14 Ekim 2021

Günün birinde kurban kesmek yasak!..

 

Yeni dünya düzeni önderi, büyük insan, ünlü aşıcı,mümtaz şahsiyet Bill Gates ne demişti?

“Küresel ısınmadaki paylarından dolayı ineklerin çıkarttığı gazlar dünyanın en önemli sorunlarından biridir!”

İnekler, geğirirken ve af edersiniz gaz çıkartırken küresel ısınmaya sebep oluyorlarmış!

Ünlü “müşrik” taktiğidir, etkisiz hale getirmek istediğin kişilere, elindeki propaganda malzemelerini kullanmak suretiyle,“deli, komplocu, fitneci” gibi etiketler yapıştıracak…

Marjinalleştireceksin!..

*

Amaaan…

Kim ne derse desin!..

Biz “ Durmak yok, yola devam!” diyelim..

Dünya Ekonomik Forumu tarafından ortaya konulan “Büyük Sıfırlama, Great Reset ya da Global Reset” dayatmasının en önemli parçalarından birinin de, başta hayvancılık olmak üzere bütün “tarımsal” faaliyetleri ortadan kaldırmak olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyelim.

Bill Gates’in eşi Melinda Gates ile birlikte yazdığı ve geğiren, gaz çıkartan inekleri  “küresel ısınma”dan sorumlu tuttuğu mektupta, “tarımsal faaliyetlerin” tamamını hedef almıştı.

Hesaplamalarına göre, sera gazlarının yüzde 24’ünü tarımsal faaliyetler oluşturuyormuş!..

Bill Usta bir de şunu açıklasa;

“Bu yalanlara inanmamız için kaç doz daha ve hangi aşılardan vurdurmamız iktiza etmektedir?”

*

Şaka, gerçek bir yana…

Bindik Bi Alamete GediyozGıyamete,

Bindik Bi Alamete, GedeyozGıyamete,

Amanieynnnn!.

*

Sıkıntı var, sıkıntı, hem de çok büyük.

Gittikçe daha fazla dile getirilen bir sıkıntı.

Bunu da, siyasi iktidara en yakın gazete olan Sabah’ın Başyazarı Mehmet Barlas “Dünyayı ölüm korkusu sardı” başlıklı yazısında dile getiriyor.

Dikkatle okuyalım:

Kovid-19 salgını sadece ekonomileri değiştirmedi, dünyada insanların yarına bakışları da değişti. Çok somut olarak dünyada müthiş bir servet transferi olduğunu, zenginlerin daha zengin ve yoksulların daha yoksul olduklarını gördük. Ancak bu arada yeni bir sınıf türedi. Teknoloji zenginleri servetlerini güce dönüştürdü ve dünya siyasetine yön vermeye başladı.

(…)  Devletler ve resmi örgütler ne kadar açıklama yaparlarsa yapsınlar özellikle aşılara karşı bir güvensizlik duygusu var. Üstelik bu aşıları olanların sayıları artmasına karşın Kovid-19'dan ölenlerin sayıları da dramatik biçimde artıyor… (…)  hiçbir zaman insanlık şimdiki gibi yarınlara şüpheyle bakmadı. Yani ‘birileri yaşı 65'ten büyük olan herkesi öldürülecek ve bunun için de gerekli çalışmalar yapılıyor’ diye bakılmadı.”

Okudunuz değil mi?

Sayın Barlas, “spekülasyonlar”a dikkat çektiği yazısında, “öldürülecekler” diye bakılanlar için “65 yaş” sınırını ifade etmiş ama, yaş sınırı gittikçe düşüyor…

Ağzında bakla ıslatmayan bir profesörün, “bebeklerin kazayla aşılanmasına” dair “soruşturma getiren” sözlerini hatırlarsınız…

Son vakitlerde “merkez medya”da en fazla işlenen konulardan biri de, “küçüklerin durumu.”

Mini mini bir kuş uçmuştu…

“Kuş” dedim de, aklıma “kuş gribi” mevzuu geldi.

Ne çok gariban tavuk itlaf edilmişti değil mi?

Bir de “deli dana” mevzuu vardı.

“Kurban Vahşeti” haberleri öteden beri.

Bu türden saldırılar oldukça, bizler de “saf saf”, “Yılbaşında milyonlarca hindinin kesilmesine bir şey demiyorsunuz ama!” lâkırdılarıyla karşı çıkardık.

Oysa…

İnek, hindi ne fark eder,

Soykırım batının ruhunda var!..

*

Bu yazıya hangi başlığı kondurmuşuz?

“Günün Birinde Kurban Kesmek Yasak!”

Şimdi…

Ben…

“Bu ‘plandemi’yi kurgulayan ‘Global Resetçiler’ günün birinde kurban kesmeyi yasaklamaya, yasaklatmaya kalkışır!” desem…

İtiraz eden çok olacaktır.

Bir de babalanan;

“Hele bir denesinler!”

Ya güzel kardeşim, temiz kardeşim, naif kardeşim…

Öyle “küüüüt” diye yapacak değiller bu işi…

Yukarılarda bir yerlerde “kuş gribi”nden, “deli dana”dan bahsettim…

Bir şeyler demek istedim.

Yapmak istedikten sonra, “rızanı üretme”nin yolunu bulurlaaar…

Şimdilerde, “aşı” meselesi üzerinde düşünmeye davet edenleri, kendilerinden birileriyle karşı karşıya getirmiyorlar mı?

Tefekkür:

“İneklerden başlayan büyük bir salgın” olsa mesela…

“İnek Pandemisi” ilan etseler!

Kuşları itlaf ettiğimiz gibi inekleri de itlaf eder duruma getirseler…

Sonuçta “sağlık işi” değil mi?

Bunun “fetvasını” da çıkartmak zor şey mi?

*

Son vakitlerde, “Yapay Et”in anlam ve önemine dair haberlerin iyice dolaşıma sokulduğunu…

Ülkelerdeki “Merkez Medya”organları aracılığıyla inceden inceye “Yapay Et” propagandası yapıldığını gözden kaçırmıyorsunuzdur umarım!..


 ***************************

BİR KİTAP: Yapay Et Üzerine!..

Bill Gates’in “Yaşayan en büyük gelecek bilimcisi” diyerek övdüğü (Google Yöneticisi)Ray Kurzweil, bir Avusturya Yahudisi.

Nazi hareketinin yükselişinden endişe eden ailesi, 1938 yılında Amerika’ya göçüyor.

Hikayeye göre, babasının 58 yaşındayken kalp krizinden vefat etmesi, Ray Kurzweil için dönüm noktası oluyor.

Kurzweil, “yapay zeka” sayesinde babasına hayat verme hayaliyle, “ölümsüzlüğün” peşinde koşmaya başlıyor.

Elimin altındaki kitap, Bill Gates’in “büyük deha”larından Ray Kurzweil tarafından kaleme alınmış.

İsmi:

 “İnsanlık 2.0”.

Kitapta “Virüs Plândemisi”nin nasıl kurgulandığından tutun da “Yapay Et” oyunun nasıl oynanacağına kadar birçok ayrıntı yer alıyor.

Kitabın ilk basım tarihi, 2005.

Adam biliyormuş abi, taaa o günden!.

Koskoca Bill Gates boşuna övecek değil ya!..

 

 

 

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement