Milat Web

31 Mart 2017

Gavur'a vurur gibi!

'Avrupa' bir zihniyettir. Kilisenin bin yıllık engizisyonuna, skolastik düşünceye tepkidir. "Avrupa Birliği" fikri, Fransız aydınlanmasıyla birlikte kilisenin yerine pozitivizmi, dinin yerine aklı koyan seküler düşüncenin ütopyasıdır.

Bin yıl, Batılı insanın kafasını hurafelerle dolduran, Hıristiyanlığı içini boşaltan, cennetten arsa satan, kadınları, yaşlıları, engelli insanları "ucube", "içine şeytan kaçmış" diye diri diri yakan Kiliseyi hayattan tamamen kovmanın adıdır sekülarizasyon!

Batı, "laikliği" de bizim anladığımız manada "Din ile devletin ayrışması" olarak okumaz. Dini, hayatın dışında tutmanın tanımı olarak görür.

***

Fakat bu 'seküler-laik' AB liderleri geçen hafta Vatikan'a giderek AB'nin 60. Yılında Papa'nın karşısında el pençe divan durdular. Lafın gelişi değil gerçekten 'el-pençe!'

Çünkü Avrupa Birliği dağılmak üzere. Hızla çöküşe sürükleniyor. "Evrensel kriterler" diye dünyaya sattıkları tüm değerleri kendileri çiğniyor. 'Kurtar bizi Papa' diyorlar ama nafileu2026

Bir 'mülteci' çocuk bile AB'nin insani değerlere gerçek bakışını ortaya çıkarıyor. Mülteciler yatmasın diye Paris'te köprü altlarına kayalar döşüyorlar.

Avrupa'nın göbeğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kafasına silah dayanmış remi olan ve üzerinde "Erdoğan'ı öldürün" yazılı pankarta ses çıkarmıyorlar. (Aynısının Türkiye'de yaşandığını düşünün. Mesela Merkel'in kafasına silah dayalı bir pankart açılsaydı Avrupa ne derdi?)

***

Avrupa hızla çürümeye başladığını gördüğü için Papa'sının yanına koştu. Çünkü yaşadıkları bu ağır medeniyet krizini, insani çöküşü din sosuna bulamadan insanlara umut dağıtamayacaklarını gördüler.

Liderlere bakıyorsunuz içinde Sosyalisti, ateisti, agnostiki, deisti, anarşisti, yeşili-kızılı kafi miktarda var. İnandıklarından değil AB'nin çöküşünü frenleyemediklerinden "Papa bize tazyik ver" diye inliyorlar adeta.

Çünkü Avrupa'nın "düşen maskesi"nin altında yatan gerçekler çok daha acıklı:

-Irkçılık, yabancı ve İslam düşmanlığı tüm birlik ülkelerinde yükselişte.

-Seçmenlerin çoğu, Haçlı seferleri düzenledikleri günleri, Nazi dönemlerini 'özlemle-hasretle' anıyor.

-AB'nin 'Üst aklı', İngiltere bile 'Brexit'le birlikten ayrıldı.

-Mülteci akınını bir türlü durduramıyorlar. Sokaktaki her mülteci Avrupa insanının her geçen gün daha fazla kimyasını bozuyor.

-Sykes-Picot düzeni olarak Ortadoğu'da kurdukları sistem çatırdıyor.

-Birliğe aldıkları üye ülkeler yaşlılıktan 'ölmek' üzere. Dinamizm sıfır.

-Sömürgeleştirdikleri ülkelerden gelen 'sıcak ve kanlı para' tükendi.

-Maddi refah standardını sabitlemeyi beceremiyorlar.

-Yeni sömürgeleştirilecek mekanlara hemen ABD ve Rusya damlıyor. Örneğin Suriye'de, Irak'ta, Afrika'da yoklar.

-Yunanistan başta olmak üzere üye ülkelerin çoğu sıfırı tüketmiş, ekonomik olarak batık vaziyette. Almanya yüz milyarlarca Euro'yu daha ne kadar bu ülkelere verebilir?

***

Avrupalı liderlerin farkında olduğu tüm bu 'karamsarlık' tablosuna bir de Türkiye'nin 100 yıl sonra giriştiği "bağımsızlık" mücadelesini ekleyin.

Üstüne üstlük, Türkiye Batı yörüngesinden çıkmak üzere. 'Eksen kayması'ndan bahsetmiyorum. Bu da bir algısal çarpıtma. Ekseni kayan, şanzımanı dağılan, rotası şaşan Avrupa çünkü.

Bizim sözde liberaller ve FETÖ'cüler yıllarca ne diyordu? "AB'ye girersek darbeler dönemi biter" diyordu.

15 Temmuz'un ardından FETÖ'nün AB'ileriyle birlikte bizzat darbeye kalkıştığını gördük. AB ülkelerinin tüm darbecileri kucaklayıp sarmaladığını gördük. Darbe başarılı olamayınca da FETÖ'cü hainlerin tüm AB'ileri zıvanadan çıktı. Mesele bu.

Artık onların her emrine "Buyurun" diye koşan bir Türkiye yok ve 16 Nisan'dan sonra da yıllardır kurdukları bu "hiyerarşinin" tamamen son bulacağını iyi biliyorlar.

Bir gurbetçimiz internette yurtdışında "Evet" mührünü kullanırken fotoğrafını paylaşmış ve altına şöyle yazmış; "Gavura vurur gibi vurdum mührü!"

Dolayısıyla ne yapıyoruz? 'Gavur'a vurur gibi vuruyoruz "Evet" mührünüu2026

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement