Dolar (USD)
15.9735
Euro (EUR)
16.7905
Gram Altın
937.476
BIST 100
2393.61
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE


Erdoğan karşıtlığı

Bir gençle görüşüyorum, yaşı 18 ve üniversite sınavına girecek. Ancak bütün derdi Erdoğan’a muhalefet. Devamlı eleştiriyor. Kendisine göre kısmen haklı olabilecek şeyler söylüyor.

Kendisine diyorum ki:

“Bak, eleştirilerin bazen ama çoğunlukla da abartılı. Neredeyse uçan kuşu bile onunla ilgili göreceksin. Sonra Sayın Cumhurbaşkanımız 20 yıldır bu ülkenin başında ve milletimiz ona boşuna rey vermiyor. Şöyle bir etrafına nazar et. Hakkını da yeme.

20 sene önceki memleketin durumunu bilmen de mümkün değil. Öyle çok problemler çözüldü ve öyle dev eserler kazandırıldı ki saymakla bitmez. Kendisine soruyorum, sen üzerine düşen görevi yapıyor musun?”

Liseyi geçen yıl bitirmiş. Bu yıl tekrar girecekmiş. Kursa, dershaneye gitmiyormuş. Henüz istediği gibi de çalışmıyormuş.

Bir işe girip girmediğini merak ettim. Ailesinin maddi durumu parlak değildi çünkü. “Hayır, ne iş yapabilirim ki?” diye cevap verdi. “Peki, derse daha başlamadın tamam. Bir işte de çalışmıyorsun. Genç insansın, enerjik ve zihni açıksın. Maşallah her konuda da konuşuyorsun. Vaktini ne ile geçiriyorsun?” diye sordum.

Meğer bilgisayar ve akıllı cep telefonu ile vaktini geçiriyormuş. Sosyal medyada muhalif ve karamsar tiplerin mesajlarını takip ediyor, dizi izliyormuş. Tabi bol da oyunlar oynuyormuş.

Kendisine bu yaptığının ne kendisine, ne ailesine ne de ülkesine faydası olmadığını izah ettim. Öncelikle görevini yapmalıydı. Ders çalışmalı, kendisini yetiştirmeli, ülkemize ve çevresine faydalı yetişmiş bir birey olarak yerini almalıydı.

Dediğim özetle şu: Eleştirmek kolaydır. Herkes en başta üzerine düşen görevi yapmalıdır. 

 
Advertisement Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement