Dolar (USD)
17.9331
Euro (EUR)
18.4099
Gram Altın
1039.38
BIST 100
2864.25
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

13 Eylül 2021

​Enflasyonla mücadele

Gerek hükümetin, gerekse vatandaşın ana gündemindeki konulardan biri enflasyon.

Enflasyonla mücadele sıklıkla belirttiğim üzere sadece bir kurumun değil, herkesin elini taşın altına koyması gerektiği bir konudur.

Çünkü ekonomi hayatın sadece bir kısmını temsil eden bir konu değildir. Ekonomi, günlük hayattan bağımsız olmayan, hayatın her anında var olan bir konudur.

Bu nedenle enflasyonla mücadelede gerek Merkez Bankası, gerek hükümet kanadının her birimi, gerekse her bir vatandaş olsun bu mücadelede aktif rol üstlenmelidir.

Yetkililerin enflasyonun düşürülmesiyle ilgili yaptıkları açıklamalar gerek bilerek, gerekse bilmeyerek bazen yanlış anlaşılıp yanlış yorumlanabiliyor.

Enflasyonla ilgili bilinmesi gereken bazı hususlar var. Bunların başında enflasyonun ne olduğu konusudur.

Enflasyon tanımı gereği, fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artıştır. Yani fiyatlar genel düzeyinde sürekli olarak bir artış yaşanıyorsa burada bir enflasyon vardır.

Enflasyonun düşmesi fiyat artış hızının düşmesi anlamına gelir. Yani yine fiyatlar artmaya devam ediyordur. Bir diğer ifadeyle fiyatlar genel olarak düşüş eğiliminde değil, fiyatların önceki dönemlere kıyasla daha az arttığı anlamına gelir.

Zaten enflasyonla mücadelede öncelikli hedef de budur. Fiyat artış hızını yavaşlatmaktır. Nasıl ki bir araç hızla ilerliyorsa önce ayak gazdan çekilir ve sonrasında frene basılır böylece arabanın hızlanması azalır ve sonra araba yavaşlamaya başlar. Fiyatlar da böyledir. Fiyat artış hızını giderek en aza indirmek hedeflenir. Ancak yine az da olsa enflasyon olması istenir. Çünkü deflasyon da ayrı bir problemdir. Ancak Türkiye bu problemle henüz karşılaşacak durumda değil…

Fiyat artış hızının düşürülmesi enflasyonun düşmesi anlamına gelir. Yani örneğin piyasada tek bir ürün olduğunu varsayarsak bu ürünün fiyatının önceki döneme göre %20 değil %10 artması anlamına gelir. Yani her hâlükârda fiyat artıyordur. Ancak daha az artıyordur.

Günümüzde enflasyon sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok bölgesinde artışını sürdürüyor. Özellikle pandemi sebebiyle piyasalarda oluşan dengesizlik enflasyonu olumsuz etkiledi. Salgının ilk dönemlerinde yaşanan kısıtlamalar sebebiyle talebin hızla daralması ve bu yıl da aşılamanın artması ve buna bağlı olarak kısıtlamaların azalması sebebiyle talebin ani ve hızlı bir şekilde artması piyasaları altüst etti. Bununla beraber tedarik zincirindeki bozulmanın da etkisiyle hammadde temini konusuna ciddi problemlere yol açtı. Buna bağlı olarak da üretici fiyatlarında hızlı bir artış yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Talep artışı ihracatçı Türk sanayisine önemli kazançlar sağladı.

Ancak döviz kurundaki bu yükselişle birlikte Türk ürünlerine olan talep artışı yurtiçinde ürün kıtlığına da yol açtı. Hâlihazırda üretici maliyetlerinde yaşanan artışla birlikte Türkiye’de de yaşanan talep artışı enflasyonu artıran önemli etkenler arasındayken bir de ihracatın artması ve ithalatın bu oranda artmaması içeride ürün kıtlığına neden oldu ve bu durum enflasyonun diğer ülkelere kıyasla daha fazla artmasına neden oldu.

Enflasyon, pandemi sebebiyle birçok ülkede artış gösteriyor. Citi enflasyon sürpriz endeksine bakıldığında Temmuz ayında 2008’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı görülmektedir.

ABD’de yıllık TÜFE Ağustos ayında 2008 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık çekirdek TÜFE ise 1991 yılından beri en yüksek seviyeyi gördü. Aynı şekilde dünya üretim merkezi haline gelen Çin’de de üretici fiyatlarındaki artış TÜFE’yi de artırmaya devam ediyor.

Türkiye’de enflasyonun diğer ülkelere göre daha fazla artmasının birkaç dikkat çekici nedeni daha olduğu söylenebilir. Öncelikle hammadde ve ara mamul fiyatlarında döviz cinsinden fiyatların artması ve döviz kurunun da yükselmesiyle birlikte diğer ülkelere göre enflasyonun daha hızlı yükselmesine neden oldu. Bununla birlikte özellikle 2018 Ağustos ayında yaşanan döviz kuru operasyonu sonrasında dövizin yükselişi bahanesiyle zamların hız kazanması etkili oldu. Maalesef ki ülkemizde fırsatçılık da diğer ülkelere göre daha fazla etkili oluyor. Ekonomide yaşanan bir birimlik sorunu fırsatçılık sebebiyle en az 3-4 kat daha fazla hissediyor ve yaşıyoruz. Bu da işin ahlaki probleminden kaynaklanıyor.

Bu nedenle başta da söylendiği üzere enflasyonla mücadele tek bir kurumun baş edebileceği bir konu değildir. Enflasyonla mücadelede herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Katma değer artırmadan salt fiyat artışı enflasyonu körüklüyor.