Dolar (USD)
15.9101
Euro (EUR)
16.8622
Gram Altın
942.712
BIST 100
2393.61
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

12 Ocak 2020

Evlilikte mutluluk yolu

Yaşı kırkı bulmuş olanlar bilir. Kişisel gelişim kitapları peynir ekmek gibi satılmaya başlamadan hayli zaman önce yayınevleri “evlilikte mutluluk yolları” türevi kitaplar basar, dindar/muhafazakar camianın popüler yazarları “İslam’da evlilik” kitapları yazar, konuyla ilgili konferanslar verirlerdi. Seksen ihtilalinin kesif baskısını iliklerine kadar yaşamış camiada aynı adla konferanslar verilir, salonlar her yaştan insanla tıklım tıklım dolardı.

Belli bir kırılma noktası mı oldu yoksa postmodern sürece geçen dindarlar/muhafazakarlar dönemsel değişikliğin parçası olarak yavaş, fark edilmez ve derin bir başkalaşım mı yaşadılar ki şimdi baktığımız yerden tüm bunlar bir masal tadı veriyor!

Önce kişinin kendisini keşfetmesi çerçevesinde yeni bir arz-talep oluştu, sonra bunun yansıması olarak “hayır” demeyi öğrenmiş bağımsız gençler peyda oldu. Kabalığı, kötü ve kırıcı sözü özgüven zanneden, bunu yaptığı için gelişimi bağlamında seviye atladığını zanneden tipler pıtrak gibi çoğaldı.

Bir de kişisel gelişimini tamamlayamadığını düşünen, toplumsal değerlere vs karşı koyamayan, diğergam tipler vardı. Bunların gelenek ile bağları gönüllü değil ait oldukları düzeneğe başkaldıramayan, eleştiriyi/yadsınmayı hazmedemeyecek kişiliklerinden kaynaklanmaktaydı.

Ses çıkaramadığı için ezildiği zannettiği düzene, çevreye, topluma karşı rövanş almak hissiyatıyla dolu sakin görünümlü, içten kopan fırtınaları gizleyen tiplerdi bunlar. Hayat karşısında mağlubiyetlerini kabul etmiş ancak çocukları ile sürdürdükleri hayatta yeni kurbanlar vermemeye ahd etmiş kişiler…

İşte bu sessiz kurbanların iç sesleri, dünyaya getirdikleri çocuklarının ezilmemeleri için ellerinden gelen her çabayı göstermekten çekinmeyecekti. Çocuklarına daha üç yaşında hayır diyebilmeyi öğretmiş, bencil olmak önemli meziyetmiş gibi bu minvalde bir eğitim müfredatı oluşturmuşlardı.

Kendi ezikliklerini çocuklarına verdiklerini zannettikleri özgüvenle aşmaya çalışan anne-babalara dönüşmüşlerdi! Çocukları için tercih ettikleri eğitim metodu gerçekten kendini keşfetmiş mükemmel insan olma yolunu mu açmıştı, şımarık, buyurgan, bencil, tembel insan tipini mi yaygınlaştırmıştı düşünme ihtiyacı dahi hissetmediler!

İyi insanı saf, entrikalardan kaçınanını budala, çirkinliğin nirvanasına çıkanı zeki ve yetenekli, tezgah üstüne tezgah kuranı üstün siyasetçi, dolandıranı başarılı iş insanı vs vs gören bakış açısı işte bu insanlar üzerinden topluma iyice yayıldı.

Okul çantalarını dahi ebeveynlerine taşıtmış, hiçbir zorluk ile karşılaşmamış, tek bir sorumluluk dahi yüklenmemiş, birer yarış atına dönüştürülmüş bu insanların başarıları; kazandıkları para, makam ile eş değer tutuldu.

Hırs ve bencillik, kişiye eğitim ve iş hayatında kazandırır gibi gözükse de mutlak yenilgiye yol açtığı saha evlilik oldu. Evlilikler paylaşım, ortak payda yerine birer rekabet, güç savaşı, bencillik oyunlarının at koşturduğu yerlere dönüştü. İşin içine ailelerin mücadele savaşları da girince evlilikler kibritten yapılmış evler gibi dağılıp gitti…

Evlilik yaşının ilerlemesi konusu bir anda gündeme gelince aklıma ilkin evlilikte mutluluk yolu kitapları geldi, sonra da günümüzün modern savaş alanlarına dönüşmüş evlilikleri… Bir toplum için çok kısa sayılacak zaman diliminde geçirdiğimiz değişim, birçok sosyal bilim araştırmalarına konu olabilecek boyutta. Uzun vadedeki değişimleri tahmin etmek artık daha mı kolay yoksa iyice zorlaştı mı bilemiyorum!

Twitter.com/sabihadogann

 
Advertisement Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement