizi kitaplarla baş başa bırakıyorum. Siz yeter ki okumak isteyin, emin olun herkese dokunan bir kitap vardır.