Dolar (USD)
18.4616
Euro (EUR)
17.8511
Gram Altın
968.62
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

28 Temmuz 2013

Gezi görüntüleri yayınlansın mı?

Gezi olaylarıyla başlayan süreçte muhafazakar kesim cılız bir sesle kendilerine, dolayısıyla kimliklerine bir saldırı olduğunu söylediler veya söylemeye çalıştılar. Aslında çoğu bunu dillendirmeden çekinmişti yahut yaşadıklarının üzerinden belli bir zaman geçtikten, olay eskidikten sonra itiraf etmeyi tercih etmişti.

Bu davranışın arka planında ise öncelikle toplumda oluşturulmak istenen ayrılık rüzgarının beslememek, düşünceler arasındaki farklılıkların düşmanlığa dönüşmesini önlemek vardı şüphesiz. Belli odakların yönlendirmesiyle oluşturmaya çalışılan nifak, ayrılık, kin ve öfke duygularının yeşermesine izin vermemek duygusuu2026

Nitekim, olayın sıcaklığının hakim olduğu günlerde bu tacizlere ilişkin pek de malumat sahibi olmadık. Bu minvalde kötü ve çirkin saldırılarla karşılaşanlar da sustular. Ancak tansiyonun biraz düşmesinden, insanların soğukkanlılıklarını tekrar kazanmaya başlamaya başlamasından sonra bunlar deşifre edilmeye başlandı.

Aslında deşifre dediğimize bakmayın; gün yüzüne çıkan, basına yansıyan tacizler gerçekte yaşananların sadece küçük bir parçası. Çoğu kişi ülke menfaatini, bir kısmı da incitilmeye çalışılan onurlarını korumak için sessizliği tercih etmişti. Bir avuç insanın içlerinde biriktirdiği intikam ve öfkelerinin kendi bünyelerinde patlamasını maslahat gereği sindirmiş/sindirmeye çalışmışlardı.

Basında nedense kendi ismiyle değil de "başkanın gelini" rumuzuyla nam bulan başörtülü kadına yönelik haddini çokça aşmış tacizin bile bir süre gizlenmesi uygun görülmüştü.

Tefrika oluşturmak, insanlarımızı keskin sınırlarla ikiye ayırmak amaçlı propagandaların tutmasını engellemeye yarayacak bir sonucu olmuştu bu stratejinin. Mantık ve aklı devre dışı bırakılmış, duygu merkezli icraatlara yönlendirilmiş insanlarımızı oyunun dışında tutabilmeye yardımcı olmuştu.

İlk günlerin heyecan ve duygu merkezli ortamında bu yöndeki haberlerin muhafazakar camiayı tetikleyecek bir unsur olacağına şüphe yoktu. Sokaklarda saldıran, yakan yıkan bir gruba karşılık sessiz kalması gerektiğinin farkında olan cenahta en azından ciddi bir huzursuzluk kaynağı olacağına da!

Akl-ı selim düşüncenin bu tür tacizleri hemen basına taşımamasının ne denli isabetli olduğu ortada. Bu tür olayların aradan geçen zamana rağmen insanlar üzerinde nasıl bir infial oluşturduğu açık. Ancak bu saldırıları kabul etmeyen, yalan ve maksatlı haberler olduğunu söyleyen insanların varlığı da bir gerçek. Tüm bu iddiaların bir tezgah olduğundan hareketle ispatlanmasını isteyen kişiler de bulunmakta.

Bu konuda her delil ve kayıttan önce sosyal ve iş çevresi olan hangi kadının böyle çirkin saldırıları kendisine yakıştıracağını varsayabiliriz ki! Düzmece ve masa başı kışkırtma haber yapacak olanların, bu iş için toplumsal saygınlığı ve kimliği olan kadınları kullanmayacağını, geçmiş tecrübelerimizi hatırlamakta fayda var.

Fadime Şahin türevi, belli misyon ve amaca hizmet eden kadınların görünür sosyal ve ailesel bir bağlarının, kimliklerinin olmaması bir tesadüf olabilir mi? Belli pazarlık sonucu belli iddialarla ortaya çıkarılan kadınların kaybedecek çok şeyleri olmaması bir yana, bundan kazanım elde ettikleri de kesin! Halbuki son olaylar kapsamında taciz iddiasını dillendiren kadınlar sosyal, mesleki ve ailesel olarak güçlü ve görünür aidiyetlere sahip. Sadece bu mantıktan hareketle başörtülülere yapılan tacizlerin doğru olduğunu çıkarmak hiç zor değil.

Başörtülülere taciz ve Dolmabahçe Camii olaylarıyla ilgili iddialar kısa sürede bitecek gibi görünmüyor. Her taciz iddialarının ardından mobese kayıtlarını isteyen cenahın aslında görüntüler yayınlansa da montaj diyecekleri uzak bir ihtimal değil. Nitekim, camiyle ilgili görüntülerle ilgili yorumları bundan farklı olmamıştı.

Son yapılan açıklamalarda aslında camiye ilişkin üç günlük video kayıtları bulunmasına, usulsüz görüntülere sahip olunmasına rağmen yayınlanmadığını öğrendik. Usulsüz kullanmadan kastın caminin tedavi merkezi ve sığınma yeri olarak kullanılması olmadığı belirtilirken görüntülerin yayınlanmaması aslında sağduyulu bir düşüncenin neticesi. Toplumsal kutuplaşmayı önleme, çatışmaları belirginleştirmeme politikasının. Toplumsal çıkarları, cenahsal menfaatlerin üstünde tutan bu uygulama, millete verilen en büyük birlik, beraberlik mesajıdır aslındau2026

twitter.com/sabihadogann

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement