Dolar (USD)
15.7983
Euro (EUR)
16.6817
Gram Altın
928.862
BIST 100
2403.23
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

13 Ağustos 2012

Ebu Bekr (ra) 3

Ebu00fb Bekir (ra) Mekke döneminde güçlü kabilelere mensup kişileri İslam'a kazandırmaya çalıştı, öte yandan müşriklerin işkencelerine maruz kalan güçsüzleri, köleleri korudu; servetini eziyet edilen köleleri satın alıp azad etmekte kullandı. Bilal, Habbab, Lübeyne, Ebu00fb Fukayhe, Amir, Zinnire, Nahdiye, Ümmi Ubeys bunlardandır. Kendisi de Mescid-i Haram'da Resulullah (sav) ı müşriklerin saldırısından korumaya çalışınca, müşrikler tarafından linç edilmiş üç gün sonra ancak kendisine gelebilmişti. Bundan sonra da Resulullah (sav) ı selamette görmedikçe yiyip içmemişti.

Ebu00fb Bekir, iman ettikten sonra İslam'ı tebliğe gizli gizli devam ediyordu. Annesi, karısı Ümmi Ruman ve kızı Esma da iman etmiş, fakat oğulları Abdullah, Abdurrahman ve babası Ebu00fb Kuhafe henüz iman etmemişlerdi. Osman b. Affan, Sa'd bin Ebu00ee Vakkas, Abdurrahman bin Avf, Zübeyr bin Avvam, Talha bin Ubeydullah gibi ilk Müslümanları İslam'a davet eden odur. (Rıdvanullahi aleyhim ecmeu00een)

Müşriklerin eziyetleri çoğalıp Müslümanlara yapılan baskılar arttıktan sonra Hz. Peygamber Hz. Ebu00fb Bekir'e de Habeşistan'a göç etmesini söylemiş ve Ebu00fb Bekir yola çıkmış; ancak Berkü'l-Gimad'da Mekke'nin ileri gelen kabilelerinden İbni Dugunne ile karşılaştığında İbni Dugunne onu himayesine aldığını ve Mekke'ye dönmesi gerektiğini belirterek, ikisi birlikte Mekke'ye dönmüşlerdir. Ancak şartlı olarak Ebu00fb Bekir'i himayesine alan İbni Dugunne, Ebu00fb Bekir'in açıktan açığa ibadet etmesi ve inancını yaymaya devam etmesi sebebiyle şartları yerine getirmediğini iddia ederek ona ibadetini gizli yapmasını söyledi. Bunun üzerine Ebu00fb Bekir (ra), onun himayesine ihtiyacı olmadığını, zaten kendisine söz de vermediğini ifade ederek: "Senin himayeni sana iade ediyorum. Bana Allah'ın himayesi yeter" dedi."

Böylece on üç yıl Mekke'de Resulullah (sav) ın yanında kalan Ebu00fb Bekir (ra), Hz. Aişe'nin rivayetine göre, Resulullah (sav) hicret emrini alıp Ebu00fb Bekir'e gelerek ona beraberce hicret edeceklerini söyleyince Ebu00fb Bekir sevinçten ağlamaya başlamıştı (İbni Hişam, es-Sire, II, 485).

Hz. Peygamber'in bir gecede Mekke'den Kudüs'e oradan Sidretü'l Münteha'ya gittiği isra ve Mirac hadisesini duyan müşrikler bunu Ebu00fb Bekir (ra) e yetiştirdikleri zaman; "O dediyse doğrudur." demiştir. Bu sözünden sonra Ebu Bekir'e; ihlaslı, asla yalan söylemeyen, özü ve sözü doğru, itikadında şüphe olmayan anlamında, "Siddik" lakabı verildi. Kur'an tabiriyle, "O, ne iyi arkadaştı." (en-Nisa, 4/69) İşte biri "Emu00een" diğeri "Siddu00eek" o iki arkadaş beraberce Sevr dağındaki mağaraya hareket ederek hicret etmişlerdir.

Dersler ve ibretler

u00b7 Zalimin karşısında ve mazlumun yanında olmak, her Müslüman'ın şiarıdır.

u00b7 Mazlumlara el uzatabilecek durumda olan Müslüman için, bu bir zarurettir.

Kur'an-ı Kerim'in zulümle ilgili onlarca ayetini kavrayan her mümin elbette alime karşıdır ve mazlumun yanındadır. Sıradan bir mümin için bu böyleyken, Kur'an medresesinin ilk talebeleri olan Ashabı Kiram (ra) için hayda hayda böyledir. Onların muhaciriyle, ensarıyla yazdıkları destanlar, on dört asırdır hala yolumuzu aydınlatıyor ve aydınlatmaya da devam edecektir. Onlar nice zalimleri iman kemendiyle mazlumların safına çekerek zulümlerine son verdiler. Küfürde inad eden nicelerinin de zulüm kalelerini başlarına yıkarak tuğyanlarına son verdiler. Zulümde birbirleriyle yarışan, o günkü dünyanın iki süper güçleri olan roma ve pers imparatorlukları gibiu2026

Bu gün onların yaktığı adalet ve özgürlük meşalesini taşıyan nice yiğitler, ümmetin baharıyla bu asrın kaç zalimini tahtlarından alaşağı ettiler. O zalimlerden biri olan Beşşar da aynı akıbete uğrayacaktır. Ancak yıllardır zalime karşı ve mazlumla beraber olmanın edebiyatını en çok yapan İran ve Nasrallah'ın haline bakınız. Zulümde "Ashabı-ı Uhdud" (kendi halkından 80 000 mazlumu ateş dolu hendeklere atıp yakan) zalimlerini geride bırakan Nusayri katillerini denizden, karadan, havadan desteklemeye devam ediyorlar.

Bunlar ve onlara aldanan nice gafiller, yıllarca ehlisünnet çizgisindeki Müslümanları; "Amerikancı, rabıtacı vb" yaftalarla karaladı durdular. Şimdi de Suriye'deki mazlumların zalimlere karşı başlattıkları kutlu kıyamlarını "Amerika'nın oyunu" diye yutturmaya çalışıyorlar. Hal bu ki Şia tarih boyu İslam ümmetine karşı, kafirlerle işbirliği yapmıştır. Birinci haçlı savaşında Kudüs'ün haçlılara geçmesi 81 000 Müslüman'ın Mescidi Aksa avlusunda haçlılar tarafında infaz edilerek şehit edilmelerinin sebebi, Fatımilerin ihanetleridir. İslam ümmeti haçlılarla ölüm kalım savaşındayken, şii Fatımi devleti arkadan ikinci bir cephe açmıştır. Bunların bir de "büyük şeytan Amerika" "Amerika'nın gayrı meşru çocuğu İsrail" vb sloganları yok mu?u2026

u00b7 Dava uğrunda gerektiğinde mal, gerektiğinde canla bedel ödemek görevdir.

u00b7 Hatta gerektiğinde vatanını ve çok yakınlarını dahi aziz dava uğruna terk edebilmeku2026

Ebu Bekr (ra) bu sınavların tümünde zirve yapanlardandır. Bizler bu işin edebiyatını iyi yapıyoruz da pratikte sınavı geçenimiz az. Maalesef... nice fedakar yiğitleri elbette istisna ediyoruz. Ancak yanı başımızda, Beşşar'ın cuntasına, Nasrallahın milislerine, İran'ın devrim muhafızları ordusuna ve Rusya ve Çin'in gizli açık nice güçlerine karşı cihad eden yiğit kıyam erlerini, bari mallarımızla yeterince desteklemiyoruz. Ümmetin baharının devamı ve sonunda meyvelerinin devşirileceği ümmetin yazının gelmesi için Şam diyarı zalimlerden temizlenmelidir. Aksi halde ümmetin birlik ve özgürlük yarışı sekteye uğrar. Belki de bahar son bahara dönüşür de sonrasında çetin kışlar olur. Allah (cc) korusunu2026

u00b7 Kafirlerin müminlere karşı her tür baskı ve sindirme çabaları hep var olagelmiştir. Meşhur tabirle: "bu gün düne ne kadar da benziyor."

u00b7 Gereğinde kafirlerden yardım ve himaye alınabilir. Ancak değerlerimizden taviz vermemek ve meşru ölçüler içerisinde olması şartıyla.

u00b7 İnanarak tevekkül edene, Allah (cc) kafidir.

Aslında biz kendimizi biliyoruz bileli baskı zulüm ve sindirme hiç bitmedi kiu2026 Belki bazen şiddet derecesi değişti ama hep devam etti. Ancak şurası da kesin ki hep zalimler kaybettiler. Mazlumlar ise hak üzere azim ve sebat ettikçe kazandılar. Dünyada özgürlük ve izzet, ahretteyse cennet ve ebedi saadetu2026

u00b7 Peygamberin sahabesi olmak bir yana, onunla hicrette yol arkadaşı olmak, elbette bir ayrıcalıktır.

u00b7 Sıddik unvanına hak ederek kavuşmak, başka bir ayrıcalıku2026 Sıddıkların hayatı, satırlarımızın dar çerçevesine sığmayacak kadar ders ve ibret doluu2026 Devam edeceğiz inşallah. mozkilinc@hotmail.com

 
Advertisement Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement