Dolar (USD)
17.9367
Euro (EUR)
18.2636
Gram Altın
1024.31
BIST 100
2913.3
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

20 Nisan 2020

Hayata güzel bakmak

Baharın bir adı da nisandır aslında. Kapımıza dayanan, ansızın çıkıp gelen, her şeyi kendine benzeten nisan. Pencereden bile bakınca ruha huzur veren bir hali var nisanın.

Evdeyiz ve evde olmak aslında yeni güzelliklerin ortaya çıkmasına vesile oldu.

Evde ekmek yapmayı öğrendik milletçe. İtina ile açılan hamurlar, çeşit çeşit ekmekler süsledi sosyal medyayı. Daha sonra pastalar, börekler girdi sıraya. Yıllarca mutfağın yolunu bilmeyenler bile oklavayla, unla tanışmış oldu.

Büyük salonlarda yapılan söyleşilerin yerini canlı bağlantılı sohbetler aldı. Hem de bir söyleşi ciddiyetiyle geçildi kameranın karşısına. Dijital ortamda sıcak muhabbetlerin kapısı aralandı.

Komşulukların, akraba ziyaretlerinin yerini whatsapp canlı bağlantılar alıyor artık. Bir telefonun ucundan selamlar, hâl –hatır sormalar ulaşıyor karşı tarafa.

Şehirlerimiz özlediğimiz haline kavuştu. Berrak bir gökyüzü karşılıyor artık şehirleri. Tertemiz hava, sakin sokaklar, telaşsız yaşamlar…

Ve İstanbul’dan görünen Uludağ manzarası. Bir şehir efsanesi gibi gelse de görüntüler gösteriyor ki havası temiz bir İstanbul’un ufku da geniş oluyor.

Kütüphaneye dönen evler, canlı derslerle okul havasına bürünen odalarımız derken eğitim-öğretimin mekânlara bağlı olmadığını şimdi milletçe yaşayarak öğreniyoruz.

Umut ediyoruz bir de. Her gün açıklanan korona virüs istatistiklerine takılmadan, her şey daha iyi olsun diye evde kalarak, tedbirleri uygulayarak, güzel günlere dair umutlarımızı tazeliyoruz.

Bilal Kemikli’den Mihenk

“Evdeyiz, ne okuyalım?” diyenler için ruha huzur veren bir kitap var şimdi elimde. Bilal Kemikli Hoca’nın Kitabevi Yayınları arasından çıkan Mihenk isimli kitabı, evde kalıp da gönlünü uçsuz bucaksız coğrafyalarda gezdirmek isteyenler için eşsiz bir eser.

Mânâ, Maya ve Mesele bölümlerinden oluşan kitapta; gönlün, dilin ve huzurun evine davet ediyor Kemikli bizleri.

Dibâce’de şu sözlerle selamlıyor okuyucuları Hoca: “Bu metinler, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun dostları olan Yalçın Topçu ve Metin Gündoğdu’nun öncülük ettikleri Yerli Düşünce dergisi için kaleme alınmıştır. Hemen şunu söyleyeyim, son üç yılın hasılası olan metinler, güncel siyasî sosyal meselelere içerden bakma denemeleri olarak okunabilir. Denemeler tabirini özellikle kullanıyorum; zira siyasetçi, sosyolog veya sosyal psikolog olmadığımın ayrımındayım. Benimkisi, edebiyat ve kültür tarihiyle alakadar olan bir kişi olarak tanıklık ettiğim hadiselere karşı birer tespit yapma çabasıdır.”

Okuyucuyu, içten ve sıcak yazılar bekliyor. Ata yurdumuz gibi Anadolu gibi sıcak yazılar.

Mânâ bölümünde nefes nefese bir yolculuk bekliyor bizleri. Orta Asya steplerinden başlayıp Anadolu’nun bereketli topraklarına uzanan bir yolculuk bu. Elbette yol arkadaşlarımız var. Hoca Ahmet Yesevî ile başlayan, Ebu Sa’îd Ebü’l Hayr, Necmeddîn-i Kübrâ ve Abdullah el-Herevî ile devam ediyor girdiğimiz yol.

Korkut Ata sesleniyor hepimize; “Sağ mısın esen misin?” Boy boyluyor soy soyluyor, müjdeler veriyor hepimize. “Âhir zamanda hanlık yeniden Kayı boyunun eline geçecek, dünyanın ömrü sona edip de kıyamet kopuncaya değin kimse ellerinden alamayacak.”

Anadolu irfanı karşılıyor bizi. “Uyur idik uyardılar” diyen Pîr Sultan’ın sözüyle ayağa kalkan Anadolu’nun nefesini hissediyoruz. Bilal Kemikli bizlere şiirler eşliğinde sunuyor tüm bu güzellikleri.

“Severim her güzeli senden eserdir diyerek / Koklarım goncaları sen gibi ferdir diyerek / Çekerim sîneye her cevri kaderdir diyerek / Yanarım ömrüme vallahi hederdir diyerek” (Lem’i Atlı)

Maya bölümünde, gönüllere çalınmak istenen mayalar sıralanıyor. Dil hassasiyeti, milli irâde, bahar sevinci ve şiirin ufku eşlik diyor bize. Elbette tüm bu güzellikleri Yunus ile taçlandırıyor Bilal Hoca.

“Yunus’a dönmek sevgiye dönmektir. Yunus’ta buluşmak, sevgide buluşmaktır. Nitekim o, bu dünyaya gelmekten maksadın ‘sevgi’ olduğunu gayet açık bir şekilde ifade eder.”

Ben gelmedüm da’vîyiçün benüm işüm seviyiçün
Dostun evi gönüllerdir gönüller yapmaya geldüm

Kitabın son bölümü “mesele”. Tarih, dil, kültür, fikir, şehir üzerine meseleler üzerine hasbihal ediyor Bilal Kemikli. Elbette çözüm önerileri de var yazılarda. Birlik ve beraberlik eksenli, aynı göğe bakan umut haberleri var bu yazılarda.

“Yarın umuttur… Eğitim, eğer yarınlarımız olan gençlerimizi yarına hazırlamak ise, dünü inkâr etmeden, ama onu tekrar etme veya orada kaybolma duygusunu da vermeden anı anlamlandırarak yarınları inşâ edecek müfredatlar hazırlamamız gerekiyor.”

Mihenk, ruha şifa olacak yazıları ile okuyucusunu bekliyor. Hem de bugünlerde en çok ihtiyacımız olan esenlik haberleri ile.