17 Ekim 2021

Hasta adam Avrupa

Medeniyetini sömürü düzeni üzerine inşa eden Avrupa’da çok yakın zamanda ekonomik sıkıntılar ve bu sıkıntıların tetikleyeceği siyasal ve sosyal alanda problemler artış gösterecek. Tarihin cilvesi; Osmanlı’ya ‘hasta adam’ diyen Batı dünyasının bugün kendisi hasta adam durumuna düştü.  Evet, gelinen süreçte şunu diyebiliriz: “Hasta Adam Avrupa!”

“Hasta Adam” ilk olarak Rusların, ardından Avrupalıların son dönemde Osmanlı Devleti için kullandıkları tabirdir.  1071’de, Malazgirt Zaferinden sonra ecdadımız Anadolu’yu yurt edindi. Bizans mağlup edildi, Türkler Avrupa sınırına dayandı. İki yüz elli yıllık Selçuklu hakimiyetinden sonra Selçuklu sultanı, sancağı Kayılara teslim etti. Ertuğrul Gazi, dört yüz çadırlık beyliğin başındaydı ve Anadolu’da gaza faaliyetleri yapıyordu. Ertuğrul Gazi’nin oğlu Osman Gazi en uzun yaşayan Türk Devleti’ni 1299’da kurdu. Avrupa’nın hemen dibinde idi Osmanlı. Fetihler yaparak genişledi. Osman Gazi’nin torunu Süleyman Paşa, yanındaki cengâver komutan ve askerlerle birlikte ilk defa 1354’te kıta Avrupası’na fetihler yapmak için geçtiler. Osmanlı’nın Rumeli dediği Avrupa kıtasında bu fetih yürüyüşü 1390 yılı Kosova’ya kadar aralıksız sürdü. Bu yürüyüş ile Avrupa Osmanlı medeniyeti ile tanışıyordu. İstanbul’u fetihten altmış üç sene önce Osmanlı Avrupa’nın içerlerinde idi. Osmanlı yaklaşık beş asır kaldı Avrupa kıtasında. Bunun üç yüz yılı tam hakimiyet devresi idi. Osmanlı hükümdarları bir mektupla Avrupalı krallarını titretiyordu. İstanbul’a; Osmanlı sarayına gelen elçiler haftalarca bekledikten sonra hükümdar müsait olduğunda kısa süre görüşebiliyorlardı. Avrupalı krallar ancak Osmanlı sadrazamına eşit sayılıyordu. Asırlarca devam etti bu hakimiyet. Fakat her çıkışın bir inişi vardı ve Osmanlı yavaş yavaş zayıf düşmeye başladı. 19. yüzyılda Osmanlı en uzun asrı yaşayacaktı.

Tanzimat ve Islahatla gelen hegemonya

Tarih 1853’tü; Rus Çarı Nikolay kışlık sarayında bir balo düzenledi. Rus Çar balo devam ederken bir ara İngiliz Elçisi Sir George Hamilton Seymour’u bir köşeye çekip şöyle dedi:

‘’Kollarımızın arasında hasta bir adam var. Gereken bütün tedbirleri almadan önce kaybedersek felaket olur.”

Bu sözlerden sonra Osmanlı topraklarını paylaşma planı açıkça ifade edildi. İngiliz Elçi ertesi gün Londra’ya bu konuşulanları rapor olarak gönderdi ve ‘’hasta adam’’ tabiri yaygın bir hale geldi. O dönem Osmanlı tahtında Sultan Abdülmecid vardı.  Devlet eski dönemlere oranla sıkıntıda ve zordaydı. Ertesi yıl Kırım Savaşı patladı. Bundan sonra Osmanlı, siyaset gereği Rus tehlikesine karşı Batıdan yardım istedi. Bu tarihten sonra da Osmanlı, Batı nezdinde Avrupalı devlet sayıldı. 1856’da Islahat Fermanı imzalandı. Osmanlı artık yavaş yavaş Batının hegemonyasına girmeye başladı. İngiliz Winston Churcill’in ifadesi ile; “Türkiye kurursa sulayın, uzarsa budayın’’ devri başlamıştı. Yirmi yıl sonra Osmanlı 93 Harbinde buldu kendini. Ruslar İstanbul’un dibine kadar geldi.  Felaketler birbirini kovaladı. Kırk yıllık acı günler başlamıştı artık. 

Kutül Amare ile gelen güç

Hasta adamın hastalığı gitgide şiddetleniyordu. Bu devrede 1876-1908 yılları arasında Sultan Abdülhamid idaresinde hastalığı azaldı ve iyileşmeye başladı. Hasta adam tam ayağa kalkacakken, idaresi ile devletin ömrünü uzatan Sultan Abdülhamid İttihatçılar tarafından yapılan darbe ile tahtından indirildi. II. Abdülhamid’den sonra ne mi oldu? 1908’de Girit, Bosna Hersek ve Bulgaristan tek tek kaybedildi. Osmanlı meşrutî idareye geçmişti ama bu kayıplarla meselenin Osmanlı’ya demokrasi getirmek olmadığı anlaşıldı.  Bu devirde hasta adamın hastalığı yeniden nüksetti. Yanlış idare sonucu 1911’de Trablusgarp, 1912’de de koca Balkanlar gitti elden. Felaketler birbirini kovarlarken hasta adam kaçınılmaz akıbetine doğru gidiyordu. On yılların mücadelesi yorgun düşürmüştü. Bu yorgun hali devlet yönetiminden, denge siyasetinden bihaber olan dönemin idarecilerinin büyük hataları yüzünden devleti son savaşına doğru sürükledi. Yedi cephede yüzbinlerce vatan evladını şehit veriyordu hasta adam.  Fakat evlatları her şeye rağmen bir can havli ile bu savaşta güneş batmayan imparatorluk diye tabir edilen İngilizleri hem Çanakkale’de hem de Kutul Amare’de mağlup etti.

Yeniden ayağa kalkan Türkiye

Sonra ne mi oldu? Devleti Ebed Müddet fikri, Necip Türk milleti topyekün bir İstiklal mücadelesine girdi, mücadeleyi kazandı ve yaşamına devam etti. Gelinen süreçte hasta adam diye nitelenen devletin mirasçıları bugün birçok alanda büyümeye gelişmeye başladı. Artık kendi silahını, tankını, helikopterini, İHA, SİHA ve tihalarını kendi üretiyor.  Son dönemde savunma sanayiinde büyük atılımlar yapıyor. Gelecek vizyonu ile hareket ediyor. Genç nüfusu, yetişmiş insan gücü gibi özelliklerle Avrupa devletlerinden çok daha iyi bir konumdayız. Türkiye, Dünya ekonomilerini yerle yeksan eden Kovid-19 şartlarında dahi büyümesini sürdürdü. Keşfedilen gaz ve petrolün işlenmesi ve dağıtılmaya başlanmasıyla birlikte enerji noktasında dışa bağımlılık bitecek ve Türkiye enerji ihraç eden bir ülke konumuna gelecek.  Enerjiye harcadığı bütçe hazinede kalacağı için halkın refah seviyesi artacaktır.

Hastalanan Avrupa oldu

Bu gelişmelere mukabil vakti ile Osmanlı Devleti’ne hasta adam diyen Avrupalı devletler büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmaya başladı ve tabiri caizse hasta adam durumuna düştü. Avrupa ekonomisinin enerji tedariki krizinden ciddi bir şekilde etkileneceğe benziyor. Benzin ve doğalgaz fiyatlarının artması nedeniyle çoğu fabrikanın kapanmasına ve elektrik kesintilerinin yaşanacağı uyarıları yapılıyor. Dünya ekonomileri salgın sonrası normalleşmeye geçme sancıları yaşarken Avrupa ekonomik olarak ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. İngiltere yakıt tedarikinde büyük sorunlar yaşıyor. İngiltere akaryakıt sıkıntısı ve ciddi gıda tedariki sıkıntısıyla boğuşuyor. 

54881d32-68e8-48b8-b84d-0763a85512b2_6c9aa53fbfecd7a6add82ed855052c61.jpg

Batı günden güne fakirleşiyor

Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden Almanya’da inşaat maliyetleri ciddi oranda artış gösterdi. Başkent Berlin’de kiralar 2010 yılından itibaren yüzde seksen altı artış gösterdi.  Bir diğer Avrupa ülkesi Fransa’da ekonomik sıkıntılara düçar olmuş durumda. Ülkede son on yılın en büyük enflasyon oranları kendini gösteriyor. Başkentte emlak fiyatları yüzde elli altı artmış durumda. Öğrenciler gıda yardımı için derneklere başvurularda bulunuyor. İşte Avrupa’nın en büyük ülkelerinin düştükleri durum: Beş AB ülkesi (Fransa, İspanya, Çekya, Yunanistan ve Romanya ortak bildiri yayınladı. Yardımlaşma güdüsü olmayan Avrupa bu ekonomik sıkıntıların iyice artması ile birçok problemi beraberinde getirecek.  Gelişmişlikte ekonomide hep Avrupa’yı örnek gösterenlerin bugünlerde kulakları çınlasın. Medeniyetini sömürü düzeni üzerine inşa eden Avrupa’da ekonomik sıkıntılar ve bu sıkıntıların tetikleyeceği siyasal ve sosyal alandaki problemler artış gösterecek. Tarihin cilvesi; Osmanlı’ya ‘hasta adam’ diyen Batı dünyasının bugün kendisi hasta adam durumuna düştü.  Evet, gelinen süreçte şunu diyebiliriz: “Hasta Adam Avrupa!”

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement