Dolar (USD)
17.9627
Euro (EUR)
18.3283
Gram Altın
1031.49
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

15 Haziran 2021

​Futbol günleri

Spor; insanların ferdi veya toplu olarak fizikî, ruhî ve düşünme kabiliyetini kendine ve bir rakibine karşı, önceden belirlenmiş bir düzen içinde başarı kazanmaya yönelik ve mücadele heyecanını yaşamak için yaptığı beden hareketlerinin bütününe verilen genel isimdir. Bu yaşımıza kadar başta yürüme olmak üzere düşe kalka geldik. Bundan sonrasında ‘allah kerim’ diyoruz.

Öğrencilik hayatımızda beden eğitimi derslerinde okul bahçesine çıkarılan iki sünger yatak ile bir yüksek sandık korkulu rüyamdı. Boy kısalığımız bir yana zıplama yeteneğimizin olmadığını arkadaşlarımızın önünde rezil olmak adına atlamalarda başarısızlığımı arkadaşlarımın görmesini istemezdim. Öğretmenlik hayatımda öğretmeni olmadığından beden eğitimi dersinde sandıktan atlayamayan öğrenci olacağını düşündüğümden sandık hiçbir zaman dışarı çıkarılmamıştır.

Ülkemizde spor denilince akıllara önce futbol, ardından voleybol, basketbol, masa tenisi gibi dalları gelir. Futbolla yatıp-kalkan toplumlarda fanatik takım seviciliği neredeyse ‘ölürüm’ e getiriliyor, müsabakalarda ‘ölmeye geldik’ söylemi ile rakip takıma gözdağı verilir. Halkı tarafından sevildiğinden uzun yıllar başkanlık koltuğunda oturduktan sonra abd nin ‘arap baharı’ hikâyesi neticesinde acı şekilde öldürülen libya lideri muammer el-kaddafi’nin ‘yeşil kitabı’nda ‘ortada bir top 22 adam peşinde koşuyor binlerce insan onları seyrederek spor yaptığını sanıyor’ cümlelerini okuduğumu hatırladım.

Fanatikliği irdeleyecek değilim. Ne yazarsak yazalım tutucuların davranışını değiştirmemiz imkânsız. Bu işin okumakla yazmakla tahsil ve terbiye ile ilgisi olmadığının altını çiziyorum. Birçok aşina ismin takım tutmadaki zafiyetlerini gördükten sonra konuşmanın, yazmanın hatta uyarmanın faydası olmayacağını düşünüyorum. İsimlerini zikretsem onlara ayıp etmiş, bu işe gönül vermiş okurlarımıza haksızlık etmiş oluruz.

Benim futbolla alakam büyüklerimin ‘fenerbahçeli’ olmasıyla başlar. Babamın ‘ptt dağıtıcı’ olması hasebiyle sarı-siyah formalı ptt futbol takımının maçlarını 19 mayıs stadyumunda seyrederken tezahüratımızı da ekmeğini yediğimiz kurumun kulübü için yapardık. Yaşıtlarımızla futbol maçlarını mahalleler arası turnuvaya dönüştürüp işe resmiyet kazandırdığımız günlerde aktaş yetiştirme yurdu’nun sahasını kullanmak için devletin koruması altındaki kimsesiz çocuklarla zorunlu kurduğumuz dostlukları delikanlılık çağlarımızda da sürdürdüğümüz olurdu. Seyircilerin betona oturmamaları için hurdacıdan kilo ile satın aldığım ses ve hayat dergilerini ‘hem otur hem oku!’ diyerek, hava yağmurlu ise ulus modern çarşı’dan ince naylon torbaları ıslanmadan maç seyretmeleri için satardım. Erzincan kemaliyeli komşumuzun kıştan kalan bir torba ‘dut kurusu’ nu zabıtalarla kovalamaca sonunda nakde çevirdiğim olmuştur. O yıllarda maç bitimine 15 dakika kala stadyum kapıları açılır ‘bedavacılar’ son dakika gollerini seyrederdik.

Ankaragücü delikanlılığımızın takımıdır. Amigo safa’nın ‘haydi bastır’ ve ‘yallah tazyik’ sözlerine ‘gururluyuz güçlüyüz, ankaragüçlüyüz’ sloganı eklenmişti. İslâmî hayat tarzımızın netleşmesiyle takım tutma vb. İşlerden uzaklaşıp düşünce planında hayatımıza çeki düzen verdiğimiz yıllarda futbol maçlarından uzak kaldığımı söyleyebilirim.

Arkadaşlar arasında ve maç sonrası yapılan kriterler, konuşmalar masal gibi geldiğinden kendilerini otorite olarak gören insanları dinlemedim. Maç bitmiş, hakem düdüğünü çalıp skoru belirlemiş, ancak tutulan takımın oyuncularının maçtaki eksikliği üzerine saatlerce konuşulmasına anlam vermediğimi bir kere daha ifade etmek istiyorum.

Ailede ayrı takımları seven veya farklı takıma gönül vermiş kardeşlerin, akrabaların veya can ciğer arkadaşların takımları karşılaştığında ayrı bölümlere oturduklarında rakip oluyor ve biri diğerine, diğer, de birine galiz sözlerle hakaret ediyorlar. Buna da anlam veremiyorum. Kardeşine nasıl hakaretamiz ifadeler kullanırlar doğrusu cevap veremediğim bir konu olduğundan başka yazımızda devam etmek üzere ve’s-selam.