Dolar (USD)
16.7106
Euro (EUR)
17.5197
Gram Altın
976.17
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE


Enflasyon, Cari açık, Döviz kuru

Cân bula cânânını

Bayrâm o bayrâm ola

Kul bula sultânını

Bayrâm o bayrâm ola

Hüzn ü keder def' ola

Dilde hicâb ref' ola

Cümle günâh af ola

Bayrâm o bayrâm ola

(Alvarlı Efe)

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş ayı olan Ramazan-ı Şerif’in nihayetinde Ramazan Bayramına eriştik. Bayram vesilesiyle tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlar Müslümanların kardeşlik ve barış içinde olmalarına vesile olmasını Yüce Allah’tan (cc) niyaz ederim.

İki yıllık salgın sürecinin ardından nihayet rahat bir şekilde sevdiklerimizle güzel bir bayram geçirmek nasip oldu.

Gönül isterdi ki ekonomik problemlerin olmadığı, vatandaşlarımızın büyük bir bölümünün memleketlerine giderek büyüklerini ziyaret edip onların gönüllerini hoş ederek daha güzel bir bayram geçirebilseydik. Ancak iki yıllık salgın süreci ve devamında Rusya-Ukrayna savaşı dünya genelinde enflasyonist sürecin devam etmesine neden oldu.

Türkiye elbette yaşanan enflasyonist süreçten diğer ülkelere kıyasla daha fazla etkilendi. Bunun çeşitli nedenleri var. Bu konuyla ilgili çeşitli yazılar yazmıştım. Bu nedenle detaylıca tekrar bu konuya girmeyeceğim.

Bugün Türkiye’nin en büyük problemi şüphesiz ki enflasyondur. Salgının etkileri, savaş, ekonomik güvenliği sağlayabilmek için uygulamaya konan politika değişikliği, küresel etkiler, içsel aç gözlülükler gibi çeşitli etkenler sebebiyle enflasyonist süreç yaşıyoruz. Enflasyon problemi orta vadede çözülür. İçsel nedenleri çözdüğümüzde en kötü ihtimalle küresel enflasyona paralel bir seviyeye gelir. Bu bile Türkiye için büyük bir gelişme olacaktır.

İçsel nedenlere değinmişken içsel en önemli etkenlerden biri şüphesiz ki döviz kurundaki artıştır. Kasım ve aralık aylarında hızla yükselen döviz kurunun etkisiyle fiyatlarda hızlı bir artış oldu. Döviz ile alakası olmayan ürünlerde bile aşırı kâr etme hırsıyla fiyatlara zam üstüne zam yapıldı. Enflasyon çarkı bir kere hızlanmaya başlarsa frene basması biraz zor olur. Frene sert basılırsa da zararı bir hayli büyük olur. Çünkü iktisatta Phillips eğrisi der ki; “İşsizlik ve enflasyon ters orantılıdır.” Yani biri artarken diğeri azalır. İşsizliği artırmadan hatta azaltarak enflasyonla mücadele etmek gerekir. Bu da ancak yeni ekonomi politikasıyla yani üretim, istihdam, ihracata dayalı büyüme modeliyle mümkündür.

Döviz kurunun bir süredir dengelendiğini hep birlikte görüyoruz. KKM politikasıyla belirli bir dengeye giren döviz kurunun önümüzdeki aylarda FED bilanço küçültme ve hızlı faiz artırımı politikası sebebiyle tekrar yükselişe geçeceğini söyleyenler var. Haklılık payları yok değil. Ancak gözden kaçırılmaması gereken de bazı hususlar var.

Yaz mevsiminin gelmesi ve havaların ısınmasıyla beraber doğalgaz ithalatı önemli ölçüde azalacaktır. Bunun dışında geçen yıl kuraklık nedeniyle HES gibi minimum maliyetli bir şekilde elektrik üretimini sağlandığı bir kaynak yerine doğalgaz ithal etmek zorunda kalmıştık. Bu sene yoğun kar yağışı sebebiyle barajlar doldu. Bu da doğalgaz ithalatını azaltacak önemli bir etken olacaktır. Bu durum cari açığın azalmasına ciddi katkı sağlayacaktır. Bunun dışında yaz mevsiminin gelmesiyle turizmde ciddi canlanmalar başladı. Geçen yıllarda turizmin canlanması için bayram tatili uzatılırken bu yıl Ramazan bayramı tatili uzatılmadı. Nitekim kış mevsimini içine alan bu yılın ilk 3 ayında bile turizm gelirleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %122,4 artarak 5 milyar 454 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Yaz aylarında turizm gelirlerinin artmasıyla döviz girdisinin artması cari açığın azalmasına belki de cari dengenin sağlanmasına önemli katkı sağlayacaktır.

Türkiye’nin bazı ülkelerle ilişkilerini geliştirme adımları da ihracatın artmasına önemli katkı sağlayacaktır. Ticaret Bakanı’nın açıkladığı verilere göre Türkiye 29 Nisan’da sadece bir günde 1 milyar 956 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Normalleşme süreçleriyle birlikte ihracat artışı döviz girdisini de artıracaktır.

Türkiye’nin ihracat verileri açıklandığı zaman bazı kesimler bu yılın ilk üç ayında artan dış ticaret açığı verilerini paylaşmaya başlıyor. Verileri paylaşanlar enerji ithalatından kaynaklandığını görmezden geliyor. Bahsettiğim gibi yaz aylarında enerji ithalatının azalmasıyla dış ticaret açığı da azalacaktır. Yani ihracat arttıkça ithalat artıyor tezini enerji meselesini de dâhil ederek incelemek gerekir.

Ekonomide veriler önemlidir. Ancak her detay ayrı önem taşır. Politika üreticiler de bu detaylarla yollarını çizerler.

 
TDV sağ
Advertisement Advertisement