14 Ekim 2021

Fahiş fiyat artışları ve çözüm önerileri

Tarım ve hayvancılıkta yaşanan sıkıntılar, market fiyatlarındaki artışlar ve dünya genelinde varlığını hissettiren enerji ve akaryakıt problemi…

İleride yaşanması muhtemel kıtlık sorunu ve doların önlenemez yükselişi. Evet, ekonomik hayatta bir sıkıntının yaşandığı aşikâr.

AVM’lerdeki kalabalığı ya da güzellik salonlarından çıkmış bayanları veri olarak kabul ederek herhangi bir ekonomik problemin yaşanmadığını düşünmek ve hayatı tozpembe göstermek elbette sorunu görmezden gelmektir.

Kabul etmek gerekir ki buradaki kalabalıklar ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun sorun yaşamadığı anlamına gelmez.

O yüzdendir ki her geçen gün ağırlığını hissettiren bu sorunla baş edebilmenin gerçek yollarını aramak durumundayız.

Biz de son iki yazımızı sorunun esasına yönelik analizler yapan iktisatçı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Ata Hoca’ya ayırmıştık.

Ahmet Yılmaz, “Devlet, fahiş fiyatlarla mücadele etmek için, kamu destekli marketler açar ve bunları sübvanse ederse, kamu bu uygulama için kullanacağı bütçeyi (yani harcamayı) başka politikalar ve harcamalar yapmaktan vazgeçmesi ile karşılar” diyor.

Yani maliyet artışından kaynaklanan gıda fiyatlarındaki artışı dizginlemek için, tarımın modernizasyonu, tarım eğitimin geliştirilmesi, çiftçiye destek gibi uygulamalar, fahiş fiyat artışının önüne geçmek için daha etkin çözümler olabilir.

Bu düzenlemeler için gereken harcama, kamu destekli marketleri açmak için kullanılacak bütçeden finanse edilebilir.

Ekonomi biliminde kamu politikalarının etkinliği üzerine değerlendirmelerde bulunurken sıklıkla kullandığımız bir kavram da “dışlama etkisi”dir. Bu kavrama göre kamunun ekonomide yaptığı her harcama ve faaliyet, özel sektörün piyasa dışına çıkmasına yol açabilir.

Yani kamunun ekonomideki payı özel sektörün payının azalması ile gerçekleşir. Buna göre, devlet destekli marketlerin yaygınlaşması ve sayısının artması, bu sektörde özel girişimciler (yani market işletmecileri) için haksız bir rekabet durumu oluşturacaktır.

Çünkü kamu, özel sektöre göre birçok girdi unsurunu daha düşük maliyet ile tedarik edebilme üstünlüğüne sahiptir. Bu durumda özel sektör için haksız rekabet koşullarının oluşmasına, özel sektörün kamu ile rekabet edememesine ve nihayetinde piyasadan çekilmesine yol açabilir.

Oysa bu tür market ve işletmeler, ekonomi için hem önemli bir vergi gelir kaynağını hem de önemli bir istihdam kapısını oluşturmaktadır. Özellikle genç işsizliğin %25 civarında olduğu ülkemizde, genç istihdamda önemli bir paya sahip olan bu işletmelerin kapanması veya piyasa dışına itilmesi, mevcut sorun işsizliğin daha da büyümesine ve toplumsal huzursuzluğun yükselmesine yol açabilir.

Diğer taraftan, şuan zincir marketlerin bir olumlu yönü de, evlerimize yakın olmaları, yürüme mesafesinde olmalarıdır. Eğer bu marketleri kapatıp ya da bir şekilde piyasadan çekilmeleri için düzenlemeleri uygularsak artık evimizden çıkıp market alışverişi yapma imkânınız kaybolur.

Bu durum da hem zaman maliyeti hem ulaşın maliyeti acısından bireysel refahı olumsuz etkileyebilir

Birçok market sebze ve meyve ürünlerini düşük fiyat ile satıp, kar marjını düşüp tutmayı amaçlarlar. Bu nokta da fahiş fiyatlarının nedenini, artan gıda ve tarımsal ürünler fiyatları olarak tanımlıyorsak (ki öyledir) bu noktada marketler söylenenin tam aksine fiyat artırıcı değil fiyat azaltıcı bir tesiri söz konusudur.

Eğer marketlerin piyasadan çekilmesine katkı sağlayacak, “ kamu destekli marketlerin” açılmasını teşvik eder ve bu yönde politikalar saptarsak, bizler sadece bu tür zincir marketleri değil aynı zamanda, diğer alt sektörleri de cezalandırmış olabiliriz.

Kısacası devletin fahiş fiyatlar gerekçesi ile piyasa fiyatına müdahalede bulunması, piyasasın kendi akışına ve dengelenme sürecine zarar verebilir ki bu durum “ ürün kıtlığına”, “kıtlığa”,darboğaza”, ürün çeşitliliğinin ve kalitesinin azalmasına” ve “karaborsa piyasasının oluşumuna” neden olabilir

Ayrıca piyasa fiyatlarının denetlenmesi ve devlet destekli marketlerin açılması da piyasadaki girişimcin azalmasına, işsizliğin artmasına yola açabilir. Bütün bu olumsuzlukları düşününce, devlet destekli marketlerin açılmasının, “ kaş yapalım derken göz çıkarmak” olabileceğini çok net görebiliriz.

 

 

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement